27 Mayıs 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 17°C
Çok Bulutlu
YAZAR DETAYI
Nedim MENEKŞE
Konumuz Anayasa Değişikliği (4)
Yazı Tarihi: 08 Şubat 2017 Çarşamba 07:27

 ( 9 Madde)

Yaklaşık iki ay sonra ülkemizde bir referandum yapılacak İlk bakışta bir yasa hakkında halkın fikrinin sorulması gibi görünen bu oylamada, Gerçekte ülkenizi rejimi, geleceği oylanacak Bu oylama sonunda ya HAYIR denilerek Atatürk Cumhuriyetine, demokratik parlamenter rejime devam; veya ülke yönetiminin sonu karanlık ve dünyada eşi görülmemiş bir şekilde tek adam yönetimine çevrilmesine, 1923 öncesine dönülmesine karar verilecek

Bu yönü ile HAYIR oyları çok önemli. Bu konuda kişi olarak bilinçlenmemiz, etrafımızdakileri etkilememiz için yasanın aslını bilmemizin büyük önemi var

Bu düşünceyle bu değişiklik (Başkanlık) yasasının tam metnini on bir bölüm halinde okurlarımıza sunmayı uygun buldum.

Bu yasanın yaşantımızdan neleri götürüp,  neleri götüreceğini aslından okuyarak görelim, paylaşalım, çevremizdekilere okuyalım tartışalım ve açıklayalım HAYIR’ları çoğaltalım, pekiştirelim

Yasa maddeleri çok kısa özetlenmiş, esas değerlendirme ve yorumlama okuyucularımıza bırakılmıştır.

MADDE 9- 2709 sayılı Kanunun 105 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“E. Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu MADDE 105- Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir. Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak on beş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir. Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir. Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır. Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı, seçim kararı alamaz. Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona erer. Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır.”

        Bu madde ile Cumhurbaşkanının ceza’i sorumlulukları düzenlenmiştir. Bu konuya ayrı bir madde ile ve ayrıntılı bir şekilde yer verilmesi Cumhurbaşkanının da kolayca yargılanabileceği izlenimi vermektedir. Ancak aslında,  Cumhurbaşkanının yargılanma şartları güçleştirilmekte ve ona bir nevi ömür boyu dokunulmazlık kazandırmaktadır.

               Soruşturma açılmasını teklif için salt çoğunluk (301 oy),  Soruşturma açılmasının kabul edilmesi için (3/5, 360 oy) Yüce Divana göndermek için (2/3, 400 oy) gerekmektedir. Mecliste Bu oylara ulaşmak kolay değildir.  Ayrıca, Milletvekili sayısı arttırılarak bu sayılar yükseltilmiş, sonuç almak güçleştirilmiştir. Ayrıca Cumhurbaşkanı seçiminin genel seçimlerle birlikte yapılması Cumhurbaşkanının partisinin seçimlerde daima avantajlı olması bu maddenin işletilmesini güçleştirecektir. 

             Maddenin son paragrafındaki “Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır”” hükmü Cumhurbaşkanının seçilmezden önce ve görevden ayrıldıktan sonra işlediği suçlar nedeniyle yargı önüne çıkarılmasının yollarını kapamış ve ona ömür boyu mutlak bir imtiyaz ve dokunulmazlık kazandırmıştır.

              Bu hüküm, Anayasamızın 10. Maddesindeki; “Herkes dil ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetmeksizin kanun önünde eşittir.

         Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınmaz.

           Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kamu önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır”  ilkelerine tamamen aykırıdır.

          Bu nedenlerle 9. maddeye de oyumuz H A Y I R’dır…

 

 

Bu yazı 222 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» CUMHURBAŞKANI PARTİ BAŞKANI OLUR MU?
» KONUMUZ:  ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ (11)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği (10)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği (9/b)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği (9/a)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği  (8)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği  (7)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği (6)
» Konumuz: Anayasa Değişikliği ( 5)
» Konumuz Anayasa Değişikliği (4)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter