30 Nisan 2017 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 11°C
Parçalı Bulutlu
YAZAR DETAYI
Mümin DERE
105 YAŞINDAKİ AİLEMİZİN TEMEL DİREĞİ ANACIĞIMIZI KAYBETTİK
Yazı Tarihi: 07 Şubat 2017 Salı 07:32

ANNEM FATMA DERE  1914- 4 Şubat 2017

 

1914 yılında Bulgaristan’ın Kırcaali Sancağı Cebel Kasabası’nın Softalar Köyü’nde dünyaya gelen annem Kırcaali Sancağı Cebel Kasabası’nın Dere Köyü’ne gelin gelerek babamla ilk yuvasını kurmuş bu yuvada 8 evlât dünyaya getirerek dedemle 11 nüfuslu ailemizle birlikte kendi annesini ve babasını Bulgaristan’da bırakarak ailemizle birlikte 1951 yılında Anavatan’daki Lüleburgaz ve Lüleburgaz- Emirali Köyünde iki ayrı evimizde parçalanmış bir aile şartlarında yeni yaşamımızın temellerinin atılmasında büyük rol oynamış, bir evlât da Anavatan’da dünyaya getirerek yaşamının her döneminde insan üstü çabalarıyla canlarına can katarak, yaşam savaşı vermiş fedakâr, cefakar bir ananın eşsiz timsali olmuştur. 

   

Bugünkü gibi fırınlar, hazır ekmek yapıp satmazlar. Bahçede onu da kendisinin kırık kiremit parçaları kullanılarak toprak ve çamurla özel surette yaptığı yarım kubbe şeklinde önü teneke kapakla kapatılan bir “fırın” var. Akşamdan önce fırının içinde yanıcı bir şeyler yakılarak kızdırılır. Değirmende buğdaydan elde edilen un, ağaçtan yapılmış “hamur teknesinde” hamur haline getirilir. Hamur; bakırdan yapılmış kalaylı “ekmek tavalarının” içinde “sacayağı” adı verilen üçgen demirden yapılmış üç ayaklı malzemelerin üzerinde kızgın fırına pişmesi için konulur. Kapısı teneke ile kapatılır. Bir süre sonra içinde hiç katkı maddesi bulunmayan ekmek pişmiştir.

Akşamdan, akşamki ve ertesi günkü yemeği de düşünmek lazımdır. Bu arada ahırdaki hayvanların altını, üstünü, önündeki yemini, suyunu, tuzunu düşünmeden olmaz. Bulaşık, çamaşır, temizlik, dikiş dikmek, bunlar o zaman hep elle yapılan işler.

Koyundan yapak, koyun kırkma makası ile kırkılır. Elde edilen yapak yıkanır. Yapak bu iş için özel şekilde ahşaptan yapılmış yapak tarağında taranır. Taranan yapaktan yapak ipi eğirilir. Eğirilme işi için de hem özel yetenek, hem de “eliği” adında bir aparat olmalıdır. Elde edilen bu yapak ipinden kışlık çorap örülür. Dokuma tezgahında “kilim dokumak” fikri ve becerisi onundur. Bunlar hep elle yapılır. Gündüz tarlada babamla beraber çalışıp akşam eve dönüşte evdeki o akşamki işleri ve bu arada yanında olmayan evlâtlarının da durumlarını hayal etme konusu hep onun işi. 

Her iki tarafta da elektrik, makine, sabit telefon, cep telefonu, radyo, televizyon, otobüs, traktör, kamyon, bisiklet, yok. Her şey beden gücüyle yapılmaktadır.

Hal böyleyken devletimizin bize verdiği krediyi herkesten önce üç yıl içinde ödemişiz. 6 evlât asker edilmiş, 9 evlât evlendirilmiş, 2 tanesi öğretmen yetişmiş, yetmemiş 1961 yılında kendisi de okula gitmiş 46 yaşında “A Bölümü İlkokul Mezuniyet Belgesini” almış.

Bulgaristan’da annemin babası merhum Aziz Üzeyirov; Cebel Kasabası Softalar Köyü’nde ikamet etmekteyken Balkan Harbi’nde askere alınmayıp köyde vefat edenlerin cenaze hizmetlerini yapmak üzere görevlendirildiği annem tarafından ifade edilir. Aynı zamanda marangozlukta sanatkar bir kişiliği var. Annem Fatma DERE de gün gelir dip komşumuz merhum Hafize ÖZÇETİN ile birlikte Lüleburgaz’da babasının yaptığı bu görevi uzunca bir süre yapar.

Bizim için gösterdikleri bu gayretlere nazaran bizim kendilerine yapabildiklerimiz övünülecek kadar olmasa gerek. Sadece şunu ifade etmem gerekirse her ikisinin de sağlık karnesinin benim üzerimden çıkarabilmiş olmayı Tanrım bana kısmet ettiği için sevinmek istiyorum. Onlar için en önemlisi hayatımızı kendimizin alın terimizle kazanıyor olmamız, Tanrımdan başka kimseye muhtaç olmamamız, yegâne sevinci ve arzuları olmalı.

Konuyu bu vesileyle nüfus plânlamasına getirmek istiyorum. Kalabalık bir aile ve çekilen bunca sıkıntılar. Benim şahsen Tanrım bağışlarsa iki evlâdım var. Bir erkek, bir kız. İdeal ölçü. “Bir çekirdek ailede çocuk sayısı kaç olmalı? 1 adet az, 2 adet karar, 3 adedi çok.” 

Anım;

-Ortaokul 1. sınıf yılsonu karnemi aldım. Sınıfı geçmiştim. Bir hafta sonra dip komşumuz çocukluk arkadaşım Hamza’nın daha evvel bacaklarının arasında hassas bölgeleri ileri boyutlarda yanmıştır. Bu yanıkların tedavileri devam etmektedir. Bunun yaralarını beraber açtık, sardık, sarmaladık. Arkasından Hamza bana haydi kahveye gidelim dedi. Ben kahve çocuğu değilim ya, eve gideceğim işim var dedim. Eve geldim. Annem leğende çamaşır yıkamaktadır. Ben de arkasında oturmaktayım. Arkadan ağabeyim (H.D.) gelir.

Yemek ısıtmak için pompalı gaz ocağını yakar. Gazocağı ansızın söner. Ancak kafası ısınmıştır. Bu arada hemen bir komşu kadın Hızır gibi yetişir;

– Gaz ocağı öyle yanmaz!

– Nasıl yanar?

– İspirto dökülerek yanar! Der.

(H.D.) Hemen bir litrelik dolu ispirto şişesini diğer odadan alır. Kızgın gaz ocağının kafasının üzerine döker. Ağzı bana doğru dönük şişenin ağzını bir anda alev alır, alev kütlesi göğsüme doğru sıçrar. Ben hemen yandım diye bağırmaya başlarım. Hemen olayı anlayan sırtı bana dönük annem sedirde bulunan battaniyeyi aldığı gibi benim üstüme çullanarak beni yanmaktan kurtarır. Beyaz alevlerin içinde göz göre göre saniyeler içinde ben epey yanmış olurum.

Annem beni bu vesileyle ikinci defa dünyaya getirmiştir. Amerika’da ihtisas yapmış çok kıymetli bir doktor sayesinde bu yanık yaralarından bir ayda ancak kurtulurum. Görünür yerlerimde yanık izi kalmaz. Kendisine şükran borçluyum

Anım;

Annem babamın 1996 yılında, vefatından sonra benim PVC pencere satıcı bayii dükkânım olmasından cesaretle benden ufak bir çerçevenin yenilenmesini ister. Belki de benden ilk defa kendisi için önemli bir istekte bulunmuştur. Hem de çekinerek. Bunu benden annem değil de bir müşterim istese idi kesinlikle yapamayacağımı söylerdim. Çünkü ev yıkılmaya uğraşmaktadır. Ama ben öyle cevap vermem. Kendi kendime bu çerçevenin hepsi zarar dahi olsa bu çerçeveyi yapmalım şeklinde kararımı vermede gecikmem. Çerçeve yenilenir. Annem yapılan işi beğenir. İyi oldu eri. Bedelini de öder.

Bir iki ay sonra başka daha ona göre önemli sayılan bir isteği gündemdedir. Artık benden cesaret bulmaktadır. Ben ve ustalarıma güvenmeye başlamıştır. Kamyonetim de var.

Kendisinden bana binanın çatısını indirelim, evin bazı eski duvarlarını yıkalım, yeniden yapalım teklifi gelir. Bütün kardeşler annemin bu isteğinin yerine getirilmesinin mümkün olamayacağı hakkında ben de dahil hemfikiriz. Bahçenin diğer köşesine iki göz bir oda müştemilat bina yapılsın görüşü en doğrusu görünmektedir. Ancak ben annemin yanında yer alırım. Bütün kardeşlerime bu işin annemin istediği gibi olmasını kendilerinden isterim. Hesapta olmayanları da hesaba katarak yenileme ruhsatını alırız.

Neticede jet hızıyla evi 15 gün içinde yenileriz. Çatı yeniden yapılıp ve evin içine girilir. Yenilenmesi gereken duvarlar da yıkılıp yeniden yapılır. Kendisi hepimize “Allah razı olsun” diyerek, bizi hayır duasından eksik bırakmaz.

Tek böbrekli babamın da dahil olduğu 12 nüfuslu sınır değiştirmiş parçalanmış bir ailenin hayata hazırlanışında, aile bireylerinin rızklarının temin edilmesinde, eğitiminde, giyim ve kuşamında, askerliğinde, evlendirilmesinde, meslek edinmelerinde yuva kurmalarında, her birinin iyi bir insan olarak yetişmelerinde, torun torbaya karışmalarında, dominant bir anne özelliğiyle, inanılmaz çabalarını durmaksızın sürdürmüş, hayat boyu devamlılık arz eden kullandığı bir ilacı olmamıştır.

Ölüm bir yıl önce 10 gün ara ile esasen 30 yıl önce alınmış safra kesesine giden kanaldan iki defa ağızdan yapılmış operasyon ile taş alınmış, ölümünün 20 gün öncesinde de toplam 20 gün L.B. 1 Numaralı Devlet Hastanesi’nde, Acil Servisi’nde, Uzm. Dr. Ozan Gerenli’nin ve ekibinin denetiminde, gözetiminde tedavi görmüş, kendisine L.B. Devlet Hastanesi Acil Servisinde görevli tüm Acil Servis personelince, başta Uzm. Dr. Ozan Gerenli ve ekibince olağanüstü gayret ve çabaları ile yapılan tedavi ve gösterilen ihtimamdan çok memnun kalmış ve sağlığına kavuşarak taburcu olmuştur.

2 Şubat 2017 Cuma günü saat 23.30’da tekrar L.B. Devlet Hastanesi Aciline annem tekrar intikal ettirildiğinde tekrar hastane tüm imkanları seferber edilmiş, ancak 4 Şubat 2017 Cumartesi günü saat 5.00’te kurtarılamayarak hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Allah rahmet eylesin, mekanı Cennet olsun, Nur içinde yatsın Canım annem.

TEŞEKKÜR:

Annem merhume Fatma Dere’nin vafatı ile ilgili taziye dileklerini bildirmek üzere bizzat evimize gelerek, defin işlemine katılarak, ülkemizin ve dünyamızın dört bir yanından telefon veya mesaj ile arayıp baş sağlığı dileyip üzüntülerini  bizlerle paylaşan, bu acı günümüzde bizimle beraber olduklarını bizlere hissettiren dost, akraba, arkadaş, meslektaş, sosyal medya mensuplarına, annemin vefatına kadar sıcak alakalarını esirgemeyip ellerindeki tüm imkanları olabildiğince kullanan L.B. Devlet Hastanesi’nin tüm personeline, Acil Servisi’nin tüm personeline, özellikle; Dahiliye Mütehassısı Uzm. Dr. Sayın Ozan Gerenli ve ekibine teşekkür eder, hayatta sağlık, mutluluk ve başarılarının devamını diler saygılar sunarım.

 

Bu yazı 588 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» 105 YAŞINDAKİ AİLEMİZİN TEMEL DİREĞİ ANACIĞIMIZI KAYBETTİK
» LÜLEBURGAZ’A BİR FAKÜLTE DAHA AÇILMALIDIR
» LÜLEBURGAZ HAVACILIK VE UZAY BİLİMLERİ FAKÜLTESİ
» MUĞLA İLİ FETHİYE İLÇESİ SEYAHATİ İZLENİMLERİM
» VATANIMIZA MİLLETİMİZE HAYIRLI VE UĞURLU OLSUN
» SOYADI KÜLTÜR OLAN KENT LÜLEBURGAZ- 5
» DÜNDEN DEVAM
» DÜNDEN DEVAM
» RİZE- HEMŞİN, GÜRCİSTAN- BATUM, MUĞLA- FETHİYE SEYAHATİ İZLENİMLERİM
» RİZE- HEMŞİN, GÜRCİSTAN- BATUM, -MUĞLA- FETHİYE SEYAHATİ İZLENİMLERİM...
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter