21 Ekim 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 12°C
Açık
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
ÇOCUKLARIN ÇOĞU SADECE BİR KEZ DÜNYAYA GELİR
Yazı Tarihi: 14 Nisan 2017 Cuma 07:27

Sen rahmime düşmeden önce seni istedim

Dünyaya gelmeden sevdim seni

Dünyaya gelmeden senin için

İşte sevginin mucizesi bu olsa gerek

 

**           **           **

Anneniz ne zaman ona gereksinim duysanız yanınızdadır. Hem derdinize çare olur, sizi korur, dinler, öğüt verir ve sizi hem fiziksel hem de duygusal olarak besler. Ailen günün 23 saati, haftanın 7 günü ve yılın 52 haftası sevgiyle doyduğundan emin olmak ister. Çok kısıtlı bir süre annemin yanımda olmasına karşın, annem ile ilgili anımsadıklarım bunlar işte. Ama sevgi adına benim için yaptığı fedakarlıkları sözcüklerle dile getirmem yine de olanaksız.

Bir çok Yahudi ile birlikte toplama kampına götürüldüğümce tam 19 yaşındaydım. Hepimiz öleceğimizi biliyorduk. Sonra bir gün toplama kampına annem geliverdi ve beni serbest bırakmaları ve benim yerime kampa kendisinin alınması konusunda onları ikna etti. Annemin bana veda bakışını ve son sözlerini hiçbir zaman unutamam.

‘Ben yeterince yaşadım. O kadar gençsin ki senin yaşaman gerek’ dedi.

Çocukların çoğu sadece bir kez dünyaya gelir. Oysa aynı anne beni iki kez dünyaya getirdi’

 

NASREDDİN HOCA’DAN

*Nasreddin Hoca’nın kayınvalidesi nehirde boğulur. Herkes cesedi akıntı istikametinde ararken Hoca ters yönde aramaya başlar. Sebebini soranlara da der ki: ‘Siz onun ne ters bir kadın olduğunu bilmezsiniz’

*Hoca’nın komşusu ‘Hoca sende kırk yıllık sirke varmış biraz verir misin?’ der.

Hoca: ‘Eğer isteyene verseydim bende kırk yıllık sirke mi olurdu?’

*Hoca’nın diğer bir komşusu ‘Hoca yeni ay doğduğu zaman eskisini ne yaparlar?’ diye sorar.

Hoca: ‘Bunu bilmeyecek ne var kırkıp kırkıp yıldız yaparlar’

*Hoca’nın ziyaret ettiği kasabadaki adam ‘Hemşerim bugün ne günü?’

Nasreddin Hoca ‘Bilmiyorum ben buranın yabancısıyım’

*Gece yarısı Hoca’yı sokakta gören zaptiye, o saatte sokakta ne yaptığını sorar, Hoca’nın cevabı: Uykum kaçtı onu arıyorum.

 

DEĞERLER

Sayın okurlarım bu sahifede yazdıklarım daha çeşitli kitaplardan aldığım alıntılardır. İnanın oca bir kitapta sizlere en iyisini bulmak için belki 100 sayfa yakın yazıyı okuyorum.

Şimdi hep beraber Ahmet Şerif İzgören’in MOKS adlı kitabından çok güzel bir alıntıyı aktarıyorum.

**           **           **          

1950’li yıllar. Japonya’da bir imalathanede 10-15 işçi basit elektrikli aletler monte ediyorlar. Patron o günkü gazeteyi açtığında manşette ABD Sanayi Bakanı’nın açıklamasını görüyor: ‘Japon mallari kalitesiz!’

İşyeri sahibi çok bozuluyor buna işçilere  ‘İşi bırakın toplanın’ diyor ve gazeteyi gösteriyor.

‘Arkadaşlar ülkemizi bombaladılar, şehirlerimizi, yüz binlerce Japon’u yok ettiler, çocuklarımızı sakat bıraktılar. Şimdi de Japon malları kalitesiz diyorlar. Var mısınız, tüm dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu ispatlayalım’

İşçiler bağırıyor:

‘İspatlayacağız’

‘Gidin o aman kapının girişine yazın bunu ve böylece gelen herkes görsün’

Ertesi gün kapıda şu yazar:

‘Tüm dünyaya Japon mallarının kaliteli olduğunu ispatlayacağız’

O imalathanenin adı SONY, patronunun adı da Akio Morita.

Peki şimdi sizlere soruyorum, Japonlar bunu tüm dünyaya kabul ettirdiler mi? Tabii ki ettirdi diyeceksiniz.

Sony’nin hayat amacı 1950’li yıllardan beri değişmedi.

 

 

GÜNÜN SÖZÜ: Akıllı olmak da bir şey değil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır.

GÜNÜN İNCİSİ: Haksızlığa sapıp bütün insanlar seni takip edeceğine, adaletle hareket edip tek başına kal daha iyi.

LAFA BAK: Her insanın hayatında mutluluğa kavuşabilmesi için verilmiş bir saat vardır. İş, o saati kaçırmamakta.

DİLİMİN UCU: Sen sofusun, en dinden dem vurursun

Bana da sapık, dinsiz der durursun

Peki ben ne görünüyorsam oyum.

Ya sen? Ne görünüyorsan o musun?

 

 

CELALİYE KÖYÜ

Çarşamba sabahı Eczacı Mehmet Özalp ile Celaliye köyüne gittik. Mehmet kardeşim oraya ilaçlarını götürecekmiş. Yani halk doktora gitmiş, ayağa hizmet ediyor Mehmet Özalp.

Köye giderken o hep konuşuyor, ben ise buğdaylara ve derelerde su olup olmadığına bakıyorum.

Buğdaylar Allah’a şükür iyi.

Ama derelerde su yok gibi bir şey.

Tatarköy’e gelince hemen sağa sapıyorsunuz ve oradan da Celaliye köyüne varacağız. Daha henüz sapmıştık ki Karayolları işçileri yolları ziftle yamıyor.

2-3 km gittik ki yama bitmiş ama Celaliye köyünün dışına kadar geldik, arabamızı çukurlardan kurtarmak için hep zig-zag çizdik.

Mehmet acaba yamamaya neden buradan başlamamışlar diye de sordum.

-Vallahi doğru söylüyorsun, yola baksana çukur dolu.

Celaliye köyüne giderken yanılmıyorsam 4-5 tane hayvan çiftliği var. Devamlı çevreden süt toplayanlar, üretilen sütlerin büyük kapalı tankerlerle işlenmek üzere fabrikalara giderken mutlaka zorlanıyorlar. Biz taksi ile zorlandıktan sonra…

Belki de yanıldık… Umarım o çukurlar da yamanır.

Köylülerden birkaç kişiye yolun bozukluğunu sorduk.

Yamamaya başladılar. Arabalara dolayısıyla milli ekonomiye zarar dediler.

 

 

NUMARA AÇMAZI

Belediyemiz cadde-sokak-meydanlara isim levhalarını asıyor. İyi de yapıyor. Yenilemek, şehrimizi tanımayanlara kolaylık getirir.

Numaralamaya çok dikkat edilmeli.

Adamın evinin tapusu var. (Daire 6) diye yazıyor. Ama kapı numarası (5) yazıyor.

Mesela benim oturduğum ev tapuda 6. daire diye yazıyor ama kapı numarası 5 dairenin.

Bankadan kredi alacaktı. Tapuyu getirin  dedi banka. Ve bankaya 300 TL yatırın dediler.

Bu ne parası deyince?

Kontrolör gelip evimin durumunu görecek, 15-20 bin TL edip etmediğini kontrol edecek.

Ben hemen 300 TL’yi yatırdım bankaya…

Kontrolör bayan geldi, siz 6. dairede mi oturuyorsunuz. Yani bu oturduğunuz daire sizin mi? Kaç yıldan beri sizin? diye sordu.

-Vallahi 1973 yılından beri burada oturuyorum dedim.

Kontrolör tapuya bakmış daire 6 yazıyor. Tam karşımdaki dairenin kapı numarası 6!

Krediyi de alamadık. Tapudaki numarayı da değiştiremedik. Ve 300 TL’yi de alamadık.

Tapumda 6 numaralı daire benim ama benim kapımda 5 yazıyor.

Bu yüzden biraz dikkatli olun!

Bu yazı 287 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ANNE SEVGİSİ
» AL BUNU PAYLAŞ
» BİZİ TELEVİZYON VE İNTERNET ŞİŞİRİYOR!
» SİSTEM
» BU DEVLET NASIL YIKILIR?
» DOKTOR SEMMELWEİS
» DOKTOR TAVSİYESİ
» POLDEVİ FELAKETZEDELERİNE YARDIM
» TEDAVİNİN EN UCUZU
» EN ÜSTÜN RÜTBE
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter