26 Haziran 2022 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Mustafa SARIOĞLU
DOĞA VE İNSAN
Yazı Tarihi: 19 Şubat 2016 Cuma 06:21

Yazıya başlarken neler yazabilirim diye çok düşündüm. Zira yazacaklarım yıllar süren birikimlerin yanlış olduklarını anlatacak şeyler. Doğada öyle olmaması gereken olaylar gözlemliyorum ki şaşmamak elde değil. En basitinden başlayalım. Kurbağaların ötmesi. Hıdrelleze kırk gün kala gerçekleşir. Yani Mart ayının yirmi beş yirmi altısı olur. Bu yıl bu günlerde cemrelerin hiç birinin düşmediği vakitte ötüyorlar. Eskiler yazlık ekimlerini Mart dokuzu yani günümüzde Nevruz geçtikten sonra başlatırlardı. Ölçü Hıdrelleze kırk gün kala dan sonraydı. Kuşlar eş aramak için gökyüzünde danslar gerçekleştirirler. Nisan günlerine rastlaması gerekir. Dün gökyüzünde kuş danslarını izledim. Eskiler ‘doksan yazı, koksan’ derler. Bu günlerde yaz öncesini yaşıyoruz. ‘Yüz, sabahı düz’ sözü bir başka deneyimin ifadesidir.

Yüz beşten sonra birer hafta arayla (havaya, suya, toprağa) düşen cemreler baharın müjdecisi sayılırlar. Cemreler düşmedi ama ağaçlar çiçeklendi. Batıda Şubat bağ budama vaktidir. Omcalara su yürümeden yapılır. Yaraların erken kapanmasını; bitkinin besin kaybını önlemek amacındadır. Gelin görün ki bağlar Nisan günlerindeki gibi ağlamadalar. Yani çok erken uyandılar.

Doğada bir olağan dışılık var. Kış uykusundaki canlıları görmedim. Onların varlığını da fark edersem korkum daha bir artacak.

Birçoğumuz evimizde, iş yerimizde doğadan uzak yaşıyoruz. Bu uzaklık ona verdiğimiz zararları görmemizi engelliyor. Şubat ayında Haziran sıcaklarını yaşıyoruz. Türkülerdeki gibi ‘Ağustosta suya girsem/Balta kesmez buz olur’ gerçeğiyle karşılaşırsak şaşmamız gerekecek.

Daha çok kazanmak adına dengeleri alt üst ettik. Leylekler köylerimizi kentlerimizi terk ettiler. Belki ninelerin ‘Kardeşini leylek getirdi’ diyecek gençlerin köyleri terk edişlerinden oldu. Zira köylerde ne genç kaldı, ne de getirilecek kardeş.

Yazıyı sonlandırırken eskilerden duyduğum deneyimlerle oluşmuş özlü cümleleri sıralamak istiyorum.

Kasım günleri için söylenen sözlerin birçoğu günümüz koşullarında şaştı. ‘Doksan yazı koksan’ altı Şubat, ‘Yüz Sabanı düz’ on altı Şubat ‘Yüz on tarlaya kon’ yirmi altı Şubat ‘Yüz yirmide ovaya yüz otuzda yuvaya’ altı-on altı Mart ‘Mart dokuzu koy ver koca öküzü’ yirmi bir Mart ‘Yüz elli yaz belli’ altı nisan.

Olağan dışılık yaşadığımız kış günleri; olağan yaz günlerini getirmesi dileklerimle.

Bu yazı 2496 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Eski Bir Borç
» YARDIM-ÖTEKİLEŞTİRME
» BİRAZ NE?
» NEVRUZ
» KORKUYORUM!
» YAZI TAHTASI YAŞAMAK VE MUTLULUK
» UTANIYORUM
» SEVSEM Mİ, SEVMESEM Mİ?
» NEVRUZ, GÖBEL, ÖZLEMLERİM.
» ESKİ LÜLEBURGAZ BENDE DEĞİL Kİ
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter