26 Haziran 2022 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Mustafa SARIOĞLU
AĞRILAR – ÇATLAKLAR
Yazı Tarihi: 12 Şubat 2016 Cuma 07:08

İki haftadır yazı yazamadım. Zira canım yanıyordu. Yani ağrılarım vardı. Ağrılar bir çoğumuz için canımızı yakan, canımızı sıkan durumlardır. Hiç kimse ağrıların yaşam için bize verilmiş büyük bir nimet olduğunu düşünmez. Bir çoğumuz ağrıların da nimetliği mi, olur diyorsunuz. Evet ağrılar yaşam kalitemizi düzenlemek düzeltmek için doğanın verdiklerdir. Çünkü onları duyduğumuzda iyi gitmeyen bir şeylerin olduğunu hissederiz. Her ağrı bir siboptur. Emniyet sigortasıdır. Varlıklarıyla bizleri uyarırlar. Önlem almamızı en azından yaşantımızdaki düzensizlikleri ortadan kaldırmamızı anlatırlar.  Ne yazik hepimiz onları anlamak yerine susturmak için elimizden geleni yaparız. Bir çoğumuz ağrı duyduğumuzda onu susturmak için elinden geleni yapar. İlaç alır. Doktora gider. Lakin kendini ve yaşantısını hiç sorgulamaz doğru yapmadıklarına bakmaz. Ağrı susar belki ama sorun giderilmez. Sonra yeniden başlar yeniden susturulur. Sonuçta sorun daha da büyür. Bunun sonrasında katlanılmazlık, belki operasyon gelir. Onun için ben öncelikle ağrılarımı susturmayı değil dinlemeyi yeğlerim. Alacağım önlemleri düşünür, gereğini yaparım. Hafifleyen bir seyir yaşıyorsam sevinirim. Ağrılar artarsa korkarım. Durduramıyorsam yardım isterim, işte doktor o zaman gerekir.

 

 

Yıllar önce inşaat ustalığı yapan komşumun harç hazırlayıp evinin öteberisini düzelediği bir sabahtı.

"Kolay gelsin. Evi tamir mi ediyorsun?" Dedim.

Komşum:

"Yok" dedi, "Binayı susturuyorum."

"O nasıl şey?"

 dediğimde; anlatmaya koyuldu:

"Eski evi olan biri yaza girerken ayrı, kışa girerken ayrı tamiratlar yaparmış. Senin anlayacağın evin çatlayan duvarlarına benim gibi birer mala harç koyar üstünü düzeltirmiş. Gel zaman git zaman bir gün ev gümbür deyip yıkılıvermiş. Yıkıntının başına gelen adam ‘Be mübarek hiç olmazsa yıkılacağının berini verseydin’ demiş. Dayanamayan yıkıntı dile gelip adamı yanıtlamış, ‘Behey insafsız ne zaman ağzımı açsam bir avuç çamurla tıkayı verdin. Konuşmama fırsat mı, kaldı’ adam bir şey söyleyememiş. Benimki de ona benziyor. Sadece çatlakları tıkayıp evi susturuyorum."

İnsanlar, binalar gibi toplumlar da zaman zaman ağrı duyarlar veya çatlakları oluşur. Onların sağlıklı olmalarını, ayakta durmalarını Lider olan yöneticiler sağlar. Ağrıları artmadan sağaltır. Toplum çökmeden birleştirir. Usta lider odur ki zehir olan ilacı vermeden ağrıları büyümeden parçaları birleştirsin. Ve Lider odur ki ötekilerin olmadığı bir toplum yaratsın. 

Bu yazı 2265 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Eski Bir Borç
» YARDIM-ÖTEKİLEŞTİRME
» BİRAZ NE?
» NEVRUZ
» KORKUYORUM!
» YAZI TAHTASI YAŞAMAK VE MUTLULUK
» UTANIYORUM
» SEVSEM Mİ, SEVMESEM Mİ?
» NEVRUZ, GÖBEL, ÖZLEMLERİM.
» ESKİ LÜLEBURGAZ BENDE DEĞİL Kİ
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter