18 Ağustos 2017 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 29°C
Açık
YAZAR DETAYI
Hüseyin GÜN
‘SOSYAL DEVLET’  
Yazı Tarihi: 28 Temmuz 2016 Perşembe 07:44

     İnsanların yardımsever olması, acıma duygusu olması hiç şüphesiz insani değerler açısından çok önemlidir. İnsan aklının henüz sosyal refah devleti kavramının çok uzağındayken, ihtiyacı olanlara yardımı öngören, sadaka, fitre, zekât, bağış v.b gibi, yoksulların yoksulluktan kaynaklı acılarını bir nebze olsun azaltma işlevi gördüğü söylenebilir. Ancak, asırlardır insanların büyük çoğunluğu yoksulluktan kurtulamadığına göre; bu yöntemin sorunu ortadan kaldırmadığı ortadadır. Bunda ısrar etmek, sorunu çözdüğünü düşünmek ya da sanmak doğru ve yerinde olabilir mi? Bu yoksulları zenginlerin acıma duygusuna, vicdanına havale eden toplumsal düzen anlayışıdır. Yoksulluk gibi bir sorunu, bir belayı ortadan kaldırma konusunda samimi isek; kaçınılmaz olarak, sosyal devletin inşası gibi bir görev ve sorumluluğumuz olmalı.                                                                                                                              

     Bütün insanların sosyal güvenlik, iş güvencesi, barınma, beslenme, sağlık, eğitim ve işsizlik maaşı haklarıyla donatılması gerekir. İşte o zaman, kimsenin kimseye muhtaç olmadığı, yardım almaktan kaynaklı kimsenin kimseye mihnet duymadığı, onurunun kırılmadığı, işi kişilerin mayasına bırakmayan bir toplumsal düzen yaratmış oluruz. O zaman, vicdani iç huzuru ve gönenci tüm toplum bireyleri olarak derinden duyar, hisseder, yaşarız.                                                                                                                                                         

     Zaman zaman medya ya da sosyal ağlardan yardım çağrıları yapılır. Yapılan çağrıya uymak, elbette insani, masumane, vicdani bir duygu-durum halidir. Çağrıya uyanların sayısı yeterli olmayabilir. Örneğin, yardım için düzenlenen yemeğe katılanların yardım çabalarından istenilen sonuç elde edilemeyebilir, ya da gereğinden fazlası ile karşılık bulabilir. İhtiyaçtan fazla gelen yardım maddeleri görevliler tarafından istismar edilebilir ki, bunun pek çok örneği mevcuttur. Bu durumda, sorun çözülmeyebildiği gibi, çözülse bile sorunlu olma halini sürdürür. Hırsızlık, yolsuzluk ve zimmet gibi suçlar nedeniyle, toplumsal yozlaşmaya neden olur. Abartmadan, bir sosyal etkinlik olarak; dayanışma kültürü yaratmaya dönük, yardım kampanyalarına bir diyeceğimiz olamaz. Sağlıklı çözüm için sosyal devlet ilkeleri esas alınarak, üretilen politikalar, toplumsal huzurumuzun kapılarını açan, altın anahtar niteliğinde olacaktır.

     Bütün bunlar bugünlerde sosyal ağlarda paylaşılan Victor Hugo’nun ''Onlar yardım edilen yoksullar istiyorlar. Biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk istiyoruz'' sözünü hatırlattı. İşte bu söylem yoksulluğun ortadan kaldırılmasına, çözüm arayanların hangisinin samimi olduğunu da net olarak ortaya koymaktadır. Bu ifadeyle, inançları nedeniyle yardım konusunda duyarlılığı olan yurttaşlarımızı kastetmediğimi belirtmeliyim. Sorun sistem sorunudur. Bir avuç tufeyliyi mutlu eden değil, tüm ülke vatandaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılayan, mutluluk ve refahını hesaba katan yönetsel düzeni gerçekleştirme sorunudur. Ülke aydınları böyle bir anlayışla hareket ederse; seçildikten sonra gitmek bilmeyen siyasetçiler olmaz. Hırsızlık, yolsuzluk, adam kayırma, adaletsizlik olmaz. Silahlı kalkışmalar, darbeler olmaz. Bu da bize sosyal devlet olmanın ne kadar gerekli ve önemli olduğunu gösterir.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             Kısaca, çabalarımızı tüm yurttaşlarımızın sorunlarını çözmek üzerinden yürütürsek, istendik sonuçları o zaman elde ederiz.  Zorunlu vatandaş değil, hepimiz bu ülkenin gönüllü vatandaşları oluruz. Bu günlerde çok ihtiyacımız olan toplumsal barışı ve huzurumuzu sağlamış oluruz. Bütün renkleriyle, barış içinde, eşit, özgür yurttaşlık temelinde yükselen bir Türkiye'yi yaratma umuduyla, herkese mutlu, sağlıklı günler dilerim.                                                                                                                      

                                                                                                    

Bu yazı 1080 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» “EMEKLİLER HAFTASI VE DÜNYA EMEKLİLER GÜNÜ…”
» ‘SOSYAL DEVLET’  
» ‘’YURTDIŞINDA YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZA’’
» “ÇALIŞ SENİN DE OLUR…”
» “CUMHURİYET’İMİZ VE SORUNLARI“
» “KIŞKIRTILMIŞ ERKEKLİK, BASTIRILMIŞ KADINLIK”
» EGEMEN’İN KÜLTÜRÜ
» ERGENE VE TRAKYA’DA TALANA SON!
» ERGENE VE TRAKYA’DA TALANA SON!
» DÜNYA BİTSE UTANÇ BİTMEZ
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter