28 Nisan 2017 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 9°C
Açık
YAZAR DETAYI
Mesut SARIOĞLU
DUR SEVİM DUUUR YANLIŞ ALARM…
Yazı Tarihi: 06 Ocak 2017 Cuma 07:30

(Hain bir kasabalının itirafları...
Çok paragraflı ACIKLI KOMEDİ
Oku okut, düşmana teslim et ki kasaban iğdiş edilmekten kurtulsun)

Boşuna koşma Sevim. Onlar hiç bi şeycik yapmamışlar. Günahını almışım gariplerin.
Bütün olup bitenler benim kötü fenalığım yüzünden olmuş…

Mesela kasabanın kamyonlarını çalıp ve belediye işçilerini kandırarak kasaba bütçesinden alınan yol malzemesini adamcağızın haberi olmadan sırf hinlik olsun diye ben döşemişim Emin beyin Kırıkköy'deki evine… Adam bunu bildiği için hala yüzü kızarmadan dolaşıyormuş kasabada. Kendime algıdan yol yapayım diye yakmışım adamın başını. Af çıkmasa yanmıştı güzelim adam.
Sonra Mahkeme de yanlışlıkla ceza vermiş adamcağıza. Asıl suçluyu bulduramamışlar onca tanığın Emin beyi işaret etmesinden dolayı…

Lezzet Akademisi benim yüzümden açılmıyormuş aslında. Kasabada benim yaşadığımı öğrenen yemek ustaları "yemin billa o Mesut belası kasabada iken gelmeyiz, korkarız, ya bize kötü, fena bi şey yaparsa, ya yaptığımız yemeklere haddinden fazla tuz atarsa" diyerek red ediyorlarmış.

LOGS'un boş kalması da benim yüzümdenmiş ya onu çok anlayamadım. Galiba ben daha temel atılmadan "burası boş kalır, yazık bu kasabalının 11 trilyonuna" deyip tüm Meclis üyelerini uyarmışım ve bu yüzden lanetim Oto Galericileri Sitesi’nin üstüne çökmüş.
LANETLİ OTO GALERİCİLERİ SİTESİ olmuş o güzelim yer benim yüzümden. Ondan dolmuyormuş orası, yoksa sırada bekliyormuş ülkenin en ileri giden galericileri. Ama ben, ah ben var ya ben.

Çöplerin ortalıkta dağ gibi büyümesinin müsebbibi de benmişim ya Sevim. Adamlar her gün düzenli topladıkları çöpleri, gece yarısından sonra bizim gazetenin aracı ile çöplükten alıp kasabaya geri taşıyormuşum. Meğer ben uyurgezermişim ya be Sevim. Bu algı mevzuu fena halde bilinçaltıma işlemiş ya Sevim...
Tüh bana tühler bana.

Daha söylemediler ama çöpleri almışken dönüş yolundaki LYFA'nın açılır açılmaz çatısını delen de, topraktan ısıtmasını bozan da, sucuklu yumurta fişlerini gece yarısından sonra ıssız ıssız kesen de benim sanırım Sevim.

Düşündüm de başkası olamaz. Kesin benimdir.

Kevser Hanımın "borçlanma geçmezse istifa ederim" şeklindeki delikanlı beyanını yerine getirmek için her gün yazdığı, ama kabul edilmeyen istifa mektubunun tek sorumlusu da benmişim Sevim. Boşuna günahını aldık kadının. Kadıncağızın masa sumenindeki dolma kalemle yazdığı istifa mektupları benim dolma kaleme koyduğum görünmez mürekkep nedeniyle makama ulaşana kadar kayboluyormuş... Emin beyin masası benim yüzümden mürekkebi uçuk istifa mektupları ile doluşmuş. O yüzden adamcağız iş yapamaz olmuş ya be Sevim.

Bi de şey var ya Sevim, hani şu boş salonlara ödenen 143 bin lira. Külliyen benim uydurmammış. O video kaydı ODTÜ'de öğrendiğim tekniklerle, kes, kopyala, üfle yapıştır yaparak ben şey etmişim. İnan bak. Sonra o ödemeler aslında yapılmamış. Yani yapılmış da o iş için yapılmamış. Ben bizim matbaada yeni fatura basıp hayırlı işler için yapılan ödemeleri algı oluşturmak için olgulamışım. Kültür Müdürünü de sunumda hipnotize edip yalan yanlış veriler açıklatmışım kadına.
Zaten İtalya'da yaşayan adamın haftada üç kere Burgaz'da oyun oynaması da salakça bir durum. Bir bunu düşünemediğim için bütün organizasyon battı ya Sevim. İlk oradan yakalamışlar açığımı. Para işine gelince Belediyenin çalıştığı bankadaki kuzenim de banka hesaplarını değiştirmiş.
Baksan ya Sevim biz ailecek teşkilatmışız da yeni haberimiz oluyor.

18 milyona satılan arsa meselesi tamamen benim uydurmammış. Valla ben de yeni duydum. Meğer o arazi değerinin iki katına yani 180 milyona satılmış ama ben encümen üzerindeki müthiş gücümü kullanıp satış miktarının halka 18 milyon olarak açıklanmasını sağlamışım. Kasaya resmen 18 milyon, gölgeli olarak 162 milyon girmiş. Çok paramız olduğunu duyan komşu belediyeler borç istemesin diye şimdilik halktan gizleniyormuş bu durum. Tabi bu para halkımız için kullanılacakmış...
Ölümü gör öyleymiş Sevim.

Bir de katıldık diye üfürdüğümüz ama katılmadığımız uluslararası festivallerin kolpa olduğunu çözmüşler ya be Sevim. Ben dedim ama bizimkilere. Bunlar uzmandır dedim. Photoshop’la yapmayalım. Atlayalım uçağa iki foto çekelim gelelim. Rezil kepaze oluruz dedim. Küba diye gösterdiğim yerin Keşan olduğunu dakkada çözmüş eleman. Bir fotoğraflardaki kızanlarla tarihi bağından, bir de K harfinden şüpheleniyorum. İğneada'ya gitsek çözemezdi bence.
Artık sözün bittiği yerdeyiz Sevim.
İtiraf ediyorum o çocukları da Keşan'ın Kuştepe'sinden yevmiye ile tuttum. Hani o deniz videosu var ya... Atlas Okyanusu diye yuttururuz dedim de kızan cin gibi, Enez olduğunu bir çırpıda çözüvermiş.

Şimdilik bana aktardıkları rezilliklerim ve kasabaya kabus gibi çöken kötülüklerim bu kadar.
Konu üzerine çalışan Kevser Hanım ve vurucu timi yeni bilgiler aktardıkça ben de halka açıklayacağım.
Gerçi bu kadarı benim infazım için yeter ama ben hikayenin sonunu merak ettiğim için, kasabaya kıyıp dişimi biraz daha sıkacağım.

Var ya Sevim benim yatacak yerim yok şerefsizim…

 

Bu yazı 389 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» SAKIN HA SAKIN
» ÇOK DELİYİM ÇOOK!
» DUR SEVİM DUUUR YANLIŞ ALARM…
» KOŞ SEVİM KOOOOŞ... İKİ KERE ÜTMÜŞLER YA MARİ BİZİ…
» BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ! (2)
» İLANEN ALENİ TEBLİĞ
» ORDA KİMSE YOK Dİ Mİ?
» SON "KIL"LANMA TARİHİ
» Değerli Meclis üyem,
» MİSTER TIKAÇ'IN SON GÖSTERİSİ
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter