25 Mart 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 13°C
Açık
YAZAR DETAYI
Reşat KARAKUZ
Şöhretin zirvesinde bir başkan
Yazı Tarihi: 11 Nisan 2015 Cumartesi 10:45

-Soci ;Rusya Federasyon’un Karadeniz kıyısındaki bir sahil kentidir. Bu kentte yaşayan bir dostumuz var. Telefonla görüşüyoruz.  Geçtiğimiz bir iki gün içinde manşet bir haber okumuş eski Sovyet geleneğinden gelen; İZVESTİA ve PRAVDA gazetelerinde. Bu iki yüksek tirajlı gazetede 4 sütun üzerine büyük puntolarla Lüleburgaz Belediye Başkanı EMİN HALEBAK’IN İstanbul Teknik Üniversite’sin de bir salonda yapılan ödül törenini ve aldığı ödülü haberleştirerek manşet yapmışlar.

İzvestia ve Pravda bu ödül olayını haberleştirmesini duyan ve de yapılan gazeteciliği kıskanan Fransızların ünlü gazetesi ‘’Lemonade’’ ile ‘’ ANKILSAM’IN ülkesi  ABD’deki ‘’NEWSWEEK’’ , ‘’ WASHİNGTON POST’’ ve de ‘’WALL STREET JOURNAL’’ gazeteleri durur mu onlar da Türkiye’deki temsilci ve muhabirlerini arayarak Sorozcu başkan Halebak’tan bu konuda mutlaka bir röportaj koparmaları hususunu acilen onlara dikkat etmişlerdir.

‘Elcezire Televizyonu’ yöneticileri ise böyle önemli bir ödül haberini kaçırıp televizyonlarının haber bülteninde yayınlayamama aczine düşen haber müdürlerini bile hemen o gün oy birliği ile işten kovmuşlar.

Adamcağıza yazık oldu be. Bir hiç yüzünden ekmeğinden oldu zavallı! Hem de hem ballısından, hepimiz biliriz ki Araplar’da para gırla. Türkiye’de bazıları nasıl kötü adamlara sahip çıkıyorsa sen de bu adama sahip çık başkan!

Önümüzde ki günlerde senden iş istemeye gelirse adamcağızı boş çevirme sakın. İnsanlara iş ve aş vermek sevaptır. Hem de böylelikle cennetin yollarına iyilik taşları döşemiş olursun! Beri yanında ki basın danışmanlarının yanında O'na da bir sandalye ver, ver ki; adamcağız mutlu ve bahtiyar olsun.

Vay be; Emin Başkan, sen neymişsin be, şöhretin yazar Orhan PAMUK gibi Türkiye sınırlarını da aşmış, taa nerelere ulaşmışsın bravo doğrusu. Şimdi hepsi var sende birileri daha önceden ‘’NEYZEN TEVFİK’’ gibi kulağıma üflemişti zaten. Şan, şöhret, para, kariyer hepsi ama hepsi gırla. Senin bu halinle kıymetini bilmeyenler utansın, çekemeyenler Çat diye çatlasın.

Desene sen şimdi uluslar arası Emin odun yani. Ulan şu hayata bak nerden nereye.

Şimdi bir de İngilizce yazalım ama okunuşuyla tabi şu uluslar arası Emin’i yazıyorum,                                                  İNTERNEYŞINIL EMİN, EXSPORT, İMPORT

Ben ve benim gibi düşünenler olarak biz kişilerin bulundukları koşullarda olumlu hizmetlerinden dolayı kişi veya kuruluşlardan aldıkları başarı ödüllerine Taltif edilmelerine karşı değiliz. Bilakis onları yazılarımızla iyi ve güzel görevlere teşvik ederek onların bu tür onurları kamuoyu önünde yaşamalarını sağlarız. Benim için önemli olan yapılan işlerin ne amaçla yapıldığı ve ödüllerinde nasıl bir zihniyet taşıyan kimler tarafından verildiğidir. Emperyalizm tarafından kuşatılmış yurdumuzun bugünkü durumunda kılı kırk yarıp analizlerimizi de ona göre yapmalıyız.

Benim için haber; insanın fareyi yemesi değil, farenin insanı nasıl yediğidir. Cumhurbaşkanı R. Tayyip ERDOĞAN’da, başbakanlığı döneminde Yahudi düşünce kuruluşundan üstün cesaret ödülü almıştı hatırlayınız.

Ayrıca Türkiye’de bir çok Akademisyen ve Tahriçiler ‘’Ermeni, soykırımı emperyalist bir yalandır. Derken ve ‘’VATAN PARTİSİ’’nin bilgi lideri PERİNÇEK, Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır tezini Avrupa’ya ve onun mahkemelerine kabul ettirirken, öbür tarafta yazar Orhan PAMUK, sırf efendilerinin söylediğini söylediği için ‘’Nobel’’ gibi bir ödüle layık görülmüştür. Bağnaz bir mantıkla yapılan tahliller bir şeyleri bir yerlerde mutlaka ve mutlaka eksik ve tehlikeli bırakır.

Aklın yolu tektir gerisi teferruattır.

Lüleburgaz Belediyesi’nin kendi bünyesindeki kadına dönük yaptırımları içerisinde olan kadın meclis üyeliğindeki sayı fazlalığı daire müdürlüklerindeki kadın fazlalığı, kent konseyi başkanlığının kadın olması ve sendika işyeri temsilcilerinin kadın olmasından dolayı her kimlerse (Sorozcu mu, Türgevci mi, Tesevci mi) değerlendirme jürisi tarafından Lüleburgaz Belediyesi ödüle layık görülmüştür. Ve de sonrasında Başkan HALEBAK;  korsan lafazanlığınla konuştukça coşmuş tilki kurnazlığı ile oradakileri traşa bağladıktan sonra bol bol alkış almış salondaki katılımcılardan..!

Şimdi geldik esas ödüle layık görülmesi gereken konuya; kadın, insan yaşamının olmazsa olmazı olarak evrensel bir değerdir. Ona dönük söz konusu yaptırımları yaşama geçirirken özellikle bir kamu görevlisi olarak o evrensel değer topluluğun içine senin, benim, onun ayrımcılığını sokarsan eğer bu demokrat ve aydın olmanın ötesinde yoz bir tavırdır.

Lüleburgaz olarak koskocaman bir kent olma yolundayız. Kentimiz sanayileşmenin yarattığı rantla, insanlarımız için önemli bir ekmek kapısı oldu. Uzak diyarlardan gelenlerin haricinde yakın çevredeki köy ve kasabalardan gelenler de olayın yani göçün başka bir parçası. Kısaca diyebiliriz ki; Lüleburgaz’ımız buralara çalışmak ve ekmek parası kazanmak için göç eden kadınlı, erkekli ailelerle doldu. Demem o ki; yukarıda sözünü ettiğimiz hanımlar da dahil tüm çalışanlarıyla biz artık emekçi ve emek eksenli bir kent olduk. Her gelen gün sorunuyla geldiği gibi, her gelen toplulukta kendine özgü sorunlarla geliyor. Hepimiz biliyoruz ve bilmeliyiz ki çalışan kadınlarımızın en büyük sorunları bakmakla mükellef olduğu, analık yaptıkları evlatları. Üretim ilişkisi içinde yerini almış katma değer üreten yaşamın içinde kimisi Belediye, kimisi özel yerlerde, kimisi fabrikalarda ve daha nice yerlerde, boğaz tokluğuna, sendikasız iş güvencesiz çalışan hanım kardeşlerimizin karşı karşıya olduğu sorunların içinde en çarpıcı olanı hiç şüphesiz ki çocuklarını emzirip ilgilenebilecekleri çocuk bakım evi, kreş…

 

Yaparım, yapacağım dedikten sonra yerel yönetimlerin en ardıcıl görevlerinden bir tanesidir. Genç annelerimiz için çağdaş standartlara uygun içinde yok yok olan böylesine kutsal bir proje.

Madem kadına saygılı, madem kadına ve onun bebeklerine hizmet, madem kadınlarımızın mutlu olması için çaba, hadi o zaman şöhretinin zirvesindeki bay başkan;

-Yap, alkışlayalım.

-Yap, seni omuzlarda taşıyalım.

-Yap, seni yüreklerde taşıyalım.

-Yap, yaptığın için biz de sana 40 gün 40 gece şenlik yapalım.

Bırakın o teneke parçaları için hamasi nutuklar atmayı, işin özü neyse ona yüzünüzü döndürün sırtınızı değil. 'Ayinesidir iş kişinin lafına bakılmaz" derler. Bu konuda siz yönetici konumunda olanlar bu tür projelerde ailelerden ve onların çocuklarından gelecek mutluluk ve sevinç gözyaşları, hayır duaları en büyük madalya ve nişanınız olsa bu yetmez mi ?

 

 

Bu yazı 3326 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Şöhretin zirvesinde bir başkan
» 58.ALAYIMIZ VATAN PARTİMİZ
» KENTİM’İN YENİ HALLERİ VE UYUM
» ŞEHİTLERİMİZ VATAN SİZE MİNNETTARDIR!...
» İNKAR VE HIYANET!
» ALO; BELEDİYE TAKSİ Mİ?!..
» İYİ Kİ DOĞDUN VATAN PARTİSİ
» CHP’NİN İŞGAL KUVVETLERİ
» YAKIŞMIYOR!..
» ÖZGECANLARI KİM ÖLDÜRDÜ ?
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter