20 Nisan 2019 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Mustafa SARIOĞLU
YANLIŞ İNSAN OLMAK
Yazı Tarihi: 17 Eylül 2014 Çarşamba 10:06

Kalemler ihmalkarlığıma darılmışlar. Kağıtlar; ‘Ak yüzümüzü görmekten usandın mı?’ sorusunu soruyorlar.

Yazmağa başlamak istediğimde tüm konular birden haykırmağa başladılar. ‘Beni de… beni de…önce beni de’ diyerek.

Bir gün hastahanedeydim. İnsanların acılarıyla umutsuzluklarıyla geldikleri yerde…

Her gün bazı hasletlerimizi yitirdiğimizi gördüm, gözlemledim. İnsan olmanın karşındakini bir nebze olsun anlayabilmek olduğunun unutulduğunu fark ettim. Kişinin önce kendisi olduğunu yaşadım.

Bir eğitimci olarak yapamadıklarıma hayıflandım. Üzüldüm.

Birey olalım, birey olmayı öğrenelim çağrımız ne yazık ki yanlış anlaşılmış. Kişilik sahibi olun öğüdü. Kişisellik yapına dönüşmüş. Kendi başına karar veremeyenler kendileri için büyük paylar ayrılmasını ister olmuşlar.

Bilemiyorum. Acılar ve acı türleri arttığından mı yoksa acıya kanıksadığımızdan mı ne? Sevmediğim yaşam özellikleriyle karşılaştım. Bizi yönetenler acılarımızın kader olduğunu, katlanmamız gerektiğini söylemeleriyle mi bizi alıştırdılar. Ne olduğunu kestiremiyorum.

Yüzlerce insanın ölümünde suç olmadığını. İşin yapılışının ‘fıtratında’ yani doğasında bunların olduğunu söyleyen yönetenlerimiz mi bizi uyutuyorlar anlayamıyorum.

Salt bir lokmanın esiri olmaya mı götürülüyoruz?

Çalışmak yerine sadakayla yaşamak düşüncesi yaygınlaştırılıyor. Çok kötü bir felsefe. İnsanlarımız dilenci yapıldıklarının farkına varamıyorlar. Bedava olduğunu sandıkları her nimet başkalarının rızklarından, lokmalarından çalınarak onlara sunuluyor.

Çalabilenlerin varsıl, emek verenlerin sadakaya muhtaç bireyler olduğu bir sistemin içindeyiz. Ülkemin tüm insanları (devlet) dediğimiz sistemin yürümesi için vergi veriyor. Ve hiç kimse verdiği verginin farkında değil. Zira bütçemizin en büyük payı ‘Vasıtalı vergi’ dediğimiz kalemden oluşuyor. Bu vergi; yemeğe atılan tuzdan, sofraya kesilen ekmekten, traktöre konulan mazottan ayağa giyilen pabuçtan, başınıza taktığınız şapkaya kadar parasını ödeyerek aldığınız her şeyden alınıyor.

Adı: KDV oluyor. Adı: ÖTV oluyor ve bizler bir şey alırken hatta ‘Alo’ derken bile dünyanın en kandırmacalı vergisi olan ‘vasıtalı vergi’yi ödüyoruz.

Nereden nereye geldim. Hastane salonundan ekonominin insansızlaştırılmasına.

Belki de böyle yönetilmeyi hak ediyoruz. Zira ‘Çalarsa benden çalıyor sana ne?’ veya ‘Çalıyor ama hizmet de yapıyor’ diyen insanlarımız var.

Bunları söyleyenlere sadece şunu hatırlatmak istiyorum.

Dindar geçinen ve bunu söyletenler: Tanrı’nın ‘Ben kul hakkı ile gelenleri bağışlayamam’ emrini unutmasınlar.

Bu yazı 1346 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» YARDIM-ÖTEKİLEŞTİRME
» BİRAZ NE?
» NEVRUZ
» KORKUYORUM!
» YAZI TAHTASI YAŞAMAK VE MUTLULUK
» UTANIYORUM
» SEVSEM Mİ, SEVMESEM Mİ?
» NEVRUZ, GÖBEL, ÖZLEMLERİM.
» ESKİ LÜLEBURGAZ BENDE DEĞİL Kİ
» İSTEMİYORUM
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter