21 Temmuz 2019 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 0°C
YAZAR DETAYI
Murat TOPRAKKIRAN
YENİ ATA SPORUMUZ !
Yazı Tarihi: 20 Eylül 2016 Salı 09:11

Ata sporları olarak cirit, okçuluk, güreş, kılıç, avcılık, kızak ve benzeri sporları biliriz değil mi?

Bizim kasaba için bunlara yürürken karşılaşılan çöp, yağ ve yemek artıklarıyla dolu kaldırımlardan yola, yoldan kaldırıma inip binme ve kirli yerlere basmamak için kaldırımlar arası zikzak çizme sporunu da ekleyebiliriz!.. Nihayetinde onyedi buçuk seneyi geride bıraktık bu zorlu uğraşıda!.. Ata sporu halini aldı desek yeridir!

Geldiği günden bu yana poşetle çöp toplama yönteminde ısrar eden yerel yönetime mi?.. çöplerini vaktinde çıkarmayı öğrenemeyenlere mi?.. o vakitsiz çıkarılan çöp poşetlerini parçalamama eğitimini (!) veremediğimiz sokak hayvanlarına mı?.. çöp toplama noktalarının dezenfekte edilmesinde yetersiz kalanlara mı kızmalı bilemiyorum?!

 

Bayram ziyareti için Burgaz'a gelen tanıdıklarımızdan ağırlıklı olarak 'sokaklarınız ne kadar kirli... her yer çöp... yakışmıyor' yorumları almak fazlasıyla üzücüydü!

 

 

* * *

 

 

Durduk yerde nereden aklıma geldiyse!

Lise dönemimizde son sınıfta fen, edebiyat ve matematik şubesi öğrencisi olmak için tercihte bulunuyorduk.

Bizim son yılımızda ( 87 - 88 ) dönemin modasına uyup koşarak matematik şubesine geçen... iyi ama iki üç günlük tecrübede ne zorluklar yaşadılarsa artık fen şubesine dönebilmek için torpil arayan, dönemin yerel siyasetçilerinden aracı olmalarını rica eden, kurbanlık koç adayan... sonuçta zor da olsa amaçlarına ulaşan arkadaşlarımız olmuştu!

 

Bir ara bu konuyu detaylı yazayım ben.

 

 

* * *

 

Taşra kasabalarında yaşayan... eğitim açığını dişini tırnağına takarak geceli gündüzlü çalışarak kapatan... emeğinin karşılığını sanayi kuruluşu, yüksek cirolu ticarethane, parmakla gösterilen evler, kıymetli arsalar, verimli tarlalar, son model arabalar ve en önemlisi toplumda saygınlık olarak alan... hatırı sayılır mirası zamanında türlü zorluklarla yurt dışında yüksek lisans ve çift yabancı dil eğitimi aldırdığı çocuklarınca iki günde har vurup harman savrulan kimi önemli mahalli şahsiyetleri de aylak bir zamanında (!)  yazı versin tarih!

 

 

* * *

 

 

Eski bayramlardan birinde, bayram ziyaretinden dönüşte  tek katlı evinin bahçesinde kendisinden izin almadan kurban kesimi yapan ve kesimden artanları açtığı çukura gömen yan apartman komşusunu sobeleyip, bir güzel hırpalayan Nejdet Abim!

 

Seni saygıyla anıyoruz.

 

 

* * *

 

 

Bayramlarda kurban etlerinden kıyma çektirme gibi huylarımız varsa!.. mümkünse patronundan habersiz olarak yeni yetme çıraklar tarafından gizlice açılan.. camına da kargacık burgacık 'kilosu 65 kuruşa kurban eti çekilir' yazısı asılan kasap dükkanlarını tercih edelim!.. Maksat çırakların bayram harçlığına katkımız olsun!

Gerçi geçerken görüp de bayramını kutlamak için içeri daldığımızda uyukladığı yerden doğrulup 'üç kuruşluk aklım vardı... onu da aldın be abi… dalmışım… acayip korktum' diye azıcık ürküyorlar ama olacak o kadar! :)

 

Dip not:

İş kazaları falan olabilir!.. Çıraklarla olacak iş değil bu kıyma çektirme hadisesi!... Siz bildiğiniz kasaplardan / ustalardan şaşmayın!

 

 

 

* * *

 

Bayram için gelmiş, yıllar sonra çarşıda karşılaştık. Hal, hatır faslı sonrası 'görüşmeyeli çok kilo aldım ben' dedi... 'kusura bakma ama harman yuvarlağı gibi olmuşsun' dedim... Çok bozuldu!

 

Ablacım!.. Durduk yerde kilo muhabbetini açan sensin!. Niye bozuluyorsun ki?! 

 

 

* * *

 

 

Kırkbir lira tutan yemek sonrası hesap alan kişiye yüz lira uzatan... elemanın üşenmeyip ellidokuz lira para üstü çevirmesiyle birden vatandaşlık görevini hatırlayan... 'fişimizi de alalım bi zahmet' reaksiyonuyla işletme bünyesinde kadeve ve gelir vergisi hasarı (!)  açan beyefendi!

 

Pek çıkaramadık sizi ama... izin verirseniz bundan böyle sizi 'fişini de al Mustafa Ali bey' diye anmak istiyoruz. Bir de gıyabınızda da olsa şunu sormak istiyorum fişini de al Mustafa Ali bey:
O yüz liranın üstü altmış lira olarak çevrilseydi tarafınıza... fiş olayları aklınıza gelecek miydi?.. Yoksa bir lira indirim almanın kutlamalarına mı geçecektiniz?

 

 

* * *

 

 

'kardeşim... benim pantolon boyum şu... çıkardığım pantolon paçası üzerinden al istersen ölçüyü... ya da söyle terzinizi bana... gideyim ölçüyü o alsın... hayatta en sevmediğim şey yürürken üzerine basılan paça... anlaştık mı' uyarılarıma 'merak etmeyin... en idealini ayarlıyorum' deyip bildiğini okuyan... iki gün sonra sabahın köründe elde pantolonla kendi terzimin kapısına diken eski adıyla tezgahtar... yeni adıyla satış danışmanı abla!

 

Ne diyeyim sana?!.. nerelere havale edeyim seni?

 

 

* * *

 

Tamam havalar hala sıcak…  hatta çok sıcak... hepimiz terliyoruz da!... Yeme içme sektöründe faaliyet gösteren kimi işletmelerin sahiplerine 'birader... personeli tek tip giydirmekle iş bitmiyor... o giysilerin yedeklerini de verip... arada bir yıkanmalarını sağlamak lazım... hoş olmuyor' uyarısı yaptığımızda 'kokan giysi mi… ciddiiii misiniz' türü cevaplar vermesinler lütfen!

 

 

* * *

 

 

Lise birinci sınıfın ilk haftasında okula yeni başlayan öğrencinin seçmeli olan resim ve müzik derslerinden hangisine kabul edileceğine karar vermek için çift öğretmen birlikte ve koca sınıfın orta yerinde... bu derslerden üç bilemedin dört dakikalık yetenek sınavı (!)  yapan... pek iç açıcı olmayan sonuçlar ve istikbal vaad etmeyen öğrenci nedeniyle karşılıklı 'ben istemem sen al'... 'yaa olmaz ööle... ölümü gör sen al'... 'sen alırsan koridor nöbetini de senin yerine ben  tutçam... söz' bağrışmaları arasında öğrenciyi ping pong topu gibi oradan oraya atan zamanın kimi sayın eğitimcileri!

 

Öğrencileriniz unutmadı o günleri!

 

 

* * *

 

Eskiden şans oyunlarında sıfır çektiğinde 'talihime bilmem ne yapayım!.. yine hava gazı terkos' şeklinde isyan eden abilerimiz vardı... Neden epeydir sesleri çıkmıyor?.. Nerelerdeler?.. Ne oldu onlara?.. Şans oyunlarını mı bıraktılar?.. Yoksa parayı buldukları belli olmasın diye sessizliğe mi büründüler?

 

 

* * *

 

 

Tecrübeyle sabit: 
'Şefin tavsiyesi ne?' diye sor... Menüdeki diğer yemeklerden sipariş ver.
Bırak sürümü ağır giden yiyecekler için başka kurban (!)  bulsunlar!

 

Dinle sen kardeşini!

 

 

* * *

 

- kuru pasta tuzlu mu olacak tatlı mı teyzecim
- ondan da olur ötekinden de evladım

!!!

 

'fark yapmaz' (!) demeye getiren kasabalımız teyzenin / teyzelerimizin kıymeti bilinsin.

 

 

 

* * *

 

 

Kimi girişimciler köprü, yol, baraj, santral ve benzerlerini yapmak için güç birliğine gidip konsorsiyum kurarlar... kimileri de yukarıdaki türden işler yapabilmek için gerekli parayı temin (!) amaçlı güç birliği yaparlar:

 

Beş liralık şans topu, on liralık sayısal, dört liralık on numara, altı liralık süper, karışık seri çeyrek bilet, bir tam bilet, bir yarım bilet, iki tek... dört ayak kapalı geçilen altılı, bir yarım altılı, tek maça basılan yirmi lira ve benzerleri...

 

 

* * *

 

 

Haftaya Salı günü buluşabilmek umuduyla…

 

Bu yazı 2996 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ESNAFIMIZIN KIYMETİNİ BİLELİM.
» HAFTA SONU EVİ !
» BOŞ MEKANLARIN ANLAMSIZ SORUSU !
» KARAR SİZİN !
» LÜTFEN DİKKAT!.. YÖNLENDİRME YAPMAYALIM!
» YENİ ATA SPORUMUZ !
» KASAP HAVASI !
» GİYSİLERLE VEDALAŞAMAMAK !
» BIRAKIN BU İŞLERİ !
» KAYIT DIŞI EKONOMİNİN YORGUN AMA YILMAZ SAVAŞÇILARI !
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter