23 Ağustos 2017 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 27°C
Parçalı Bulutlu
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
MURAT HER YERDEDİR (1)
Yazı Tarihi: 16 Mayıs 2017 Salı 07:30

Vlanga Kapısı, Marmara kıyısındaki on dokuz kapıdan biridir. Kapının Bizans dönemindeki bu adı bu olsa da Osmanlı’da değişip ‘Yeni Kapı’ oluyor.

Osmanlı, adını beğenmediği kapıya, semte, diyara ‘Yeni’ deyiveriyor. Bizans döneminde var olan bir kapının, bir daha açılıp yeniden isimlendirilmesi bir rivayete dayanıyor.

4. Murat dönemine ait söylenceye dahil olup yeni kapıyı bir kere de biz arayalım.

Murat, hayatı cephede, savaşta, fetihte geçen hükümdarlardan biri olmamıştır. Henüz çocukluğunda tahta çıkar.

 İmparatorluğun gördüğü en muhteris kadınlardan biri olan annesi Kösem Sultan’ın gölgesinde bir kukla gibi oynatılır.

Sonunda; annesine isyan bayrağı çekenlere, kendisini türlü fesatlara alet edenlere ve onunla bir kukla gibi oynayanlara dayanamayıp deliriverir.

İntikam alınacak avaneyi akıl defterine bir bir yazdıran Murat, azgın, acımasız, vahşi bir cehennem meleği olur.

İşte bundan sonrası, kuralların gün geçtikte sertleştiği uzunca bir kan banyosu dönemidir. Kahve, tütün, afyon, alkol, kahvehane yasaklanır. Ama yasaklar onu kesmeyecektir. Murat’ların dördüncüsü, gözünün üzerinde kaşı olanı darağacında sallandıracaktır.

Her geçen gün daha da çıldıran Sultan, İstanbul’da canı alınacak adam kalmadığında tebdil-i kıyafetle, tebdil-i mekan eder.

Böyle günlerden birinde Üsküdar’a geçer. Karşı kıyıda yeteri kadar adem canı aldığına kanaat ettikten sonra, sarayın yolunu tutmak için bir sandala biner. Tam da istediği gibi bir sandalcıya rast gelmiştir. Adam kayığı meyhaneye çevirip galon galon şarap istiflemiştir. Arkasını rüzgara rastlayıp küreklere asılırken, bir yandan da iri yudumlarla kafasını tütsülemektedir. Üstelik çubuk tüttürüp remil falı da açmaktadır.

Murat, kuşu uçurtmamak için daha da yaklaşır:

‘’Sandalcı; şarap için tütün çektiğin yetmezmiş gibi bir de fal açarsın. Hünkar görürse halin nice olur, bilmez misin?’’

Adam kendinden emin yanıtlar:

‘’Sende hiç akıl yok mu, koca deryada hünkar bizi nereden görecek?’’

işte o vakit Murat’ın maiyetindekiler, adamın gırtlağına çöküverirler. Sultan alacaklı bir ölüm meleği gibi gülerken birden gürler.

‘Murat her yerdedir!’

(Devamı yarın) Kaynak %100 İstanbul. Yazar: Erk ACARER. S.14-15

 

MÜCADELE

Dilimizdeki ‘’oturmak’’ kelimesini ne kadar çok hal ve durumda kullandığımızı hiç düşündünüz mü? Sokakta gördüğümüz bir dostumuza ‘’Bize niye oturmaya gelmiyorsunuz?’’ deriz. ‘’Babanız ne yapıyor?’’ sorusuna ‘’Ne yapsın, evde oturuyor’’ deriz. ‘’Bayramda nereye gittiniz?’’ ‘’Hiçbir yere gitmedik, evde oturduk’’ cevabını veririz. Birinin nerede yaşadığını sormak isterken, ‘’Nerede oturuyorsunuz?’’ deriz. Sokakta gördüğümüz bir dostumuza, ‘’Gel, biraz oturalım’’ deriz. Sohbetlerimizde yıllardır makamlarına oturmuş insanlardan bahsederiz. Güle otura yemek yeriz. Hatipler oturarak konuşurlar. Bazıları, diğerlerinin mal ve mülkleri üzerinde oturmaya çalışır. Emekli olup köşesinde oturmak isteyenler çoktur. Sevdiğimiz birini baş köşe oturturuz.

Ama hayatta kalıcı eserler bırakanlar, köşe minderlerini terk ederek dışarı çıkıp fikirler kazananlar, mücadele edenlerdir.

 

FAZLA SEVİLMEK İSTEMİYORMUŞ

Akılbaba’nın komşusu küçük bir üzgün yanaşıp. ‘’Sevgili Akılbabamız, demiş: Anneme, babama söyle de beni fazla sevmesinler. Senin sözünü dinlerler.’’

Akılbaba, şaşkınlıkla sormuş: ‘’Herkes sevilmeyi ister, sen niçin istemiyorsun?’’ Kız, üzgünce cevap vermiş:

‘’Ben çok sevildiğim için üzülüyorlar. Hem de bir hata yapıp, annemi babamı üzeceğim korkusu ile yaşıyorum.’’

Akılbaba, kızı takdirle okşamış; fazla sevilmekten kurtarmağa söz verip uğurlamış.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Ve her sabah gözlerimi açtığımda kendime o gün ‘’özel bir gün’’ olduğunu söylüyorum. Her gün, her dakika, her nefes, gerçekten bize Allah’ın armağanı.

 

VETERANLAR FUTBOL-BASKETBOL TURNUVASI

Bu yıl 4.’sü düzenlenen Balkan ülkeleri Veteranlar Futbol-Basketbol Turnuvası geçtiğimiz Pazar günü ‘’kupa töreni’’ ile sona erdi.

Geçtiğimiz Cuma-Cumartesi ve Pazar günü oynana maçlardan sonra Sırbistan-Romanya-Bulgaristan-Yunanistan ve Bosna-Hersek ülkelerinin katılımı ile yapıldı..

Lüleburgaz’dan ise Veteranlar Futbol takımı ile Masterler Futbol takımı katıldı..

8 futbol takımı öyle mücadele ile maçlarını yaptılar ki, göremeyenlere, seyredemeyenlere bence çok yazık oldu..

Şuna inanın Lüleburgaz Belediye’sinin yapmış olduğu turnuva hem Balkan ülkelerinde ses getirdi, hem de LYFA’nın ne kadar mükemmel bir spor tesisi olduğunu da böylece ispat etmiş olundu..

Geçen gün bir arkadaşım ‘’Pazar günü gel, hem futbolda, hem de erkek ve bayanlardaki final maçlarını izle deyince:

  • Ya LYFA’ya daha hiç gitmedim. Bu Pazar mutlaka geleceğim, dedi. Çok merak ediyorum...

Bu sefer ben de ‘’oh oh! Lüleburgazlı olacaksınız ve LYFA’ya da hiç gelmediniz’’ dedim..

Evet bu turnuvada son gün yani Pazar günü Lüleburgaz Veteran futbol takımımız diğer finalist olan Romanya Veteran Takımını öyle heyecanlı-kaliteli geçti ki maçın sonunda Lüleburgaz Veteran takımı Romanya Veteran takımını 4-1 yenerek ŞAMPİYON oldu.

Ve turnuvanın bence en güzel maçı ve atılan goller, oynanan oyun kalite doluydu.

Sevgili okurlarım bu tip organizasyonlara yabancı kalmayın. Trakya’nın değil, Tüm Türkiye’nin en iyi spor tesislerine sahip LYFA, bu turnuva boyunca herkes tarafından beğenildi. Hele turnuvaya gelen takımların söyledikleri methedici sözleri duyunca inanın bir Lüleburgazlı olarak göğsüm kabardı.

Hele Cumartesi gecesi Kongre Meydanı’nın yanında bulunan büyük binada misafirler için eğlence tertiplendi. Öyle bir geceydi ki tüm ülkelerin sporcuları sanki asırlık dost gibiydiler.

Belediye başkanımız Sayın Emin Bey’in sözleri ise dakikalarca alkışlandı: ‘’Amacımız Balkanlardaki tüm ulusların kardeşçe, dostça bir arada yaşadıklarını ispat edelim. Savaşa son, barışa ise tüm kalbimizle inanmak ve bunu uzun yıllara yaymak. İşte bu turnuvada bizler bunu başardıysak ne mutlu bizlere’ dedi ve tüm sporcular dakikalarca bu sözleri alkışladı..

Ama benim takımım olan Lüleburgaz Veteranları Futbol takımının şampiyon olması ve son Romanya maçında tüm futbolcularımın gayretlerinin üstünde mücadele etmesi turnuvanın en güzel belirtisiydi.

Bu turnuva futbolu, basketbolu ile gönüllerde taht kurdu.

Tüm futbolcularımı kutluyorum. Hani hep böyle oynasak.

Tüm takımlar Lüleburgaz Belediyesi bu tip turnuvalara gelecek yıllarda da yapacaksa bizler bu turnuvaya çağırılırsak koşa koşa geliriz. Bizlerce Türkiye’de gittiğimiz, katıldığımız turnuvaların en güzelini Lüleburgaz’da gördük dediler.

Bu yazı 236 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» UNUTULAN BİR SAVAŞ: KORE (2)
» UNUTULAN BİR SAVAŞ: KORE (1)
» 18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER GİREMEZ (4)
» 18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER GİREMEZ! (3)
» 18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER GİREMEZ (2)
» 18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER GİREMEZ! (1)
» İSTANBUL’UN TAKSİM PROJESİ (2)
» İSTANBUL ‘ UN TAKSİM PROJESİ 1912 (1)
» ANLAŞTIK!
» ANLAŞTIK!
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter