27 Mayıs 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 17°C
Çok Bulutlu
YAZAR DETAYI
Ali ÖZER
“KADINLARDAN BAHSEDERKEN”
Yazı Tarihi: 03 Nisan 2017 Pazartesi 07:11

“Kadınlardan bahsederken, ananı hatırla” der, bir Fransız atasözü.

Ana deyince, aklımıza ne gelir?

Sevgi, şefkat, fedakârlık, sığındığımız liman.

Doğuran, büyüten, karşılıksız sevgiyle bizi besleyen, o muhteşem insan.

..................................................................................................

Uruguaylı yazar EDUARDO GALEANO’nun , “KADINLAR” kitabını okudum.

Yazar, bu kitabında dünyanın bütün köşelerini dolaşarak, kadınların şahsında bizi, bir insanlık tarihine davet ediyor.

Bunları okuyunca, kadınların sevgi, şefkat ve özverinin dışında tarih boyunca:

Engizisyona, kiliseye, sömürüye, faşizme direnen, kahramanlar olduğunu öğrendim.

Farklı coğrafyalarda, binlerce korkusuz kadın başlarını giyotine vermiş, idam sehpalarına korkusuzca yürümüş, yakılmış, kurşuna dizilmiş.

Dinlerin ve yönetimlerin sömürgeci bakış açılarına karşı gelmişler…

Erkek egemenliğine ve toplumların ikiyüzlü namus anlayışlarına karşı mücadele etmişler.

.......................................................................................................

Yıl: 1951. Yer: Kahire. Nil’in Kızları Birliği, parlamentoyu işgal etmiş…

Amaçları seçme ve seçilme hakkı istemek. Dini liderler buna karşı çıkmış…

“Oy kullanmak, kadını alçaltır ve doğaya aykırıdır,” demişler.

Buna rağmen kazanmışlar. Fakat hükümet,  bu kadın birliğinin siyasi partiye dönüşmesine izin vermemiş. Bu hareketin başkanı  “Doria Şhafik’i” ev hapsine mahkûm etmiş.

O yıllarda bunda hiçbir tuhaflık yokmuş. Çünkü neredeyse bütün Mısırlı kadınlar, ev hapsi hayatı yaşıyor, baba ve kocanın izni olmadan bir adım dışarı atamıyorlarmış… Birçoğu evden sadece üç vesileyle çıkıyormuş.

1-Mekke’ye gitmek için.

2-Kendi düğününe gitmek için.

3-Kendi cenazesine gitmek için.

....................................................................................................

Oysa bizim kadınlarımız, 5 Aralık 1934 yılında Seçme ve seçilme hakkını kazanmıştı.

Kimin sayesinde?

Örnek bir devlet adamı, asker, önder ve bir entelektüel olan Atatürk sayesinde   

Dünya coğrafyalarında, bazı hakları elde etmek için kadınlar çok büyük acılar yaşamış.

Bizim kadınlarımızın çok büyük bedeller ödediğini söyleyemem.

Biat ve korku kültürü bu coğrafyanın kaderi olmuş. Buna da “Hayır” demeliyiz.

Bolivya’da açlık grevlerini başlatan kadın:

“Baş düşman hangisi?

Askeri diktatörlük mü?

Bolivya burjuvazisi mi?

Emperyalizm mi?

Hayır.

Size sadece şunu söylemek istiyorum. Bizim baş düşmanımız korkudur.”

Okumak, bilinçlenmek ve korkularımızı yenmek…

Biat ve kirli kapitalizmin kültürüne de “Hayır” demek.

Her konuda korkmadan “Hayırlar” çoğalırsa kendimizi yenileriz.

Bunun için okumak, biraz da düşünmek gerek.

Farklı coğrafyalara ve farklı kültürlere bakarak…  

 

 

Bu yazı 484 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» “KADINLARDAN BAHSEDERKEN”
» KAYNARCA’DA SU GİBİ AZİZ OLMAK…
» SAYGI VE NEZAKET DİLİ
» HUZURSUZLUK…
» DAVET ALMAK…
» GÖZLERİNE FAR TUTULMUŞ TAVŞANLAR…
» “YANLIŞ HESAPLAR”
» “BİZ DE YANDIK”
» “BİZ DE YANDIK”
» ASUDE YAŞAMAK MÜMKÜN MÜ?
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter