14 Aralık 2017 Perşembe
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 8°C
Çok Bulutlu
YAZAR DETAYI
Hakan Dedeoğlu
Kurban vermemek için sahip çıkmalıyız
Yazı Tarihi: 30 Ocak 2014 Perşembe 00:00
CHP Belediye Başkan Aday Adayı Hakan Dedeoğlu - Lüleburgaz

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 27 Ocak 1973 tarihinde, iki diplomatı Başkonsolos Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir’i, ABD’nin Los Angeles eyaletinde Ermeni terörüne kurban vermiştir. Bu eylem 42 Türk diplomat ve 4 sivilin hayatını kaybettiği terör eylemlerinin tetikleyicisi olmuştur. Bu konuda, CHP Lüleburgaz İlçe Başkanlığında gerçekleşen son Pazartesi Toplantısında bir şeyler söylemeyi düşünsem de öne çıkan gündem maddeleri arasında hak ettiği değeri göremeyebileceği gerekçesiyle yazılı bir açıklamanın daha iyi olacağına karar verdim.
Diplomatlarını teröre kurban veren Dışişleri Bakanlığımızın web sitesinde, “Güncel Açıklamalar” bölümünde konuya ilişkin “ konuyla ilgili bir açıklama” bulunmaması ilginç değil midir? Kaldı ki bir gün önce, aynı sitede 26 Ocak tarihinde “Uluslararası Holokost Kurbanlarını Anma Günü” dolayısıyla yayımlanmış bir mesaj da söz konusu iken…
Adının “holokost” yani soykırım oluşu, sistemli etnik temizlik hedefiyle hareket edilmesinden ileri gelse de özünde Nazilerin uyguladığı da bir terördü. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak böylesi bir eylemin kabul edilmesi mümkün değildir. Öte yandan diplomatlarımızın görevleri sırasında teröre kurban edilmeleri de önce ailelerine sonra toplumumuza karşı işlenmiş bir suçtur. “Ermeni Soykırımı” tartışmalarını alevlendirmemek ya da başka bir gerekçe ile teröre kurban giden diplomatlarını görmezden gelen bir yönetim anlayışı nasıl açıklanabilir?
Eğri oturup doğru konuşmak gerek; tüm bu süreçler dönüp dolaşıp yöneticilerin sorumluluk alabilme ve tanımlanmış görevlerini yerine getirebilme kapasitelerine karşılık gelmektedir. Ermeni terörüne kurban verdiği diplomatlarını uluslararası kamuoyu huzurunda anmayı başaramayan bu yönetim anlayışı, daha önce Uğur Mumcu’nun, Muammer Aksoy’un ya da diğer aydınlarımızın kurban edilişleri karşısındaki tavrını, İstanbul’un göbeğinde Ermeni bir vatandaşının, değerli bir gazetecinin, HrantDink’in kurban edilişinde de sergilemiştir. Teröre kurban verdiği canları anmayı başaramayan yönetim anlayışı faili meçhullerini aydınlatmayı da başaramamaktadır.
Tarihine sahip çıkamayan bir yönetimin vatandaşına sahip çıkması mümkün değildir. Meselenin özü budur. Bu ne devlet ciddiyetiyle ne milliyetçilikle ne de başka bir ilkeyle bağdaşmaktadır. Söz konusu ilkeleri eleştirip geliştirebilmek için sorumluluk duygusu yüksek yöneticilere ihtiyaç olduğu açıktır. Buna uygun şartlar oluşturulmadığı takdirde, toplumun gelişmesinin, bireylerin bilinçlenmesinin önünü açmak da mümkün değildir. Kaybedilen canlar, bu nedenle, Adalet ve Demokrasi Haftası’nda da maalesef “kurban” olarak kalmaya devam etmektedir.
GEÇMİŞİNE SAHİP ÇIK!


Bu yazı 1300 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Sağlıklı Bir Gelecek ve Bağcılık 
» ‘10 KİŞİDEN 7’Sİ KANSERDEN ÖLÜRKEN BUNUN HESABINI KİM VERECEK?’
» ‘Avrupa’da tarımın anavatanı Kırklareli’
» ŞEKER PANCARI, TRAKYA’NIN EN KARLI TARIM ÜRÜNÜ
» Trakya'nın verimli topraklarında "atık" değil, "pancar" yetişmelidir!
» Toprak Bayramı ve Toprak Haftası
» Pancar, Alpullu Şeker ve Geleceğimiz
» Siyaset kurumu ve sorunlarımız
» Özde sahip çıkmalıyız
» Kurban vermemek için sahip çıkmalıyız
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter