18 Kasım 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 11°C
Yağmur
YAZAR DETAYI
Vicdan ALADAĞ
ÖĞRETME ÖĞRETMENİM ……
Yazı Tarihi: 26 Kasım 2015 Perşembe 07:00

Geçenlerde, torunuma doğadaki yaşamı tanıtabilmek amacı ile arabamla şehir dışına çıkıp birkaç köy dolaşıp dönmeyi planladım . Şehir dışına çıkmamla birlikte doğada gördüğümüz börtü-böcek, bitki, hayvan ve diğer yapılar hakkında bilgi veriyordum. Bu arada bir köyün içinden geçiyorduk. Köyün içinden geçerken bir bayrak direği dikkatimizi çekti. Durdum ve dakikalarca bu direğin ucundaki bayrak parçasının durumunu düşündüm. Direkteki bayrağın Türk Bayrağı olduğunu anlamak mümkün değil. Zira söz konusu bayrak göndere çekildiği günden bugüne kadar hiç değiştirilmemiş herhalde. Öyle bir görüntü var ki  bayrak lime lime olmuş, parçalanmış, dökülmüş, mevcudun % 10-15’i ancak kalmış, kırmızı rengi  hiç kalmamış, zaman içerisinde gri renge dönüşş, beyaz olması gereken ay-yıldız da beyazlığını tamamen yitirmiş. Çok ama çok dikkatli bakılmadığı takdirde direkte asılı olanın, bayrağın küçük bir parçası olduğunu fark etmesi mümkün değil.

 Torunumda  benim bu şaşkınlığımın farkında  olmalı ki “ Dede; bu direğin ucunda asılı duran ne?” diye sordu. Beklemediğim bu soru karşısında durdum, düşündüm, yutkundum, bir daha bir daha  yutkundum “  o bizim anlı şanlı bayrağımız” diyemedim öğretmenim. Diyemedim.

Ağır ağır hareketle  köyden ayrılırken Ahmet Kutsi TECER’in çok bilinen şiiri aklıma düştü.

         Orda bir köy var uzakta

         O köy bizim köyümüzdür

         Gezmesek te, tozmasak ta

         O köy bizim köyümüzdür. 

Cumhuriyetimizin ilk yıllarında, o zor şartlarda  ülkemizin en ücra köşeleri dahi sahiplenilmişken, tümü ile gönül bağı kurulmuşken, bugün  içinden  her gün defalarca geçtiğimiz, gezdiğimiz, tozduğumuz köylerimizdeki  bayraklıktan çıkmış bayrağımızı göremiyoruz. Göremiyoruz.

      Kendimi şöyle bir düşünmekten de alamadım. Söz konusu bayrağın/bayrak parçasının önünden;

       •       Köyün öğretmenlerinin,

       •       İlgili –ilgisiz birçok  devlet görevlisinin,

       •       Birçok sivil toplum örgütü temsilcisinin,

       •       Köyün muhtarının, azasının, imamının, korucusunun,

       •       Köyün doktorunun, hemşiresinin, ebesinin,

       •       Küçük- büyük ayırımı yapmadan tüm köy halkının,

 

b i r ç o k    k e z   g e ç t i k l e r i    m u h a k k a k.

 

Heyhat !!! Bugüne kadar hiç kimse çok uzun süredir devam etmekte olan bu  üzüntü verici durumun farkına varmamış ve müdahalede bulunmamıştır.

Bu duygularla köyden çıkıp yola devam ederken radyodan;

       •       Tek Devlet,

       •       Tek Millet,

       •       Tek Vatan,

       •       Tek Bayrak,

       •       Şehitler Ölmez  Vatan Bölünmez  diyen sesler  kulağımıza geldi.

 

Tek Devletin,

Tek Milletin,

Tek Vatanın,

Tek Bayrağın,

T E K,

T E K 

 elden çıkarıldığını görememek, umursamaz tutum ve davranışlarda bulunmak çok ama çok üzücü .

Ş e h i t l e r i n   ö l d ü ğ ü n ü , v a t a n ı n   b ö l ü n d ü ğ ü n ü  fark ettiğimiz an inşallah iş işten geçmemiş olur.

Ünlü Romalı Düşünür ve Devlet Adamı  SENECA’nın “ Hafif acılar konuşulabilir ama derin acılar dilsizdir” sözü çok anlamlı. İnşallah derin acılar yaşamayız.

Kişi ve toplum olarak bu umursamaz tavrımızın giderilmesi ancak ve ancak insanımızın iyi eğitilmesi ile mümkündür .Bunun gerçekleştirilmesinde en büyük sorumluluk ÖĞRETMENLERİMİZ’ e düşmektedir.

 

 Onun için diyorum ki ; EY ÖĞRETMENİM ;

       •       Tek Devlet diyerek devletin parçalanmasına seyirci kalmam gerektiğini,

       •       Tek Millet diyerek milliyetçiliğin ayaklar altına alınmasına ses çıkarmamam gerektiğini,

       •       Tek Vatan diyerek vatanın birçok parçalara ayrılmasına seyirci kalmam gerektiğini,

       •       Tek bayrak diyerek bayrağımın ayaklar altına alınmasına, paramparça , lime lime edilmesine, ülkemin topraklarında başka bayrakların dalgalanmasına ses çıkarmamam gerektiğini,

ÖĞRETME BANA ÖĞRETMENİM !

ÖĞRETME BANA!

ÖĞRETME!

ÖĞRETME!

ÖĞRETME!

Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür öğretmenlerimin 24 Kasım  Öğretmenler Gününü kutluyorum.

 

Vicdan ALADAĞ

     Orman Yüksek Mühendisi

24.11.2015

Bu yazı 1180 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» İklim Zirvesi’nde bugünü ve geleceği etkileyen kararlar alınacak
» ORMAN NEFESTİR, MER’A ANADOLUDUR
» Orman Yüksek Mühendisi TEMA VAKFI Lüleburgaz Sorumlusu
» ÖĞRETME ÖĞRETMENİM ……
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter