20 Kasım 2017 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 5°C
Kar
YAZAR DETAYI
Naci SUSAR
YİNE GELDİ SONBAHAR!
Yazı Tarihi: 29 Ekim 2016 Cumartesi 07:30

Evet yine geldi son bahar ve dökülüyor kuru yapraklar. Sararan, vazifesini bitiren ve ben ağaçlara nefes aldıran, onların meyvelerine dönüşmesinde ve büyümesinde önemli görev alırım diyen o yapraklar, artık bu sene işim bitti toprağa düşüp kuruyup tekrar geldiğim yere gidiyorum diyen yapraklar! O yapraklar ki, toprağa düşeceğim ama ben tekrar azot ayrıştırıcı bakteriler yardımıyla toprağa kazandırılıp (gübre olup) seneye yine ağacıma döneceğim diyorlar. Nasıl mı? Kısa bir mevsim yolculuğu yapalım.

Peki sonbahar geldi de ne oldu. Bakın sadece ağaçlar yapraklarını sarartıp aynı zamanda ağaçlarda bahar gelene kadar dinlenmeye ve kendilerini yönetmeye geçerler. Zira bu dönemden itibaren kış ile birlikte durgunluk dönemine girerler. Zaten toprak giderek soğumaya güvenli günler azalmaya başladığından yapraklarda olmadığından (ağaçların akciğerleri) ancak ağacın kendi canlılığını koruması için gerekli enerjiyi sağladıklarından yapraksız dallar dolu ve gözenekler onların enerjisini sağlayabilmektedirler.

Köklerden alınan su minerallerde onların canlılığını devam ettirmek yeterlidir. Öğrencilerimiz bilirler ağacın solunum organı yapraklardır.

Yapraklarda ki stomo denilen gözeneklerdir. Bir de yeşil yapraklardaki klorofil maddeleri de olmadığından ve de azaldığından besin sentezlemesi (özümleme) olamayacak ve varsa meyveler de beslenemeyecektir. Kısacası verim olmaz yani ağaç kuş uykusuna girer.

Bizler gece uyumasıyla hücrelerimizi ve vücudun enerjisini yenileriz. Ağaçlar da bu dönemde dinlenmelerini sağlarlar. Ne zamana kadar? Bahar gelene, toprak ısınana, güneş ışınları çoğalana kadar bu devam eder. Bilindiği gibi ağaçlar da diğer canlılar gibi ısıya, besine, suya, O2, Co2 vs ihtiyaç duyarlar. O2, Co2, su gibi faktörler kışın da vardır ancak kökler vasıtasıyla alınan su ve mineraller ağaçta klorofil bulunan yaprak olmadığından güneş ışığının da yardımıyla özümleme (besin hazırlama) olayı gerçekleşmeyeceğinden dolayı, ne ağaç meyveyi besler ne de kendini geliştirebilir. Sadece var olan hücre ve dokularının canlılığı devam eder.

Kış geçip bahar gelince şartlar oluşunca; ısı, nemli toprak, güneş ışığı o2ve Co2 yardımıyla hareketlilik başar ve yaprakların yeşermeye, çiçeklerin açmaya başlamasıyla son derece hızlı bir gelişme dönemine girerler. Yine çiçekler zamanla meyve oluşumuna geçerek olgunlaşma ve büyüme gerçekleşir. Böylece yıllık döngü tamamlanmış olur. Sonra tekrar sararıp solan kuruyan yapraklar yerlere dökülür. Bu olay ağaç canlı kaldığı müddetçe yıllarca sürüp gider.

Hani dini bilgilerimizde bize söylendiği gibi insanlar için mealen (Biz mi, biz mi ölüp göçtükten sonra tekrar dirileceğiz hayır böyle bir şey olmaz mümkün değil denilmiştir) Cahiliye dönemlerinde böyle görüşler söylenmiştir! Peki bir de olaya şöyle bakalım, ağaç sonbaharda yapraklarını döküp sadece dal ve gövde kaldığı zaman o ağaçta hiç meyve oluyor mu? Hayır çünkü şartlar henüz oluşmamıştır. Yani yapraklar, ısı, nem oranı, gün ışığı ve şartlar henüz ortamda yoktur. Ancak şarlar oluşup ilkbahar gelince, bunların çoğu ya da hangi ortamda oluşunca ağaçlar canlanıp, faaliyete geçiyorlar. O halde inancımıza göre göre bizlerde göçüp toprak olduran sonra tekrar (Allah'ın hikmeti gereği) şartlar oluşunca neden dirilip yaşama geçilmesin. Tabi bu bilgimizin dışında dini konular fazla bir şey söylemeyin bundan bahsetmenin sebebi şudur. Maden ağaç sonbaharda yapraklarını döküp faaliyetlerini azalttıktan sonra, İlkbaharda tekrar canlılık (yaprak, çiçek, fotosentez, büyümesi)olaylar gerçekleştirdiğine göre bu olayda sararmış, kurumuş, otların kalan tohumları da ilk yazda çimen ot vs bitkilerin gelmesi olayın benzemiyor mu? Tabi ki her insan dış düşüncesinde serbesttir.

Ancak şu da bilinmelidir Ağacın, yeşilliğin olmadığı bir dünyada hayatta olmuyor. O halde ağaca ayrı bir önem vererek her yanımızı ağaçlandırmalıyız. Adı ağaç olsun da ister meyve ağacı olsun isterse diğer ağaç çeşitler olsun.

Hepimizin bol yeşillik dolu, ağaçların sayısının her geçen gün arttığı bir dünyada yaşama dileğiyle.

 

 

Bu yazı 760 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ÖDEVLER VE ÖĞLE YEMEĞİ SÜRESİ
» STRES
» ALIŞKANLIKLAR
» ARI VE BAL
» UYKU VE UZUN YAŞAMA
» YİNE GELDİ SONBAHAR!
» MEYVELER
» DOĞA VE SAĞLIK
» KİRLİ SU
» KORUYUCU HEKİMLİK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter