26 Haziran 2017 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 20°C
Açık
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
O Günü Beklemeyin
Yazı Tarihi: 11 Mayıs 2017 Perşembe 07:35

   Yaşamımızda beklediğimiz özel günler hep olmuştur. Bunlar seyahat etmek, özel eşyalarımızı kullanmak, sevdiklerimize onun ne kadar değerli olduğunu söylemek gibi. Ben en güzel eşyalarımı kendim için hiç bekletmeden kullanmaya çalışırım. Siz de öyle yapın. Çünkü yarın hayatta olamayabiliriz. Ya da sevdiğinizi söyleyeceğiniz kimse olmayabilir. Hani dolabınızda beklemekten küflenen o en sevdiğiniz elbiseniz var ya, onu hemen tüm zarafetinizle giyin. Zira beklediğiniz o özel gün gelmeyebilir. Dolaptan çok sevdiğiniz misafirlerinize sakladığınız çay takımlarınızı da beklemeden hemen çıkarın. O anda en sevdiklerinizle için çayınızı, şayet kimseniz yoksa da kendiniz yudumlayın çayın o güzelliğini. Haydi! Açın nicedir kapalı duran misafir odanızın kapısını ve yıpranır diye korktuğunuz koltuklarınıza gönlünüzce serilin. Odanızda çalmak için önemli konukları beklediğiniz plaklarınızı, müzik cd lerinizi gönlünüzce çalın. Müziğin o coşkun ahengine kaptırın kendinizi. Özel günleriniz için sakladığınız içecek, yiyeceklerinizi gönlünüzce tüketin. Zira sakladığınıza değecek biri hiç gelmeyebilir; sizden değerlisi de bulunmayabilir.

     Çimlerle, yemyeşil doğa ile çağlayan derelerle, en güzel senfoniyi sunan kuşlarla buluşmak için düzgün havayı beklemeyin. Böyle ortamlarda sevdiklerinizle buluşmak için, neşelenmek için pikniklerinizi ertelemeyin. Haftaya giderim deyip hep ertelediğiniz sevdiklerinizin ziyaretini hemen gerçekleştirin. Haftaya orada olmayabilirler. Babanızın elini öpecekseniz, oğlunuzu parka, sinemaya götürecekseniz, sevginizi ilan edecekseniz; şimdi yapın! Söylemeye niyetlendiğinizde, çok geç olabilir. Çok değerli olan yaşamı ertelemeyin. Daha kaç mayıs olacak ki hayatınızda.

     Yaşamı kavrama konusunda başarılı iş adamı Steve Jobs’un son sözleri okumaya değer:

İş dünyasında başarının zirvesine ulaştım. Diğer insanların gözünde, benim hayatım tam bir başarı örneği.
Ancak, çalışmanın yanında mutluluğu çok az yaşadım. Sonuç olarak, zenginlik ve varlık hayatın alıştığım bir yönü oldu.
Şu anda bir hasta yatağında tüm hayatımı gözden geçirirken, kıvanç duyduğum tüm zenginlik ve tanınmanın ölümün karşısında solduğunu ve anlamsızlaştığını anlıyorum.
Karanlıkta bana hayat desteği veren cihazların yeşil ışıklarına bakarken onların çalışma uğultularını dinliyorum. Ölümün nefesinin giderek yaklaştığını hissediyorum…
Şimdi şunu biliyorum; hayatımız için yeteri kadar varlık elde ettiğimiz zaman, zenginlikle ilgisi olmayan konuların peşinden gitmemiz gerekir… Daha önemli olan şeylerin:
Belki dostluklar, belki sanat, belki de gençlik yıllarında kurduğumuz hayaller…
Sürekli olarak zenginliğin peşinde koşmak insanı benim gibi eğri büğrü hale getiriyor.
Kazandığım zenginliği ve varlığı birlikte götüremiyorum.
Birlikte götürebildiğim tek şey sevginin oluşturduğu hatıralarım.
Sizinle birlikte olan, size güç veren ve size yola devam etmeniz için ışık veren gerçek zenginlik işte bu sevgi dolu hatıralar.
Sevgi binlerce kilometre gidebilir. Hayatın sonu yok. Gitmek istediğiniz yere gidin. Ulaşmak istediğiniz yüksekliğe ulaşın. Hepsi sizin kalbinizde ve ellerinizde.
Dünyada en pahalı yatak nedir biliyor musunuz? – “Hasta yatağı” …
Sizin için arabayı sürmesi için bir kişiyi kiralayabilirsiniz. Sizin için para kazanması için bir kişiyi istihdam edebilirsiniz. Ancak hastalığınızı sizin için taşıyacak kimseyi bulamazsınız.
Kaybedilen materyaller bulunabilir. Ancak kaybolduğu zaman asla bulamayacağınız bir şey var – “Hayat”.

Bu yazı 338 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Doğamız
» OKUMANIN KEYFİ
» Zeytin Ağacı
» Şimdi Uçurtma Zamanı
» Yaşadığımız Çocukluğumuz
» Ön Yargılarımız
» O Günü Beklemeyin
» Gülümseme
» Bisikletin Gerekliliği
» Hayatımız
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter