24 Haziran 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 21°C
Açık
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Sinemanın Güzelliği
Yazı Tarihi: 11 Nisan 2017 Salı 07:31

 Sinema, özellikle bizim dönemimizin görsel sanatları tanımasını, sevmesini sağlayan çok önemli bir etkendi, güçtü. Televizyonunda oluşmadığı dönemlerde sinema ile Dünya’yı tanıyor, sanatın güzelliğinin farkına varabiliyorduk. Onun verdiklerinle birçoğumuzda sanat sevgisi gelişti. Televizyonların yaşamımızda yer almadığı çocukluk günlerimizde, bizi yaşamla tanıştıran, hayal dünyamızı genişleten görsel bir sihirdi sinema. Bir edebi eserde yakalayamayacağınız, düşünce zenginliğini, hayallerin şekillenmesini, izlediğimiz filimler de bulabiliyorduk. Geçenlerde yapılan sinema günlerinde izlediğimiz filimler bizleri çocukluğumuzun, güzel anılarına götürdü. Ayrıca belgesel niteliği olan bu filmlerde özellikle İstanbul un yemyeşil, betonlaşmamış şirin görüntüleri, eski günlerin ne kadar değerli olduğunu haykırıyordu. Ayni zamanda insan ilişkilerindeki sıcaklığı, arkadaşlığı ve paylaşmanın güzelliğini ders verir nitelikte yorumluyordu.

  Bizleri sanatın her türlüsünü sevdiren, tanıştıran sinemaydı. Doksanlı yıllara doğru sinemalar yıkılıp, yerlerine iş hanları yapılmaya başlandı. Özellikle yazlık sinemalar hemen hemen hiç kalmadı gibi. Bizim kültürümüzde sinema çok önemlidir. Bizim kuşak bu kültürle yetişti. Sinema salonları insanları bir araya getiren, sosyalleşmesini sağlayan bir buluşma yeriydi. Rahmetli Ayhan Işığın gösterimde yer alan Otobüs Yolcuları filmini sekiz dokuz yaşlarında izlediğimi hatırlıyorum. Trafik sorunu olmayan, boğaz kıyıları sadece yeşilliklerle donatılmış bir İstanbul’u bu filimde tekrar imrenerek izledim. Filmin yönetmeni Sayın Ertem Göreç in dediği gibi, meslektaşlarının çoğunun halka en güzel eserini ortaya çıkarmak gibi bir idealleri vardı. En güzeli sunmak temel hedefleriydi.

Günümüzde sinemaya baktığımızda, popüler kültürün ön plana çıktığını görüyoruz. Hâsılat yapan, gişe rekorları kıran filmlerimiz çok. Ama başarılarını daha çok reklâmın gücünden aldıklarına tanık oluyoruz. Aralarında yetenekli yönetmenlerin filmleri de çok. Ama genel tabloya baktığımızda sinemanın aydınlatıcı, öğretici özelliğini kaybettiğini görüyorum. Yurt dışında ödül alan yetenekli yönetmenler in filmi gösterime girdiğinde, çok seyirciyle buluşamıyor. Zira medya gerekli desteği onlara göstermiyor.

  Eski sinema kahramanlarının hafızalarımızdaki yeri hala güncelliğini büyük bir sevgiyle koruyor. Bir Kemal Sunal, bir Adile Naşit yaşam biçimimize yön veren canlandırdıkları çeşitli karakterleriyle, kalplerimizi sevgi, saygı ışığıyla sürekli aydınlattılar. Bu iki rahmetli sanatçımızın eserlerini, şu an torunlarımız bile ayni heyecan ve ilgi ile izliyorlar. Gerçek sanatın gücü, yıllar geçse de demek eksilmiyor. O dönemlerin çocuklarıyla yapılan söyleşilerin birinde annesi çalışan bir gencin sürekli izlediği, Adile Naşit’i anneannem gibi görüyorum demesi, sanatçının dağıttığı sevgi taneciklerinin büyüklüğünü gösteriyordu.

Biz o dönemde yaşadık Turist Ömer’in fiyakalı

Ve asalet kokan selamının güzelliğini.

Paranın gücünün yetmediğini Kemal Sunal’ın,

Ayhan Işığın filmlerinde gördük.

Hulusi Kentmen’le burma bıyığın zarafetini,

Adile Naşit’le de gülmenin sihrini, ayni şekilde

Yüreğimizi kaplayan mutlulukla ve özlemle izledik.

Yukarıda yer alan dizelerimle, sinema sanatçılarının bizlerde bıraktığı güzel hatıraları aktarmak istedim.

  Aslında denilebilir ki bir toplumu anlamak, yaşam biçimini değerlendirmek için, sinemasına bakmak yeterlidir. Toplumdaki iyi güzel, ilgi çekici, kötü, yanlış, doğru ne varsa, sinemasında da onu görebiliriz. Belki bir fotoğraf kadar gerçek değildir. Bir miktar hayal gücüyle harmanlanmış olsa da gerçeği anlatması yine de güzeldir. Ancak ne olursa olsun, bir toplumun aşkını, acılarını, mutluluğunu, hüznünü, kavgasını sinema perdesine taşır. Sinemada tıpkı bir ayna gibi, bir toplumun bütün yansımalarının beden buluşunu izlersiniz. Kısacası sinema, bir toplumun nefes alışının, yaşayış biçiminin, acılarının, sevgilerinin anlatılmasıdır.

 

 

Bu yazı 278 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Doğamız
» OKUMANIN KEYFİ
» Zeytin Ağacı
» Şimdi Uçurtma Zamanı
» Yaşadığımız Çocukluğumuz
» Ön Yargılarımız
» O Günü Beklemeyin
» Gülümseme
» Bisikletin Gerekliliği
» Hayatımız
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter