24 Ağustos 2019 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Mustafa SARIOĞLU
KORKU-İHTİYAÇ-GÜVEN
Yazı Tarihi: 21 Şubat 2015 Cumartesi 10:00

Doğada yaşar; bir de azıcık gözlem yapma yeteneğine sahip olursanız; doğadan çok şeyler öğrenirsiniz. Hiç denemedim fakat doğada insanın aç kalmayacağına inananlardanım. Kesici ve ateş yakmak için kullanılabileceğiniz aletiniz varsa yaşamınızı sürdürebilirsiniz. Bunlardan söz etmek istemiyorum. Benim üzerinde durmak istediğim konu başka. Korkularını yaratan veya korkutulan tek canlının  insan olduğuna inanıyorum. Zira doğadaki hiçbir canlı varlığına kast edilmedikçe korkmuyor. Bu konuda birkaç gözlemimden bahsetmek istiyorum. Yaşadığım yer yani evim insanların yoğun olduğu ortamdan biraz uzak dolasıyla doğal ortamda yaşayan hepimizin yabani dediğimiz hayvanlar. Karşılaşmam olası. Veya sahipsiz evcillerin çevrem de dolaşmalarının, doğallığı gibi. Önce korku ile başlamak istiyorum. Köyden kaçan gebe bir kedinin doğurmak için yer aradığı günlerdi. İç güdüsel korkuları yanında bir de insan tehlikesi yaşayan hayvan. Geniş çiftlik ortamında yavrularını doğurmuş. Gezinirken gördüğümde anladım. Tüm aramalarıma rağmen yavruları bulamadım. Yavruların iyice palazlandığı günlerde saman gerekliydi. Dolu çuvalı çektiğimde beş minik yavru ortaya çıkıverdiler. Hiçbir şey yapmadan bıraktım. Akşam gittiğimde yavrular yerinde yoktu. Bir iki gün sonra ağlayan yavru sesi duyar oldum. Tüm aramalarıma rağmen yavruyu bulamıyordum. Üçüncü gün sonunda bitkin düşen yavruyu buldum. Anasının görebileceği yere bıraktım. Çünkü bahçede anneyi görüyor. Yavruları bulamıyordum. Sonunda anneyi ve diğer yavruların yaşadığı yeri belirledim. En yakına yemek bırakmaya başladım. Anne ve yavrular ben uzaklaştıkça çıkıp yemi yiyor ortalıktan kayboluyorlardı. Derken günler geçti aile bana güven duymaya başladı. Yemek saati gelince ortaya çıkar; yemeği bekler oldular. Lakin bana hala yaklaşmıyorlardı. Sonunda beni ilk kabul eden ve bana ilk dokunan ağlarken annesine getirdiğim yavru oldu. Zira güvenin ilk yaşayanı oydu. Hepimiz yılan deyince korkar, ürpeririz. Doğrudur. Çünkü soğukkanlı bir canlıdır. Hiç birimiz onunda bizden korktuğunu düşünmeyiz. Sevdiğimi söylemeyeceğim. Lakin ihtiyacım olduğundan bu hayvana güvenirim. Ve o da bana güvenir. Yaşadığı ortam da benden kaçma ihtiyacı duymaz, zaman zaman birbirimize dokunduğumuz olur. Çalışırken ayaklarıma sürtünerek dolaşır. Aslın da anne ve yavruları sözünü ettiğim yılanı benimle aynı ortamda tutan ihtiyaçlardır. Var olmalarını sürdürebilmek için karşılıklı güvene gerek vardı. İnsan olarak bana güvenmeleri sanki onlar için zorunluydu. Ve onlar bir süre de olsa buna uymuşlardı. Erki elinde bulunduranlar bu olanağı kendilerine sağlayan halka ne yazık ki güvenemiyorlar. Zira çevrelerindeki korumalarıyla onlara bu gücü verenlerden uzak duruyorlar. Yazımı bitirirken bir şeyler daha söylemeliyim. İhtiyaçları değişen kediler daha kalabalık olan köye gittiler. Geçen yıl birlikte yazı geçirdiğimiz yılanı yeniden görür müyüm bilemem!  

Bu yazı 2902 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» YARDIM-ÖTEKİLEŞTİRME
» BİRAZ NE?
» NEVRUZ
» KORKUYORUM!
» YAZI TAHTASI YAŞAMAK VE MUTLULUK
» UTANIYORUM
» SEVSEM Mİ, SEVMESEM Mİ?
» NEVRUZ, GÖBEL, ÖZLEMLERİM.
» ESKİ LÜLEBURGAZ BENDE DEĞİL Kİ
» İSTEMİYORUM
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter