12 Aralık 2017 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 6°C
Açık
YAZAR DETAYI
Mesut SARIOĞLU
Değerli Meclis üyem,
Yazı Tarihi: 05 Ekim 2016 Çarşamba 07:30

 

Bu sıradan bir vatandaş olarak size yazdığım ikinci mektup.

Bu kez sizlere özel mektup göndermek yerine alenen yazmayı tercih ettim. Bunun iki sebebi var.

İlki içinizde mektup kavramından bir haber olanların,  ilk mektubu alır almaz,  aynı görev aşk ile yanıp tutuşarak bu  mektubu da alel tecel alakasız kişilere verip mektup kavramını iğdiş edecek olmaları, ikincisi ise ilk mektuba nezaketen dahi olsa bir dönüş yapmamanızdandır.

Değerli Meclis üyem,

Geçtiğimiz hafta sizin verdiğiniz yetkiden hareketle kasabada bir ihale gerçekleştirildi. Muhtemeldir ki bilgi sahibisinizdir bu konudan.

Yıllık bütçesi 130 milyon olan belediyemiz sizin imzanıza dayanarak şimdilik 85 milyonluk ölü doğacak yeni bir bina ihalesi gerçekleştirdi.

Bu ihalenin adına “Sanat Akademisi “ diyorlar. Yerini biliyorsunuzdur ama ben yine de açıklamak istiyorum. Endüstri Meslek Lisesi’nin arkasındaki su depolarının orada. Çalışma arkadaşınız Emin Halebak’ın evinin tam karşısında.

30 bin metrekare alana yapılacak olan bu binanın günahı sizin boynunuzadır bilesiniz.

Sevap ise bu ihalede mevzubahis değil ne yazık ki.  Eğer lütuf buyurur çağrı yaparsanız tek tek ya da hep birlikte size bu ölü projenin yaratacağı tahribatı anlatabilirim.

Karar mercii olduğunuz belediyenin elinde şu anda en bol olan şey boş bina. Ve bu boş binalarda aranızda geçmiş dönemlerde imzası olanların günahları kasabanın orta yerinde bas bas bağırıyor.

Değerli Meclis üyem,

Binalar sanat üretemez,

Kasabada şu anda 770 koltuk kapasiteli iki tiyatro ve gösteri salonu mevcut ve bu salonların 2015 yılındaki doluluk oranları % 35 civarında. Bana inanmıyorsanız tüm yatırımlarına imza attığınız belediyemizin verilerini talep edebilirsiniz. Ben verileri kendilerinden aldım.

Dünya ve Türkiye’nin akılla yönetilen kentleri, kültüre ilişkin yatırımlarını kentlerinin değişik alanlarına yayarak ilerliyorlar,

Sarıyer, Eskişehir ve son dönemde Tekirdağ buna verilebilecek en yakın örnekler, kentin tabanına yayılmış makul ölçekli sanat üretim alanları ile hem kent, hem de eşit dağılımla kentli gelişimine katkı sağlayan bu projeleri gidip görmenize de gerek yok. Google tanrısı bize bu konuda teknik destek verecektir.

Değerli Meclis üyem,

Bu bir sanat hareketi değildir ve ne yazık ki sizlerin onayı istenirken  ilk anlatımda 20 milyon civarında bütçelendirilerek önünüze getirilen bu proje art niyetli bir ihale oyunundan başka bir şey değildir. Kasabanın geleceğini yok edecek bir mütahitlik oyunu ile karşı karşıyayız.

Bu ölçekte bir kültür yapısı 3-4 milyonluk şehirlerde dahi yoktur ki bu rakam bizim kasabanın asla ulaşamayacağı bir nüfustur.

Geleceğe bakmak lazım lakırdısı ise ihalecilik oyununun en salak kumpaslarından birisidir. Ortalama bina ömrünün 25-30 yıl olduğu bir çağda yaşarken ve hepimize 14 milyon diye yutturulup 25 milyonumuzun götürüldüğü LYFA’nın çatısı akıp taban kaplamaları üç yılda çürümüşken, “Geleceği göremiyorsunuz yalanını “ hepimize yutturmaya çalışmaları halkın salak yerine konma gafletinden başka bir şey değildir.

Değerli Meclis üyem,

Her ne kadar biz sadece önümüze gelen projeye evet dedik günahımız yok deseniz de, ne yazık ki bu ihalecilik oyunu sizin imzalarınızla inşa ediliyor. Ve nihayetinde çalışma arkadaşınız Emin bey yargıç karşısına çıkınca aynen aşağıdaki cümleyi söyleyip utanmadan zabıtlara da geçiriyor:

“Benim hiçbir suçum yok. Ben uygulama makamıyım. Kararı meclis üyeleri verir ben sadece uygularım. Benim karar alma yetkim yok. Yargılayacaksanız Meclis üyelerini yargılayın”

Ne kadar inanılmaz geliyor insana değil mi. Ama inanın aynıyla vakidir. Dileyene ifadenin fotokopisini verebilirim.

İnanılmaz ama gayet yasal bir savunmadır bu. Çünkü belediye yasasına göre, siz karar alırsınız belediye başkanı da uygular. Karar almazsanız yine bugünkü gibi klimalı odasında çekirdek çiter ama en azından böyle ipe urgana serilmez hayaller için ihaleler imzalayamaz.

Değerli Meclis üyem,

Kasaba bütçesini boşaltacak olan ve daha sonra LYFA gibi, LOGST gibi, pazaryeri dükkanları gibi, Lezzet Akademisi gibi ve Gençlik Parkındaki üç boş bina gibi kaderine terk edilecek bu yer giderayak bir altın vuruş hareketi olarak ve lök gibi kasabanı orta yerinde duruyor.

Sanat çığırtkanlığı yapanlar bu kasaba için altın değerindeki Metin Baltacı Hocamızı küstürüp Bolivyaya iltica etmesine! neden oldular. Trakya Blues bu kasabanın en önemli kültür hareketlerinden biriydi ama şimdi yok.

İçinizden bir kısmınızı borçlanmaya hayır dediğiniz için sanat düşmanı ilan ettirenler, dünyanın tanıdığı zurna üstadı Ahmet Özden’e destek olmayı akılarına getirmedikleri için Ahmet Hoca bugünlerde Dere mahallesinde kamyonetle palamut satıyor.

Sanat için devasa binaları şart koşan bu ihaleci zihniyet, boş salonlara anlamsız salon yasağı koyduğu için bu ülkede yapılan en büyük Uluslararası Kukla Festivali olan Uluslararası Trakya Kukla Festivali üç yıldır yapılamıyor.

Anlayacağınız acıklı bir hal bu zihniyetin hali.

Bizi yani Uçaneller’i kum havuzunda oynamaya gönderen bu kör sağır ama pabuç dilli zihniyete inat biz salon yasaklarına, komik cezalara direnip dünyaya kasabanın adını taşıyoruz.

Değerli Meclis üyem,

Ortalama maliyeti 3-4 milyon TL olan ve

 Dere mahallesinde eski yağ fabrikasının olduğu mekana,

Yeni mahallede elimizde kalan son eski binalarımızdan birinin bulunduğu geniş araziye,

Atatürk ve Güneş mahallerinde  çöplük olarak kullanılan ve önemli bir bölüm belediyenize ait araziye, Kurtuluş ve İnönü mahallerini kucaklayacak olan ve ancak semt mini marketi kurulacakken yalandan semt Pazar alanı ilan edilen alana (illa evinin karşısına kültürel alan istiyorsa çalışma arkadaşınızın evinin karşısındaki alana)

250-300 kişilik salonu ve işlikleri olan ve tüm kasabayı kucaklayacak küçük ölçekli projeler ile istenilen koltuk sayısından fazlasına ulaşılabilir.

Geriye kalan 65 milyon ile de kasabanın katı atık tesisi, yeraltı çöp istasyonları yapılabilir, otopark sorunu çözülür. Yine su kuyularına ödenen elektrik giderini ortadan kaldıracak güneş tarlası ya da rüzgar panelleri kurulabilir ki böylece halka sizin belirleyeceğiniz sınırlar içerisinde ücretsiz su dağıtımı yapılabilir. Emin olun ki artan miktarla son derece modern bir ses kayıt stüdyosu kurulup döner sermaye ile yerel sanatçılara katkı sağlayan bir yeni alan açılabilir ve Lüleburgaz bu alanda çekim merkezi haline getirilebilir.

Değerli Meclis üyem

Sanatı binalar değil ufku açık beyinler ile kör sağır ve  dilsiz olmayan yürekler üretir.

Bu kötü oyuna,  bilmeden ve ardındaki art niyeti görmeden  yetki veren imzanız bu oyunu bozmaya da yetkili.

Sizden bir yurttaş olarak dileğim bu konuyu bir daha değerlendirmeniz.

Bu kasabanın yeni boş bir binaya ihtiyacı yok.

Bu kasabanın insanları ile kucaklaşmaya ihtiyacı var.

Bu kasabanın soy-sal (aristokrat) belediyecilik anlayışına ihtiyacı yok.

Kasabanın sosyal belediyecilik anlayışına ihtiyacı var.

Ve bunun için tek karar alma mekanizması Belediye Meclisidir.

Aklınızın ve vicdanınızın sesini dinleyeceğinize olan inancımla sabrınız için teşekkür ederim.

Mesut Sarıoğlu

Bu yazı 976 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» GÖZLERİNİ KASABAYA ADAYAN ADAM ÖZCAN ÇELTİKLİ’YE…
» YOL MU SALAK YOKSA BİZ Mİ ŞEYDEMEDİM KARDEŞLERİM
» BİZ NE ARA BÖYLE OLDUK Kİ !!!
» TRAKYA YANARKEN SAÇLARINI TARAYAN BİZDEN DEĞİLDİR
» NABER MUTLU ORTA SINIF
» AMAN DERİM KARDEŞLER
» ŞAPŞALLIK SÖZLÜĞÜ
» PİŞT KAYNANA SEN BANA Bİ BAKSANA
» AFFET BENİ KASABAM
» O İSTİFA BURAYA GELECEK O KAAA 5 GÜNAAYYYDIIIIIN LÜÜÜLLEEBBUUUUUURRRGZZZZZZZZ!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter