16 Ocak 2019 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 4°C
Açık
YAZAR DETAYI
Murat TOPRAKKIRAN
BOŞ MEKANLARIN ANLAMSIZ SORUSU !
Yazı Tarihi: 11 Ekim 2016 Salı 07:30

 

 

 

'küumatikten sıra numarası aldın mı / aldınız mı?!'

Bu soruya yapıştırılabilecek en iyi cevap 'almadım... noolcak... dövcen mi?'

Su faturası ödemek için daldığınız ve sırada bekleyenin olmadığı tahsilat biriminde, elektrik faturasını yatırmak için girdiğiniz inle cinin top oynadığı ödeme noktasında ya da içeride sizden başka kimsenin olmadığı yayla kadar banka şubesinin veznesinde muhatap olunan kişilerden sıkça gelir yukarıdaki anlamsız soru!

Arkadaş!.. Bomboş yerde işlem yaptırmak için makineden sıra numarası almaya kalkıp da kağıt harcamak, elektrik enerjisi tüketmek istemiyoruz belki biz!

Hem sıra numarası almadan işlem yapmıyor mu senin bilgisayarın?.. Yapıyor değil mi?.. E o zaman bu afra tafralar neden?

Hadi bi zahmet!.. İşini yap sen!.. İşini!

 

 

* * *

 

 

Yurt genelinde çok sayıda belediye, meclis toplantılarını internet üzerinden canlı yayınlıyor…  ki bunlar arasında Viranşehir, Amasra, Kartal, Süleymanpaşa, Antalya Büyükşehir, Konya Büyükşehir belediyeleri ve nicesi var. Hatta meclis toplantılarını internetten canlı yayınlayan belde belediyeleri de var diyeceğim, hadi canım diyenler olmasın diye demiyorum!

 

Çeşitli yerlerden ödüller toplamış bilgi işlem birimleri, iyi kötü bir internet sitesi, yılın onbir ayı toplanan belediye meclisi… kısacası meclis toplantılarını internetten canlı yayınlamak için gerekli her şey mevcut olduğu halde meclis toplantılarını internetten canlı yayınlamama tercihini kullanan belediyelerimiz de var!

 

Halbuki o toplantılar internetten canlı yayınlansa... belediye meclisi gündeminden,  görüşmelerden ve neticeden o kasabada yaşayanlar... memleket özlemi çeken Darmstadt'taki gurbetçi Hüsnü amca, Bulgaristan'da kesintisiz sekiz yıldır yüksek eğitim almaya çalışan umutsuz vaka (!) Alican, kocasının işi gereği Kıbrıs'ta bulunan Safiye ve diğerleri de haberdar olsalar… toplantıların içeriğinden, oy verdikleri / vermedikleri başkan ya da meclis üyelerinin toplantıya iştiraklerinden, söz alıp katkı koyma durumlarından falan haberdar olsalar!.. Fena mı olur?.. Hem 'şeffaf belediyecilik' denen şey de bunu gerektirmiyor mu?

 

 

* * *

 

 

'Kırk küsur yıllık binamız sağlam mıdır?.. değil midir?.. çarığı çürüğü var mıdır?... inşaa edenleri de bilmiyoruz gerçi ama yapımında hileye hurdaya kaçılmış mıdır?.. olası bir depremde başımıza iş açar mı?.. açmaz mı?.. sakata gelmeyelim!.. dur şunun bir risk analizini yaptıralım' demesi gereken kimi amcalar ve teyzeler önceliği atlayıp binayı mantolama derdine düşmüyorlar mı?!. ( hem de en janjanlısından! )

Hani benzetme ne kadar doğru bilmiyorum ama!.. Eğer o bina yüksek riskliyse!.. Ölüm döşeğindeki hastaya giderayak makyaj yapmak gibi bir şey bu! 

 

 

* * *

 

 

'iyisi mi sayın hanım kardeşime bi aşçı tabağı yapıp masasına göndereyim ben... acık ondan... acık te bunlardan... biraz da şunlardan...yanına iki kaşık da bulgur pilavı'

 

Esnaf lokantasında yemek tezgahı önünde dakikalarca park edip de bir türlü ne yemek yiyeceğine karar veremeyen hanımefendiye yardımcı olmaktan çok, sırada bekleyen müşterilerin haklı tepkilerini bastırmaya çalışan... onları kaçırmama uğraşı veren baş aşçının çıkışı!

 

 

* * *

 

 

90'lı yılların başında kasabamızda açılan iş garantili (!) bilgisayarlı muhasebe kurslarından sertifikalanan arkadaşlarımızın veteriner, mühendis, yufkacı, ev hanımı, animatör, döşemeci, gemici, karoseri ustası, vardiya amiri, ayakkabıcı, laborant, manikürcü, kalfa, işçi, tesisatçı, terzi, çiftçi, nalbur, son ütücü, şarküterici, tuhafiyeci, yaşam koçu, matbaacı, işsiz ve benzerleri olarak atıldıkları hayatla mücadeleleri tam gaz devam ediyor!

 

 

* * *

 

Kimi taşra kasabaları klasiği:

Akşam yemeğini evde yedikten sonra bir kısım tekaüt ya da faal arkadaşlarla alkollü bir mekanda buluşup ilave yeme ve hatırı sayılır içme faaliyetlerine girişmek!.. Saat onbuçuk onbir gibi olduğunda da siyaset yapma, bir yerlere gelme uğruna kesenin ağzını sonuna kadar açmış siyasilerden herhangi  birine telefon açıp 'sizin de bilmeniz gereken çok önemli gelişmeler var... telefonda olmaz... biz arkadaşlarla falanca yerdeyiz... uygunsanız gelseniz de detaylı görüşsek' deyip o sırada evde pijamaları çekmiş istirahat eden adamcağız mecburen (!)  apar topar geldiğinde incir çekirdeğini doldurmayan eften püften konuları aktarıp, yalnızca elli dakika bir saat kadar süren değerlendirmeler sonrasında mekanın kapanış saati geldiğinde on küsur kişilik masanın o biçim (!) hesap pusulasını siyasiye yüklemek!.. Bunu sürekli tekrarlamak!

 

Ayıp!.. Çok ayıp!

 

 

 

* * *

 

 

'Yeni nesil bankacı kardeşime öğüt olsun... tayininin çıktığı kasabada göreve başladığın gün elinde çikolata ve çiçekle seni şube kapısında karşılayan lacivertleri çekmiş adam, muhtemelen ekonomik dar boğaza girmiş... kredi için son umut senin göreve başlamanı dört gözle bekleyen birisidir... ona dikkat et... çok dikkat et'
Emekli Banka Müdürü Şuayyip / 1987

 

Nurlar içinde yatınız Şuayyip Bey Amca!

 

 

* * *

 

 

Oniki sekiz vardiyası çıkışı direk evine gidip istirahate çekilenler... eşiyle buluşup pazara gidenler... çocuğunun okul alışverişini yapanlar... faturalarını ödeme telaşında olanlar... iş arkadaşlarıyla okeye oturanlar... bir de  'yorgunluğumu alsın... daha rahat uyurum' yaklaşımıyla sabah temizliğindeki mekanlarda saat dokuz itibarıyla iki bira yapmaya oturanlar!

Bu renk çeşitliliği her yerde yok!.. Kasabamızın kıymeti bilinsin.

 

 

* * *

 

 

Hesabın olan bankalardan birinin internet bankacılığını kullanırken  farkediyorsun ki; orada bir müşteri temsilcin var... hem de dört yıldır ve sen onunla tanışmıyorsun bile!

Seçenekler:
1) Yaşadığın kasaba çok büyük, müşteri temsilcisinin seni ziyaret etmesine dört yıldır sıra gelmemiş olmalı.
2) Paran az diye muhatap almıyor! :) 
3) Fazla ziyaretçiden pek hoşlanmadığını duymuş olmalı.

 

 

* * *

 

'… canım çok sıkkın... taktığının yarısı satılmadan kalmış tavuk dönerci gibiyim'

Vatandaş Kerem  ( Lüleburgaz  /  4 Ekim Salı )

 

 

* * *

 

Her gün sağanak!..  Dakika başı feysbukta 'bilmem kim canlı yayında' bildirimi düşüyor!
Rekor geçenlerde  6.5 canlı yayınla ( yazıyla altıbuçuk... zira yedinci kesintiliydi... tam izlenmedi ) adı lazım değil bir arkadaşımızda!

Kameramanlık / görüntü yönetmenliği  ya da sanat yönetmenliği meraklısı bu kadar çok sanal alem arkadaşı olmasıyla hava basmayacak da neyle hava basacak insan?


İyi ki varsınız.

 

 

* * *

 

 

Pasajlardaki kalabalıkları 'deymesin yaalı boya' anonsuyla yaran ve tepsideki çayları soğutmadan müşteriye yetiştiren çaycı çırakları var hala bizim kasabanın. Büyükşehirlerde bulamazsın mesela!.. Onların da kıymetleri bilinsin.

 

 

* * *

 

'astayım kızanım... bacacıklarım çok fena aarıyo... avuçlan aarı kesici yutuyom... bu durumda öölenki mevlide gelemem ama akşamki düüne kesin gelcem... giderken beni de almayı unutmayın sakın'

( yöresel )

 

 

 

* * *

 

 

Çocukluğumun geçtiği Mithatpaşa Sokak, Murat Sokak ve Alan Sokağın enfes aşureler yapan, bunları komşularıyla paylaşan teyzeleri!

 

İşin kolayına kaçılıp süpermarketlerden katkılı / koruyuculu, plastik kaplara doldurulmuş aşurelerin alınıp mahalleliye dağıtıldığı günleri görmeden çekip gittiniz!.. Hoş hala gitmemiş olsanız... muhtemelen buna şahit olduğunuzda kahrınızdan giderdiniz!

 

 

* * *

 

Haftaya Salı günü buluşabilmek umuduyla…

 

Bu yazı 2491 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ESNAFIMIZIN KIYMETİNİ BİLELİM.
» HAFTA SONU EVİ !
» BOŞ MEKANLARIN ANLAMSIZ SORUSU !
» KARAR SİZİN !
» LÜTFEN DİKKAT!.. YÖNLENDİRME YAPMAYALIM!
» YENİ ATA SPORUMUZ !
» KASAP HAVASI !
» GİYSİLERLE VEDALAŞAMAMAK !
» BIRAKIN BU İŞLERİ !
» KAYIT DIŞI EKONOMİNİN YORGUN AMA YILMAZ SAVAŞÇILARI !
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter