26 Mayıs 2017 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 14°C
Parçalı Bulutlu
YAZAR DETAYI
Derya BALLI
ERGENLİK – HÜZÜN ÇAĞI
Yazı Tarihi: 03 Mayıs 2017 Çarşamba 07:44

 Psikanalist, ergen psikiyatristi Talat Parman’a göre ergenlik hüzün demektir. Giden ve bir daha geri gelmeyecek olanın hüznüdür. Giden çocukluktur, cinsiyetsiz bedene sahip olma düşlemidir, anne babayla kurulmuş olan o yoğun bağdır. Hüzün ergenliği boydan boya kat eder ve ona kimliğini verir.

   Ergenlik, çocukluk ile yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir. Adeta ikinci bir doğumdur. Ergen ne yetişkindir ne de çocuktur. Ergenlik psikolojik, sosyal, duygusal, bedensel açıdan büyük bir değişim ve dönüşümün yaşandığı çağdır. Değişiklikler ilk ve hızlı bedende başlar. Kızlar erkeklere göre 1-2 yaş erken olmakla birlikte ergenlik yaşı 12- 20 yaştır. Bireyin genetik ve çevresel faktörlerine göre bu yaşlar değişiklik gösterir.

   Ergenlere göre aile baskıcı, aileye göre de ergen isyancı olarak görülür. Cinsel, sosyal, duygusal, toplumsal kimliğini oluşturmaya ve oturtmaya çalıştığı bu dönemde ergen bir bunalım içindedir. Adeta içinde fırtınalar kopar. Bağımsız olma, kendi kararlarını vermek isteme ihtiyaçları vardır. Kendilerini kanıtlamaya çalışırlar, etraftan güven kazanmaya çalışırlar. Güven verirlerse kendilerine de güvenleri gelir. Daha önceden güvendikleri ve kabul ettikleri her şeyi sorgularlar. Bir binayı yıkıp yerine yenisini yapmak gibi kendi benliklerini inşa ederler.Anne ve baba ideal olma niteliklerini kaybederler. ‘Ben sizden farklıyım, bunu göstermek istiyorum, sizin olmamı istediğiniz kişi değil kendi istediğim kişi olmak istiyorum’ mesajını ailelerine vermek isterler. Yalnız kalma ve mahremiyet arayışları vardır. Birey olarak dinlenmek, önemsenmek, fikirlerinin alınmasını isterler. Arkadaş edinmek onlar için zorunluluktur. Kim olduğunu arkadaş grubu içinde, o gruba ait olmakla özdeşleştirir. Kendini tanımasının bir diğer yolu da arkadaşlarıyla yarışmaktır. Diğerlerinin onu nasıl gördüğüne dair bilgiye çok ihtiyacı vardır. Ergen kimlik bulma araştırmalarında zevklerini, giyim tarzını vs çok çabuk değiştirebilir. Üstüne çeşitli kimlikler giyer, çeşitli modelleri örnek alır ve bunların kendine uyup uymadığına bakar. Ergenlerin en büyük sorunu aileler olduğu için ailelere birkaç tavsiye vermek istiyorum:

  • Onların arkadaşlıklarını destekleyin. Gerekirse eve davet edin ve onları tanıyın.
  • Çocuğunuzu etkin bir şekilde dinleyin. Göz teması kurarak, sadece ona odaklanarak, lafını kesmeden ve bedeninizle ona doğru dönerek..
  • Hislerine ve düşüncelerine önem verin ve bunu ona gösterin. Eğer öfkesini kontrol etmesini istiyorsanız önce siz bunu yapın.
  • ‘Eve geç gelmenden bıktım.’ yerine ‘Geciktiğinde senin için endişeleniyorum.’ diyerek kendi duygularınızı ona iletin.
  • Onunla kavga etmeyin. Baskıcı davranmayın yoksa daha çok inatlaşacaktır.
  • Çocuğunuzun farklı ve kendine özgü olduğunu kabul edin. Çok korumacı olmayın, gereken sorumlulukları verin.
  • Beklentilerinizi çocuğunuza uygun tutun. Koşulsuz sevin, güvenilir olun, destekleyin, ilgilenin.

   Eğer davranış problemleri varsa, aile içi iletişim yeterli değilse, süreci zor geçiriyorsa ve okul başarısı tehlikedeyse mutlaka psikologa başvurun.

Bu yazı 266 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
»  ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞU
» DEPRESYON
» ANNELİK PSİKOLOJİSİ
» ERGENLİK – HÜZÜN ÇAĞI
» TRAFİKTE OLMAK
» ZAFER SENİN OLSUN
» TEOG SINAVI
» YENİ DOĞAN BEBEK PSİKOLOJİSİ
» ÇAĞIMIZIN SORUNU: SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI
» YAŞAMAK…
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter