22 Şubat 2017 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 9°C
Açık
YAZAR DETAYI
Nedim MENEKŞE
 ÖĞRETMENLİK
Yazı Tarihi: 24 Kasım 2016 Perşembe 07:30

        

 

Yaklaşan öğretmenler günü nedeniyle bir yazı kaleme almayı düşünürken bir taraftan da, bu güne kadar yazdığım yazıları topladığım tek baskı kitabımı karıştırıyordum.

Gözüme takılan 11.01 2000 tarihinde yazdığım ÖĞRETMENLİK başlıklı yazı ilgimi çekti. Yazıyı okuyunca hem içinde bulunduğumuz şartlara hem de öğretmenler gününe                   yakışacağını düşünerek bazı eklemelerle tekrar okuyucu ve takipçilerime sunmayı uygun buldum. Yazıyı aynen alıyorum:

“02.01.2000 günlü Hürriyet gazetesinin birinci sayfa alt bölümünde “4 bin öğretmen için irtica soruşturması” başlıklı ufak bir haber vardı.

   Habere göre, geçen yıl Şubat ve Eylül ayları arsında 5 804 kamu görevlisi hakkında irticai faaliyet dolayısıyla soruşturma açılmış. Bunlardan 4007’si öğretmen, 195’i doktor, 2’si kaymakam, 11’i de polis. Geri kalanlar çeşitli meslek mensubuymuş.

   Bence bu haber, gazetelerin alt köşesinde, günlük basit bir olay gibi gösterilecek bir haber olmamalıydı. Bu haber aslında gazetelerde manşet olması gereken, herkesi üzerinde düşünmeye ve tartışmaya sevk edecek çok önemli bir haberdir. Ancak, ülke gündemi alışılmamış ve şok edici haberlerle o kadar dolu ki böyle bir haber gündemde kendine yer bulamıyor. Okuyanları bilmem ama bu haber, öğretmenlik mesleğinde 34 yılını Cumhuriyetin temel ilkelerini savunmak ve öğretmekle geçirmiş biri olarak beni çok rahatsız ve huzursuz etti.

  Eğer bu gün ülkede sadece sekiz aylık süre içinde, haklarında Cumhuriyetin temellerini yıkmak için soruşturma açılanların % 70’ i, Cumhuriyeti yaşatmak ve öğretmekle ilgili bir meslekten olabiliyorsa, bu konunun geçmişi ve geleceği ile sorgulanması, incelenmesi, tartışılması gerekmektedir. Bu haberin, Cumhuriyete sahip çıkarak ve irtica ayaklanmasına tek başına karşı çıkmak cesaretini göstererek bu uğurda canını veren bir öğretmenin, Devrim şehidi ÖĞRETMEN KUBİLAY’IN ölüm yıldönümüne yakın zamanda yer alması, onun da kemiklerini sızlatmıştır. Dört bin öğretmen nasıl Cumhuriyete karşı bir hareketin içinde yer almış olabilir.

  Bu konuda sadece öğretmenler için soruşturma açmak yeterli değildir. Bu öğretmenler nasıl bir ortamda yetişmişlerdir. Hangi okullarda kimler tarafından beyinleri yıkanmıştır. Hangi yolla öğretmenlik sıfatını kazanmışlardır. Bütün bunların araştırılması ve öğretmen yetiştiren kurumların bu zararlı etkilerden arındırılması gerekmektedir. Aksi halde bataklığı bırakıp sivrisinekler yok etmekle meşgul oluruz ama sinekler üremeye devam eder.  Bu olay öğretmen yetiştirmenin ne kadar önemli olduğunu, öğretmenliği her gelenin yapamayacağını özel bir meslek olduğunu, tıpkı ordu mensupları gibi özel şartlarda yetiştirilmeleri gerektiğini bir kere daha ortaya çıkarmıştır.

   Köy Enstitülerini ve öğretmen okullarını kapatanların kulakları çınlasın.”

Anlaşılıyor ki 15 Temmuz’un ayak sesleri bundan 16 yıl önce, daha 2000’li yıllarda devletçe duyulmuş ve yasal soruşturmalar başlamış. Bu soruşturmaların sonucu ne oldu bilmiyorum ama geçmiş zaman içinde bu bataklığın kurutulmadığı ve daha çok yaygınlaşarak tüm ülke kurumlarına yayıldığı belli olmaktadır.

2000 yılından sonraki yıllar da konuya gereken önemin verilmediği, hatta bu rejim düşmanlarının daha rahat çalışmaları için ortam yaratıldığı, irticaın tehlike olmaktan çıkarıldığı görülmektedir. Bu aymazlıklar olmasaydı 15 Temmuz faciasını yaşamayabilirdik.

Bizi asıl üzen ise bu gün irtica suçlamasıyla binlerce meslektaşımızın işten el çektirilmesi veya meslekten uzaklaştırılmalıdır. İftiraya ve haksızlığa uğrayanları ayrı tutuyorum ama yine de mesleğimiz adına çok üzücü ve acı verici. Bu durum diğer kurumlarda olduğu gibi öğretmenlik kurumunun da itibarını zedelemiştir. Öğretmenlerin zararlı akımlardan korumak için gerekli önlemleri almak zorundayız.

Öğretmenlerimizin gönül rahatlığı ile çalışabilecekleri ortamı hazırlamak, çocuklarımızın geleceği için, Köy Enstitüleri ve öğretmen oklar birikiminden yararlanarak, öğretmen yetiştirme konusunu yeni bir anlayışla ele almak zorundayız.

Bütün bunlar nedeniyle 2016 öğretmenler günü bana mutluluk vermiyor. Buruk geçiriyorum. Yine de tüm meslektaşlarımın 2016 Öğretmenler gününü içtenlikle kutluyorum.

 

Bu yazı 611 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Konumuz: Anayasa Değişikliği (10)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği (9/b)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği (9/a)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği  (8)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği  (7)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği (6)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği ( 5)
» Konumuz Anayasa Değişikliği (4)
» Konumuz Anayasa Değişikliği (3)
» KONUMUZ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ  (2)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter