25 Mart 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 13°C
Açık
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
KÖYE GİDEN PİYANO (1)
Yazı Tarihi: 12 Ocak 2017 Perşembe 07:30

Vapurda geçirdiğimiz ilk günlerde onunla yüz yüze gelmemiştik.

Halbuki kim olduğunu anlamamız için, piyano çaldığı salona bir göz atmamız yeterliydi.

Akşam yemeğinden sonra, kitap okumak veya konuşmak için salonda toplandığımız zaman 30-40 yaşlarında orta boylu bir İspanyol, piyano başına geçti ve gündüz çaldığı parçaları aynı başarısızlıkla çakmağa başladı. Esmer teni, yuvarlak bir yüzü ve içlerinde memnuniyet izleri okunan parlak gözleri vardı.

Yolcular, rahatsız edilmesine çok kızmışlardı. Birden bire içlerinden biri İspanyolca:

"Bu piyanoyu durmadan tıkırdatmanızın bir manası var mı? diye çıkıştı.

İspanyol hemen yerinden kalktı, adamı selamladı ve:

"Affedersiniz, sizi rahat etmek istemezdim." diyerek salonu terk etti.

O akşamdan itibaren İspanyol, diğer yolcuların yanında piyano çalmaya kalkışmadı.

Fakat salonda yalnız kalınca, hemen piyanonun başına geçiyordu. Biri salona girince de derhal yerinde kalkıyordu.

Diğer yolcular, onun biraz aklından zoru olduğunu düşünüyorlar ve kendisiyle konuşmaktan çekiniyorlardı. İspanyol, yemeklerde orta yaşlı bir karı koca ve oğulların yanında oturuyordu. Gemideki yegane dostları da onlardı.

Honduras'a varmadan önce vapurumuz Harana Limanı'na uğradı.

İspanyol, diğer yolcular gibi karaya çıkmadı. Herkes gittikten sonra salona geçti ve akşamleyin yolcular dönünceye kadar durmadan piyano çaldı.

O gece vakit İspanyol, hizmetkarların dairesine geldi, bir müddet etrafına bakındıktan sonra kendisine yaklaşan kamarot İnfante'yi kolundan yakaladı.

 

(Devamı Yarın)  Kaynak: Başarı Öyküleri. Yazar.S. Gündüzalp Sahife, 103-104

 

 

 

YALNIZ FİLOZOF

İnsanlara boş yere bir şeyler anlatmaya çalıştı ve yalnızlık içinde öldü.

Simon BOLİVAR'a hocalık yapmış olan Simon RODRİGUEZ, yarım asır boyunca katır sırtında Amerika'nın yollarında dolaşarak okullar kurdu. Ve hiç kimsenin duymak istemediği şeyleri anlattı.

Neredeyse bütün notları bir yangında kül oldu. Bize ancak bazı sözleri ulaşabildi. Eğitim üzerine ulaşabilen sözleri şunlardır:

"Çocuklardan anlamadıkları her şeyi ezbere tekrarlamalarını istemek, papağanlar yaratmaktadır.

Akla itaat etmeye çalışmaları için çocuklara sorgulayıcı olmayı öğretin.

Ne kıt zekaların otoritesine ne de ahmakların geleneklerine itaat etsinler.

Bilgisiz birini her önüne gelen kandırır.

Hiçbir şeyi olmayan insanı, her önüne gelen satın alır."

 

 

O BİLİYOR

Bir büyük baba, gece torununa bakıyordu. Küçük kızın odasının önünden geçerken onun tuhaf biçimde, adeta saygıyla alfabeyi tekrar ettiği duydu. Torununa ne yaptığını sordu:

Küçük kız, "Dua diyorum." dedi. Ama bu gece tam olarak ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu nedenle sadece harfleri söylüyorum. Tanrı onları benim için sıraya dizecek, çünkü ne düşündüğümü biliyor.

 

 

AKIL VE HIRS

Aklınız ve hırsınız deryalara ruhunuzun dümeni ve yelkenleridir.

Dümenimiz kırılır veya yelkenlerimiz parçalanırsa, ancak çırpınır yahut denizin ortasında duraklarsınız.

Çünkü akıl tek başına hüküm sürerse, bağlayıcı kuvvet olur ve hırs bakımsız kalırsa kendini mahvedinceye kadar yanan bir aleve benzer. Onun için ruhunuzu bırakın, hırsınızın bütün hızıyla aklınızı şahikalara yükseltsin, o da şarkılar fısıldasın.

Ruhlarınız, hırslarınıza aklınızla yol göstersin ki onlar da her gün öldükten sonra dirilerek yaşasın ve ANKA gibi kendi kendilerinin üzerinde yükselsin.

 

ŞEHİTİN ÇOCUKLARINA SAHİP ÇIKIN

İzmir’in kahraman cesur şehidi Fethi SEKİN'in adı sokaklara, caddelere; belki de meydanlara verilecek.

İsim vermek karın doyurmuyor ki!

O şehidin üç çocuğuna sahip çıkmak gerekir…

Babaları ki, bu ülke için canını verdi; bir çok insanın ölmesine mani oldu. Bu çocuklar babasız; onların istikbali ne olacak?

İzmir o çocuklara kol kanat germeli, o çocuklara parlak bir gelecek sunmalı...

İzmir'i biraz bilirim; orada çok güzel okullar, bilhassa kolejler var; peki üç şehit oğluna neden sahip çıkmıyorsunuz? Eğer o çocuklara burs verirseniz büyük bir insanlık örneği vermiş olursunuz.

Her baba gibi şehit polisimizin de çocuklarını iyi okullarda okutmak hevesi vardı. Peki sizler şehit polisimiz öteki dünyada hiç olmazsa çocuklarını düşünmesin, onlara sahip çıkalım düşüncesinde olamaz mısınız?

Bazı okulların şehidimizin çocukları için burs vermek için çalışmalar yaptığını duymuştuk; hani ya kaç gün geçti?

Şu kahpe dünya var ya; İzmir’de hayatını veren Fethi SEKİN kardeşimizin ölümünün birinci günü verilen sözler bir yerine gelebilse..

Verdiğiniz sözleri tutun da Fethi SEKİN şehidimiz "Çocuklarıma sahip çıktılar, helal olsun benim insanıma" desin.

Ah kahpe dünya ah! Bazen gazetede okuduklarım için ve verilen sözlerin yerine getirilmemesi neler getiriyor aklıma, bir bilseniz..

Demek lafla şehit ailesine yardımcı olunmuyor.

Şehidime Yüce Rabb’im cennet yüzü göstersin.

 

CHP'DEN GAZETECİLERE KAHVALTI!

Salı günü günlük köşemin yazısını gazeteme vermeye gittiğimde muhabir arkadaşlar: Necati Hocam, CHP İlçe Başkanı sayın Özgür KAYA gazetecilere sabah kahvaltısı verecek; sen de gelmek ister misin dediler. Malum, "Gazeteciler Günü"

Şimdiye kadar bu tip kahvaltılara hiç gitmemiştin; "Tamam geliyorum’ dedim. Ne de olsa köşe yazarıyız…

Nereye gideceğiz diye sordum...

T- Cafe'de dediler…

Yakınmış, gidebiliriz dedim...

Babaeski'den ve Lüleburgazlı basın mensupları hep beraber kahvaltı masasına oturduk. Başkan sayın özgür KAYA ve yönetim kurulundan bir kaç kişi vardı.

CHP'li başkanımız Sayın Özgür KAYA ülkenin içinde bulunduğu siyasi, ekonomi ve toplumsal olaylardan bahsetti... Gazetelerin demokrasilerde dördüncü güç olduğunu ve bizlere çok değer verdiğini açıkladı... Ve günümüzü kutladı.

Bence Özgür Bey, gazetecilere kahvaltı toplantısını yapmasının kendi açısından yararlı olacağına inanmış.. Bu konuda da haklıdır... Fotoğraflar çekildik hep beraber..

Bizler gazeteciyiz... Tüm partilerin davetlerine icabet etmek gazeteciliğin de görevidir. Günümüz kutlu ve mutlu olsun…

Bu yazı 188 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» EN İNCE AYRINTILAR (2)
» EN İNCE AYRINTILAR (1)
» YAŞADIKÇA(2)
» YAŞADIKÇA (1)
» BİR ÇANAKKALE ŞEHİDİNİN MEKTUBU (2)
» UFO’LAR GİZLİCE BIRAKTI!
» KRAL VE BEN
» ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI (2)
» ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI (1)
» HEPİMİZ KÖPRÜALTI ÇOCUĞUYUZ (4)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter