22 Ağustos 2017 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 20°C
Yağmur
YAZAR DETAYI
Bahri BERBEROĞULLARI
SOKOLLU MEHMET PAŞAZADE KASIM PAŞA’NIN BAŞI SOKOLLU MEHMET PAŞA TÜRBESİ’NDE NAAŞI LÜLEBURGAZ ZİNDAN BABA TÜRBESİ’NDE ÖYLE Mİ?
Yazı Tarihi: 29 Mart 2017 Çarşamba 07:33

  (3)

   İnternetçi Tarih Araştırmacısı ve Koleksiyonerin makalesinde kaynak gösterdiği, Vakıflar Dergisi 41. Sayı- Haziran 2014  tarihli, 97.sayfadan başlayıp, 114. Sayfada biten, Namık Kemal Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim görevlisi Bilim adamı Doç. Dr. Murat Yıldız’ın; “Havsa’daki Şehit Mehmet Paşazade Kasım Paşa Vakfı” makalesi önümüzde. Tabii bizim internetçi Tarih Araştırmacısının dergideki makalesi de önümüzde. Doç. Dr. Murat Yıldız olayı tüm kaynakları ortaya koyarak, bilim adamına yakışanı yaparak, çok geniş belgeleri araştırıp, tarayarak sonunda yine kesin bir yargıya varamadığını itiraf etmekte, en sonunda topu Evliya Çelebi’ye atmış. Evliya Çelebi de özetle:

   “Kasım Paşa Budin valisi iken halka çok zulmederdi. Birkaç kez halk onun zulmünü babası Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa’ya şikayet eder. Her ne kadar yapmakta olduğu zulümden vazgeçmesi için birkaç defa ferman gönderildiyse de o, babasına güvenip bunlara asla aldırış etmedi. Sonunda halk şikayet dilekçesini  Kubbealtı  vezirleri huzurunda bizzat Padişah II.Selim’e arz eder. Onların şikayetini okuyan II. Selim ziyadesiyle öfkelenip, Veziriazam Sokollu Mehmet Paşa’ya” Tiz şu oğlunun halka yaptığı zulmü sona erdir, yoksa ben seni, bir an evvel yok edilmesi gerekenler defterine yazarım” der. Padişahın bu emir ve öfkesinden korkan Sokollu, oğlunun idam fermanını padişahın huzur unda yazıp, güvendiği bir kapıcısına verir ve çok acil gerçekleştirmesi için onu Budin’e gönderir. Süratle hareket eden Kapıcı on günde Budin’e varır, kararı mahkemeye bildirir. Sonra kale kapılarını kapattırıp şehrin ileri gelenleri ile birlikte Kasım Paşa’nın sarayına varır. Kararı yüzüne okuyup, idamını gerçekleştirir. Kesik başını yanına alan kapıcı on gün sonra İstanbul’a varır ve kelleyi Sokollu’ya teslim eder. Divan-ı hümayun’a varan Sokollu oğlunun kesik başını Padişah’ın önüne koyunca, Padişah,”Lala bu baş nedir?” diye sorar. O da başın oğluna ait olduğunu, bir divan toplantısında kendisinin oğlu için “O zalimi yok et” diye emir verdiğini, dolayısıyla hukuktan taş koparan oğlunun başını böyle kopardığını söyleyip dışarı çıkar.”

   Evliya Çelebi Seyahatnamesi III.Cilt 269-270. Sayfalarda: “ Sebeb-i  katl-i Kasım  İbn-i Sokollu Mehemmed Paşa” başlığı altında yazılanlar, Kasım Paşa’nın Lüleburgaz yakınında değil Budin Kalesi’nde öldürüldüğü gerçeğini tarihi belge gösterirken anlaşılan Budin ile Burgaz’ı karıştıran bizim internet Tarih araştırmacısının yazdıkları (!) uydurma mı, yakıştırma mı desek, ne derseniz deyin ama tarihi tahrif ettiği de bir gerçek.

     Okuduğunuz ilginç tarihi olay sonrası Padişah’ın tutumu ne olmuştur? Merak eden okurlarıma anlatayım; Sadrazamın düzen sağlama uğruna oğlunun canına kıymış olmasından suçluluk-pişmanlık- mahcubiyet ve derin üzüntü duyan Padişah, uygulana gelen yöntemin aksine Kasım Paşa’nın mallarına el koymayıp, hepsini Sokollu’ya iade etmiş, o da Havsa’daki Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi’ni oğlu Kasım Paşa adına vakfetmiştir.” olay budur. Rahmetli Şehit Kasım Paşa’nın Havsa ile olan bağlantısını ortaya koyduktan sonra. Hemen burada bir saptamada bulunayım bildiğim kadarıyla Havsa Kaymakamlığı esnasında tarihi yapıları restore ettiren dönemin Kaymakamı Barış Demirtaş yanılmıyorsam kasabadaki tarihi bina ve eserlerin envanterini de çıkarmıştı. Bizim internet Tarih araştırmacısının Edirne’de kolu olduğunu biliyorum. Sorsun bakalım, Havsa Sokollu Mehmet Paşa Camii haziresindeki görkemli mezar taşlarının altında yatanlar kimlerdir? Gelelim bir başka saçmalığa; Demek Zindan Baba Türbesi, Roma-Bizans yapısı tarihi kalenin ana suru değil de, Osmanlı yapısı Lüleburgaz Kervansarayının giriş kapısı öyle mi? Bir süre önce Zindan Baba Türbesi yakınında inşa edilen Müftülük Binası temel kazımında çıkan Roma-Bizans sütunları, objeler de Kervansaray’ın şurası burası öyle mi? Oysa Kervansarayın giriş kapısı olarak Cami tarafından üzerinde kitabe olanı bilirdik. Tarihi belgeler de öyle yazıyor ama demek ki onlar da yanlış yazıyorlar. Dere kenarındaki Kale kalıntısı da bu mantıkla Osmanlı Kervansarayının dış kapısının mandalının bulunduğu giriş kapısı (!)

Sen bu işleri bırak koleksiyonerliğine dön. Koleksiyoner olarak örneğin tuğla koleksiyonu yapsaydın Zindan Baba türbesi yapı malzemelerini, Kervansarayın tuğla ve yapı malzemelerini inceler hangisinin Roma-Bizans, hangisinin Osmanlı-Türk dönemi olduğunu bilir yapı konusunda sağlıklı karar verirdin.   Tuğla koleksiyonu deyip sakın alay ettiğimi sanma ben yapıyorum. Edirne Bayırı, Radar mevkii, aşağıda Şaraphane Yolu, Eski Postane binası, Osmanlı yapıları ile Müftülük Binasının yerinden ve daha sonra şimdi Yılmaz, Dere Mahallesindeki inşaat için kazılan temellerden topladığım her geçen gün zenginleşen tuğla koleksiyonum var. Tuğlacı arkadaşım Hüseyin Aydoğdu da sağ olsun yardımcı oluyor.

 45 yıldır kendi olanaklarımla yaptığım araştırmalarımda; “Lüleburgaz Yaşanmış ama yazılmamış bir Kenttir” sonucuna varmıştım. Bir de Zindan Baba Türbesi önündeki pano, Gazi Ali Bey Camii, Gülşeni Hasan Efendi Camii ve diğer tarihi yerler için uydurulanlarla uğraşmaya çalışırken, demek Zindan Baba Türbesinin tapusu da var ve Sokollu Mehmet Paşa ailesini elinde olduğuna göre bu yapı Roma Bizans yapısı olmayıp, Osmanlı yapısıdır, Sokollu Mehmet Paşa’nın kesik başı Eyüp’te Sokollu Mehmet Paşa türbesinde, naaşı da Lüleburgaz’da. Lüleburgaz tarihi ve tarihi eser ve kişileriyle ilgili onca uydurmalar yetmiyormuş gibi senin bu son savsatan tüy dikti sayın İnternet araştırmacı tarihçisi tabii ciddiye alan çıkarsa.

                                                                        HODRİ MEYDAN!                                                                                   Benim görüşüm; “Yerel tarih önce yerel araştırmacı ve tarihçilerce ele alınıp, sonra ulusal platformlara taşınıp- tartışılmalıdır” Bak internet tarih araştırmacısı, yazdıklarının arkasındaysan başta ZİNDAN BABA olmak üzere Lüleburgaz tarihini; Klasik dönem, Roma-Bizans, Osmanlı-Türk dönemleri, gerekirse onları da içinde dönemlere ayırarak başta sen olmak üzere, bu konuda yazıp kitap yayınlayanlar, sana bravo tarih yazdın diyen goygoycular, zaman zaman kenardan kıyıdan şu prof. bu kitabı deyip konuya limon sıkanlar, gelin kurulacak bir ilim kurulu ve Lüleburgazlıların önünde konuyu tartışalım. Var mısınız? Haydi buyurun…

  Sevgili okurlarım, üç gündür sizlerle paylaştığım Lüleburgaz Zindan Baba ile ilgili yazılarımı yine bir bilgenin sözleri ile sonlandırıp, sevgi ve saygılar sunuyorum.

                                                                                         “Bu ilmin beyanını bir kamil insandan sor,

                                                                                            Canım can haberini can içinde candan sor.”

 

Bu yazı 836 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» SOKOLLU MEHMET PAŞAZADE KASIM PAŞA’NIN BAŞI SOKOLLU MEHMET PAŞA TÜRBESİ’NDE NAAŞI LÜLEBURGAZ ZİNDAN BABA TÜRBESİ’NDE ÖYLE Mİ?
» SOKOLLU MEHMET PAŞA OĞLU KASIM PAŞA’NIN MEZARI NEREDE?
» ZİNDAN BABA
» EĞİTİMLE SİMGE OLMUŞ  ŞEHİR LÜLEBURGAZ !
» 30 AĞUSTOS 1922 SON TAARRUZ
» ‘DRUSİPARA’DAN BÜYÜKKARIŞTIRAN’A’ KİTABI ÜZERİNE
» TARİHİ MEKTEPLER
» ERTUĞRUL KÖYÜ TARİHİ İLKOKUL BİNASI 100 YIL SONRA KÖY MÜZESİ
» ERTUĞRUL KÖYÜ TARİHİ İLKOKUL BİNASI 100 YIL SONRA KÖY MÜZESİ
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter