30 Nisan 2017 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 11°C
Parçalı Bulutlu
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
ÖYLE İNTİHAR EDİLMEZ BÖYLE EDİLİR (2)
Yazı Tarihi: 17 Nisan 2017 Pazartesi 07:40

Çeşitli dönemlerde İstanbul’u bir hamal gibi sırtında taşıyan Galata’nın saatleri ayarlama kulesi olarak görev yaptığı yıllar da olmuştur.

Pek çok noktadan görülebilecek olan ‘siyah zaman küresi’ bayrak direğinden aşağı doğru indirildiğinde, saatin öğle vaktine geldiği anlaşılmaktadır.

Elbette Galata Kulesi, büyük şöhretini Ahmet Çelebi’ye borçludur.

Çelebi’ye teknik bilimlerdeki bilgisi nedeniyle ‘bin fen’ anlamına gelen ‘Hezarfen’ lakabı takılması hiç de tesadüf değildir. Ahmet Çelebi, hayatı, doğayı anlamaya ve yön vermeye çalışmaktadır.

En büyük tutkusu bir kuş gibi uçmaktır. Bu uğurda gecesini, gündüzüne katan Hezarfen hiçbir zorluğa boyun eğmez.

Teknik kapasitesini büyük uğraşlarla elde ettiği Leonardo Da Vinci’nin notları ve gözlemleriyle derinleştirir.

Hezarfen Ahmet, önce Okmeydanı’nda rüzgarın sert estiği günlerde uçuş talimleri yapar. Uzun süre havada kalabileceğini anlayınca Galata Kulesi’ne çıkar. Hezarfen, arkasına lodosu alarak kendisini kuleden bırakır. İstanbul ahalisi havada kuş gibi uçan bu adamı, hayret ve dehşet içinde seyretmiştir. Sultan 4 Murat Han da, Hezarfen Ahmet Çelebi’nin uçuş denemesini At Meydanı’ndaki Sinan Paşa Köşkü’nden izler.

Hezarfen bir kuş gibi süzülür, denizi geçer ve Üsküdar’daki medyana iner.

Murat Han, Çelebi’yi kendisine bir kese altın vererek ödüllendirir.

Ama linden her iş geldiği için onu korkulacak bir adam olarak nitelendirmekten de geri kalmaz. Elbette 4. Murat’ın korkusunu ulema taifesi ateşlemiştir. Böylece Hezarfen’in İstanbul günleri biter. Kanatlarını çıkarıp Cezayir’e sürgün giderken dünya tarihine damgasını vuracağından habersizdir.

Galata Kulesi’nden son uçan Hezarfen değildir. Üstelik kuleden kanat takmadan uçanlar da olacaktır. Kanatsız uçanlar uzak diyarlara göçerler.

DEVAMI YARIN Kaynak: %100 İstanbul Yazar Erk Acarer Sahife: 288-289

 

FARELER

Genelde eski gemiciler bilir. Eskiden gemilerdeki fareleri yok etmek için İngiliz gemilerinde uygulanan bir metottur. Bir fareyi canlı olarak yakalayıp boş bir tenekeye koyarlar ve günlerce aç bırakırlar. Sonra bir gün yakaladıkları küçük bir fareyi bu farenin yanına koyarlar. Günlerce aç kalmış olan fare, bu fareyi yer.

Sonra bir daha bir daha derken yamyam bir fare elde ederler.

Sonra bu fareyi geminin içine salarlar. Şimdi ortada tebdili kıyafet gezen güçlü-kuvvetli bir yamyam fare vardır. Bu fare diğer farelerin yanına rahatlıkla sokulur ve yakaladığını yer.

Böylece gemi farelerden kurtulur.

Bir nesli yok etmek için dışarıdan bir çok yamyam fare içimizde dolaşmakta bizi de yok etmek istemektedirler.

Aman dikkat!

 

 

GÜNÜN SÖZÜ: Büyük kafaların büyük hedefleri vardır, küçük kafaların ise sadece arzuları. Küçük kafalılar talihsizliklere boyun eğer, büyük kafalar talihsizliklerin üstüne yükselir.

GÜNÜN ÖZÜ: Büyük insanların ulaştıkları ve muhafaza ettikleri yükseklik, ani bir sıçrayışla erişilmiş değildir. Onlar, diğerleri uyurken geceleri yukarı tırmanmaya çalışanlardı.

 

OKUDUKLARIMDAN!

1974 Kıbrıs Harekatı’ndan sonra Yunanistan’da ‘Askeri Cunta’ devrildiğinde Avrupa Ekonomik Topluluğu Türkiye’ye Yunanistan’a ve Portekiz’e ‘Gelin başvurunuzu yapın, ortaklık sözleşmesi yapalım’ der.

Yunanistan ve Portekiz hemen başvururlar ve kabul edilirler.

Türkiye’nin başında rahmetli Ecevit ve Erbakan koalisyonu vardır.

Ama koalisyonda görüş farklılıkları olur ve: ‘Onlar ortak olacaklar, bizi Pazar yapacaklar yani bizi Avrupa’nın arka bahçesi yapacaklar, bize domates ürettirip buzdolabı, çamaşır makinesi, diğer elektronik eşyaları satacaklar.

Ama Türkiye başvuru yapmaz. Hele iki büyük kuruluş KOÇ ve SABANCI, hükümete şöyle der: ‘Türk sanayisi yıkılır’

Uzmanlar eğer o zaman üyeliğe başvurmuş olsaydık üyeliğimizin kabul edeceğini söyler.

Yunanistan  o tarihten bu yana (hibe kredi) 198 milyar evro alır.

Eğer Ecevit-Erbakan hükümeti o gün Avrupa Topluluğu’na girseydiler nüfus kesafetine göre alacağımız hibe para 500 milyon evro!

O tarihlerde Yunanistan ve Türkiye’nin kişi başına düşen milli gelirleri aynıydı.

Bugün Yunanistan’ın milli geliri Türkiye’nin üç katı.

Ben Türk işçilerinin akın akın Avrupa’ya işçi olarak gittiklerini gayet iyi hatırlıyorum. Hiç birisi doğru dürüst Türkçe’yi bile iyi konuşamıyorlardı.

Dil bilmeden gittiler oralara. Çocuklarını alıp okullara götürürler. Ama onlara göre okul yok. İşçiler para kazanırlar ama bir tane bankamız yok. Kazandıkları paraları yastık altına koyarlar. İbadet edemezler, din adamı yok. Ve Cemalettin Kaplanlar diye onlarca din adamı çıkar.

Bilhassa kurban bayramlarına yollarda, meydanlarda kurban keserler. Almanlar şok olurlar. Türkler hayvanları yok ediyor diye tüm Avrupa konuşur da konuşur.

Rahmetli Süleyman Demirel Almanya’da ölen Almanya Cumhurbaşkanı’nın cenazesine katılır. Tüm Türk işçileri dertlerine derman olacak çalışmalar bekler Demirel’den.

Ama o, işçilerimizin dertlerini dinlemek yerine…

-Yiyin için, ama Türkiye’yi de unutmayın der.

Yıl 1931… Mustafa Kemal’in bir İngiliz gazetesine: ’60 yıl sonra Rusya 60 cumhuriyete bölünecek’ der. Kaç yılında yıkılmıştı Berlin Duvarı, 1991 yılında. Ve 1936’da Amerikalı general Mc. Arthur’la görüşmesinde 2. Dünya Savaşı çıkacağını, Almanya ve İtalya’nın aynı safta yer alacağını da söyler.

Atatürk’ün söylediği tutmayabilirdi. Ama bir tarafta söyledikleri tutan bir lider, diğer tarafta Türkiye’de 50 yıl liderlik yapmış üç başbakan.

Eğer üç lider geleceği okuyabilseydiler bugün Türkiye çok daha iyi durumda olurdu.

Ama yalnız bu üç lider değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana tüm parti liderleri hep kavga ettiler.

Lider ilerisini gören demektir. Ülkesinin kalkınmasını, insanların mutluluğunu sağlayan insan liderdir.

MOKS: Yardımcı kaynak. Yazar A. Şerif İzgören. Sahife 101-102

 

AFERİN AKP-CHP BAŞKANLARINA

Şu Lüleburgazlı siyasetçileri vallahi billahi tam istediğim gibi insanlar. ‘Sandık anlaşması için söz vermişler birbirlerine.

Ak Parti İlçe Başkanı Tanzer Koç ile CHP İlçe Başkanı Özgür Kaya ortak bir seçim kararı almışlar.

Centilmen başkanlarım benim. Şu karardan sonra her ikinizi de seviyordum ama şimdi sevgim kat kat arttı.

Lüleburgaz sayenizde siyaset nasıl olur, bunun en güzel örneğini gördü.

Hani tüm Türkiye böyle el ele, gönül gönüle birlik olsa. Seçim dediğin böyle olur. Seçimden sonra yine birbirinizin yüzüne bakacaksınız.

 

Bu yazı 142 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» HAYAT ASLINDA NE KISA
» KINALI KUZULAR (3)
» KINALI KUZULAR (2)
» KINALI KUZULAR (1)
» HAYAT BİTİNCEYE KADAR ÇALIŞMAK
» İYİCE DÜŞÜNÜN
» ÖNEM VERMEK
» ANZAKLI ÖMER (3)
» ANZAKLI ÖMER (2)
» ANZAKLI ÖMER (1)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter