28 Haziran 2017 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 26°C
Parçalı Bulutlu
YAZAR DETAYI
Mustafa SARIOĞLU
BİRAZ NE?
Yazı Tarihi: 30 Mart 2017 Perşembe 07:29

Kalemi elime aldım ya karmaşık bir ruh halim var.

Yazmak istediklerimi anlatamamak durumundayım.

Baharın kararsızlığı var düşüncelerimde. Bir de ülkemin durumu.

Doğru düşünmekle suç işler olmak bir birine karıştı. Düşünmek bile kusurdan sayılıyor.

Yaşam ezberlerle sürdürülmekte. Daha doğrusu zorlanmakta. Ezberlerimize uymayan durumlarda bocalıyoruz. Karar veremiyor, korkuyoruz.

Eğitim sistemimiz daha doğrusu yaşam biçimimiz yarışmalara dayandırıldığından beri yaşantımız bu. Yaşamın her aşamasında bir yarışma var.

Yarışmalar bir yandan ezberi ve tekdüzeliği getirirken öte yandan toplumsal dayanışmayı da ortadan kaldırıyor. Zira bir yerlere gelebilmek için birilerini geçmek gerek. Geçmek içinse rakip olmak gerek. Durum böyle olunca rekabet dayanışmayı ortadan kaldırıyor. Dayanışma olmazsa yardımlaşma olmuyor. Yardımlaşmanın ve dayanışmanın olmadığı toplumlarda sosyal bütünlük de sağlanamıyor.

Olaylar eğitimin başlangıcında ters başlıyor. Kreş ve anasınıfı öğrencileri beraberliklerinde yarışmalar yaşıyor. Birbirine sarılan çocuklar yok dersliklerde.

Cinsiyet ayırımcılığı sosyal bütünleşmeyi etkileyen başka bir faktör. Kız çocuklarının tesettüre zorlanması ayırımcılığı ana babaların isteğine bırakmak oluyor.

Çocuk kavramı bu uygulamalarla ortadan kalkıyor. Zira cinsiyet ayrımıyla; beraber olması gerekenler parçalanıyor. Artık çocuk olamıyorlar. Kız ve erkek diye ayrı insanlar olup yetişiyorlar.

Bu kökten ayırım daha sonraki yaşantılarında ortadan kalkıyor mu? Hayır. İş yaşantısında da görülür bu. Diğer sosyal olaylarda da.

Siyaset ve günümüz siyasileri bizden olanlar ve ötekiler biçiminde toplumu ayırmadalar.

Dini inanç parçalayıcılığı apayrı bir olgu. Halbuki İslam’da zorlama yoktur diyor kutsal kitabımız. Zorlamanın olmadığı bir dinin mensuplarıyız.

Lakin “Benim gibi düşünmeyen benden değil!” “Benim gibi yapmayan külliyen yanlışta! Hem yaptıkları hem yaşadıkları yanlış” deniyor ve ayırmaktan öte bu insanlar hiçsizleştiriliyor.

Neye baksak, ne yapsak bir ötekileştirme var. Doğal olan, güzel olan yok oluyor. İnsan olmak, sevgi yitirilmede.

Unutmayalım, bu sistemi yaratanlar. Bu yaşam biçimini dayatanlar böyle giderse sadece sizinkiler var olacaklar. Ötekilerin ne olacağını, ne olması gerektiğini düşünüyor musunuz?

Bu yazı 568 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» BİRAZ NE?
» NEVRUZ
» KORKUYORUM!
» YAZI TAHTASI YAŞAMAK VE MUTLULUK
» UTANIYORUM
» SEVSEM Mİ, SEVMESEM Mİ?
» NEVRUZ, GÖBEL, ÖZLEMLERİM.
» ESKİ LÜLEBURGAZ BENDE DEĞİL Kİ
» İSTEMİYORUM
» İSTİYORUM
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter