18 Ağustos 2017 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 29°C
Açık
YAZAR DETAYI
Aytekin BULUT
AKIL TUTULMASI MI YAŞIYORUZ ACABA?!..
Yazı Tarihi: 16 Temmuz 2016 Cumartesi 07:31

Bir Suriyeli düşmanlığı, bir ırkçılık, bir aşağılama, bir ayrımcılık kapladı ki ortalığı, insan ister istemez, "akıl tutulması mı yaşıyoruz acaba" diye sormadan edemiyor!..
Demokrat, insan hak ve özgürlüklerine saygılı bildiğim birçok insan, bu aşağılama ve ayrımcılık yarışına katılmış, "vurun abalıya" misali, vuruyor da vuruyor Suriyelilere!..
Yok 800 TL maaş alıyorlarmış, yok bizden daha iyi yaşıyorlarmış, yok üniversitelere sınavsız alınacaklarmış, yok TOKİ ev verecekmiş, yok şuymuş, yok buymuş, bir sürü, aslı astarı olmayan kasaba dedikodusu!..
(CNN'de bir uzman, bu konularda açıklamalar yaptı, tekrar etmek istemiyorum)
Ve bu dedikodular üzerinden yürütülen, ırkçı bir linç kampanyası!..
Bu insanlar Türkiye'ye, tatil yapmaya gelmediler...
Ülkelerinde çıkartılan acımasız bir savaştan kaçtılar.
Üstelik hepimiz çok iyi biliyoruz ki, Türkiye'yi yöneten siyasi iktidar, bu savaşın yayılması ve kızışması için büyük çaba gösterdi...
Üç ay içinde, Şam'ı alacaklarını iddia etti, bu insanları böyle kandırdı, ülkemize davet etti, "buyurun gelin, bizim misafirimiz olun, biz size bakarız" dedi!..
İş uzayınca, yani Suriye politikası duvara toslayınca da, bu sefer, bu çaresiz insanları, Avrupa'ya yönlendirmeye başladı...
Binlercesi, Ege'nin, Akdeniz'in sularında boğuldular, kayboldular...
Sonra da Avrupa'ya dönüp, "Ya bana para verin bu insanları Türkiye'de tutayım, ya da kapıları açarım ha" diyerek tehditler savurdu ve bunun adına da "Kayseri pazarlığı" dedi!..
Pazarlık tutmayınca, şimdi de iç politikaya yöneldi...
Nüfus yapısını değiştirici yerleşim yerleri kurma, vatandaşlık verme, başkanlık hesapları için oy devşirme falan filan...
Şu çok açıktır ki, siyasal iktidarın, Suriyelilere yardım etmek gibi bir derdi yoktur, önce bunu tespit etmek gerekiyor.
Şimdiye kadar da bu insanlara, öyle anlatıldığı gibi yardım edildiği falan da yok...
Akşam Gazetesi, "ekonomiye taze kan" manşetini boşuna atmadı!..
Suriyeliler, sermaye sınıfı için, ucuz emekten başka bir şey değildir!..
Ülkemize göç edenlerin içinde elbette durumu iyi olan, parası/pulu olan, doktor, öğretmen, mühendis vb. meslek sahibi olan, berber, aşçı, kaynakçı, tamirci gibi zanaatkar olanlar var ve bunlardan bazıları Türkiye'de işini kurmuş durumda...
Ama büyük çoğunluğu yoksul ve emekçi insanlar, çok düşük ücretlerle, 12 saat, 16 saat, çoluk çocuk, genç yaşlı çalıştırılıyorlar...
Ve her toplumda olduğu gibi içlerinde arlısı var, arsızı var, normaldir.
Sonuçta üç dört milyon bir insan kitlesinden söz ediyoruz.
Bunların hareketlerine bakarak, tüm halkı nasıl yargılarız?!..
Şunları bilelim;
Bu insanlara, uluslararası sözleşmelerden doğan 'mültecilik hakkı' verilmedi...
Bu hak verilseydi, birçok sorun zaten çözülmüş olacaktı.
Ancak siyasal iktidar, Suriyeliler üzerinden oyun oynama, hesap yapma olanağını kaybetmemek için, mültecilik hakkını vermedi, vermiyor.
Sonra, savaş nedeniyle sınırlara dayanmış olan kim olursa olsun, devletlerin sınırlarını açma zorunluluğu var, bunu da gözden kaçırmayalım.
Ancak hepsi bir kenara...
Ölümden, zulümden kaçan bir halka, "defolun gidin" demek, nasıl bir vicdandır, nasıl bir insanlık anlayışıdır, anlamakta zorlanıyorum!..
Öfkemizi, tepkimizi, bu koşulları yaratanlara yöneltmemiz gerekirken, zavallı insanlara kin kusar hale geldik!..
Tamam, hükümetin, vatandaşlık hakkını verip vermemesi, sonuçları, vatandaşlık vermenin çözüm olup olmadığı falan tartışılır, konuşulur...
Ama biz bunu yapmıyoruz, biz bir halkı aşağılıyoruz ve nefret suçu işliyoruz!..
Ki Almanya'sından, Fransa'sına kadar, dünyanın birçok ülkesinde en çok ayrımcılığa uğrayan, bunun ne demek olduğunu en iyi bilmesi gereken biz, kalkmış, bir halka karşı nefret kusuyoruz, olacak iş değil gerçekten!..
Hele işçiler ve emekçiler olarak bizler, kesinlikle yapmamamız gereken işler yapıyoruz...
Sınıf dayanışmasını, sınıf kardeşliğini unutuyoruz, bu insanların düşük ücretlerle, yoğun sömürü ve baskı altında çalıştırılmasının yasaklanmasını talep etmek yerine, "işimizi elimizden alıyorlar" diyerek, açlığa, işsizliğe mahkum edilmelerini istiyoruz...
Böyle bir durumun, bizim de başımıza gelmeyeceğinin bir garantisi var mı?!..
Siyasal iktidar, bu dumanlı havadan yararlanarak, dün düşmanımız dediği, asarız-keseriz dediği devletlerle, yeniden dostluk anlaşmaları yapıyor!..
Tabi ki olması gereken budur, halklar ve devletler arasında savaş ve düşmanlık, bizim savunacağımız bir tutum değildir...
Ama siyasal iktidara, "doğru tutum buydu da, niye bunca insanın ölmesine, işsiz kalmasına, ülkemizin ekonomik zarara uğramasına yol açan politikaları uyguladın" diye hesap sormamız gerekmiyor mu?!..
Siyasal iktidar, ortaya bir 'vatandaşlık' lafı attı, bizi birbirimize düşürdü, kendi kenara çekildi; hiç hesap vermeden, halka hiç bir açıklama yapmadan, dış politikada 180 derecelik dönüşler yapıyor, işçi ve emekçileri ilgilendiren birçok konuda torba yasaları çok rahat bir şekilde çıkartıyor ve biz Suriyelilerle uğraşıyoruz!..
Öfkemizi, tepkimi göstermemiz gereken asıl konuyu kaçırıyoruz galiba, ne dersiniz!?..

Bu yazı 1548 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» AKIL TUTULMASI MI YAŞIYORUZ ACABA?!..
» BEYAZ YAKALILAR, MAVİ YAKALILAR...
» İŞÇİLERİN HİÇ Mİ SUÇU YOK?..
» SENDİKACI MISIN, TEKSTİL PATRONU MU?..
» “SENDİKALAR İŞÇİLERİNDİR”
» PATRONLARIN HAYALİ GERÇEK OLDU!..
» 8 SAAT CANIMIZ NE İSTERSE!..

» EVRENSEL DEĞERLER Mİ, MİLLİ DEĞERLER Mİ?..

» ERGENE VE KAPİTALİZMDEN MEDET UMMAK!..
» Bu Durum Nasıl Değişir?
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter