21 Temmuz 2017 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 20°C
Açık
YAZAR DETAYI
Önder Porsuk
DÜNYA HİPERTANSİYON GÜNÜ 17 MAYIS 2016
Yazı Tarihi: 12 Mayıs 2016 Perşembe 07:00

Vücudumuzun yaşamını sürdürebilmesi için dokularımıza oksijen ulaştırılması gerekmektedir. Temiz havadan alınan oksijenin vücudun en uç noktalarına kadar ulaştırılması dolaşım sistemimizin taşıyıcısı olan kan aracılığıyla olur. Kan vücudumuzda kalpten damarlara pompalanarak dolaşır. Kalp atışı ile damarlara pompalanan kanın damar duvarına karşı yaptığı basınç ile halk arasında tansiyon olarak bilinen kan basıncı oluşur. Bu basıncın vücudun sağlıklı olarak yaşamını sürdürebilmesi için belirli değerlerde bulunması önemlidir. Bu basıncın genel olarak kalp kasılırken(sistolik)140 mmHg ve üzerinde kalp gevşerken de (diastolik) 90 mmHg ve üzerinde olması yüksek kan basıncı yani hipertansiyon olarak kabul edilir. Tabii ki çeşitli risk faktörleri taşıyan insanlar için bu değerler daha düşük seviyelerde bile hipertansiyon olarak kabul edilebilir. Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)kalp, beyin, böbrek gibi önemli organların damarlarında hasara yol açar. Hedef organ hasarı olarak adlandırılan bu durum vücutta kalıcı işlev kayıplarına ve sonunda da ölüme varan hasarlara yol açabilir.Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)kontrol altına alınmazsa kalp krizi, kalp yetmezliği, damarlarda anevrizma oluşumuna, inme, böbrek yetmezliği, körlüğe ve bilinç bozukluklarına neden olabilir. 

Hipertansiyon açısından çok sayıda risk faktörü bulunmaktadır. Bu faktörler kalıtım, cinsiyet, şeker hastalığı, şişmanlık, sigara, alkol, stres, fazla tuz kullanımı, yetersiz fiziksel aktivite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve yaşlanma olarak özetlenebilir. Az sayıda vakada hipertansiyon altta yatan bir hastalığa bağlı olarak gelişebilir ve bu durum sekonder hipertansiyon olarak adlandırılır. Genellikle böbrek hastalıkları, hormonsal bozukluklar, kan damarlarının anomalileri sekonder hipertansiyondan sorumludur. Ayrıca gebelikle ilişkili hipertansiyon da görülebilir.

Hipertansiyon tanısı alan bir kişide öncelikle sekonder hipertansiyon nedenleri araştırılmalıdır. Sekonder hipertansiyon nedenleri dışlandıktan sonra, tütün ve alkol kullanımından vazgeçilmesi, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, tuz tüketiminin azaltılması, fazla kilo veya şişmanlık varsa kilo verilmesi yüksek kan basıncının kontrol altına alınması için yeterli olabilir.Eğer ilaç dışı önlemler yeterli olmazsa veya ilk tanı konduğu anda gerekli durumlarda hekim kararıyla ilaç başlanabilir.Hipertansiyonu olan kişilerde ek olarak, kardiyovasküler riski artıran yüksek kolesterol, yüksek kan şekeri gibi faktörler, hedef organ hasarı(böbrek fonksiyonunda azalma, idrarda albumin atılımı gibi)  başlangıçta ve belirli aralıklarla kontrol edilmelidir.

Hipertansiyon, tüm sağlık kuruluşlarında uygulanabilen, masrafsız ve kolay bir yöntem olan tansiyon ölçümüyle tanısı konulabilen bir hastalıktır. Bu nedenle belli aralıklarla tansiyonun kontrol edilmesi önemlidir. Unutulmamalıdır ki; 

      Hipertansiyonu, ancak farkında olabilirsek önleyebilir ve tedavi edebiliriz.

 

Dr. A. Önder PORSUK

Lüleburgaz Toplum Sağlığı

Merkezi Başkanı

Bu yazı 1122 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Keneye karşı kişisel korunmaya dikkat!
» DÜNYA AŞI HAFTASI
» SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN KALBİNİZİ KORUYUNUZ
» 1-7 MART YEŞİLAY HAFTASI
»  DİYABET HASTALARI DÜZENLİ OLARAK GÖZLERİNİ MUAYENE ETTİRMELİDİR 
» KİST HİDATİK HASTALIĞINA DİKKAT EDİLMELİ
» DÜNYA HİPERTANSİYON GÜNÜ 17 MAYIS 2016
» 24 MART DÜNYA TÜBERKÜLOZ GÜNÜ
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter