24 Eylül 2017 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 16°C
Açık
YAZAR DETAYI
Derya BALLI
JOHARİ PENCERESİ
Yazı Tarihi: 31 Mayıs 2017 Çarşamba 07:24

   İletişim, hayatın vazgeçilmezidir. Diğer canlılarla ve bazen kendimizin anlayamadığı sebeplerden bile olsa cansız nesnelerle bir şekilde ve sürekli iletişim halindeyiz. İletişimde olmak bizi hayatta tutar. Sosyal, psikolojik, duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarımızı diğerleriyle sözlü ve sözsüz iletişim kurarak giderebiliriz. Bu nedendendir ki, yıllarca tek başlarına hücreye kapatılan insanlar artık kendileriyle konuşmaya başlarlar ve akıl sağlıkları zayıflar. Her koşulda insan sosyal bir varlıktır. Fakat Johari Penceresi bize unuttuğumuz önemli bir şeyi daha hatırlatır: İNSANIN KENDİYLE İLETİŞİMİ. Ben şuna inanıyorum: ‘Bir şeye inanmak istiyorsanız önce kendinize inanmalısınız. Bir şeyi sevmek istiyorsanız önce kendinizi sevmelisiniz.’ Johari Penceresi iletişimde Kendini Tanıma Penceresi olarak da bilinir. Bu pencereyi kendimiz açısından bilir ve eksiklerimizi kapatabilirsek insan ilişkilerimiz daha sağlıklı olur, böylece iletişim ve kendimizi tanımamaktan kaynaklı psikolojik sıkıntılarımız da kendiliğinden çözülür.

   Johari Penceresi 1955 yılında geliştirilen dört ayrı pencereden oluşan bir modeldir. Bireyin kendisi hakkında bilip bilmedikleri ve diğerlerinin onun hakkında bilip bilmedikleri şeklinde iki boyut kesişerek oluşturulur. Pencereler; Açık alan, Kör alan, Gizli alan ve Bilinmeyen alandır. AÇIK ALAN; kişinin kendisi hakkında bildiklerinin yanı sıra diğerlerinin onun hakkında bildiklerini de kapsar. Etkili iletişim bu alanın geniş olmasına bağlıdır. Bu insanlar birer iletişim ustasıdır, özgüvenleri yüksek, doğal ve rahat kişilerdir. KÖR ALAN; kişinin bilmediği ama diğerleri tarafından bilinen davranış ve özellikleridir. Bu alanı geniş insanlar şüpheci, savunmacı, benmerkezci ve eleştirilere kapalıdır. Kaygı, korku, kıskançlık duyguları gibi duyguları biz fark etmesek de karşımızdaki insanlar anlayabilir. GİZLİ ALAN; kişinin bildiği fakat başkalarının bilmediği ve bilmesini istemediği özelliklerin olduğu alandır. Bu alanı geniş insanlar ise paylaşıma kapalı, içe kapanık, problemlerden kaçınan insanlardır. BİLİNMEYEN ALAN ise kişinin ve de diğerlerinin bilmediği bilgi ve davranışların olduğu alandır. Bu alanı geniş insanlar sır gibidirler. Ne yapacaklarını kendileri bile kestiremezler. Kuralcı, mesafeli ve kapalı kutudurlar.

   Bu dört alanın genişliği ve darlığı zaman içinde değişebilir. Bir pencerede meydana gelen değişme diğer pencereleri de etkiler. En sağlıklı olan önce bu pencerede kendimizi tanımlamak, daha sonra da sorun olduğunu düşündüğümüz yerlerde profesyonel destek almaktır. Psikologlar kişilerin kör alanlarını onlara buldurup açık alanlarını genişletmeye ve kendileriyle ilgili farkındalık oluşturmaya çabalarlar. Açık alan arttıkça gizli alandaki bilgiler de sorgulanır ve o alan da daralabilir. Bilinmeyen alanın daralması ise kendimizin farkında olup davranışlarımızı düşünerek yapmaktan geçer. En sağlıklı olan açık alanımızın olabildiğince geniş, diğerlerinin ise dar olmasıdır. Kendini Tanıma Penceresini kendinize uyarlayıp yapıcı eleştirilere açık olduğunuzda hayatınızda iletişim problemlerinden kaynaklanan çatışmaların azaldığını göreceksiniz.

 

Bu yazı 395 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ÖFKE KONTROLÜ
» OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU
» ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ
»   KURBAN BAYRAMI PSİKOLOJİSİ
»  ARADIĞIMIZ İLİŞKİ
»  KAYGIMIZI ÖNLEMEK
» ÇOCUKLARA ÖLÜMÜ ANLATMAK
»     ALZHEIMER OLAN KİŞİYE YARDIM ETMEK
» ÇOCUKLARIMIZI KORUMAK 2
» ÇOCUKLARIMIZI KORUMAK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter