20 Kasım 2017 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 8°C
Kapalı
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
KADIN GİBİ KADIN OL (2)
Yazı Tarihi: 24 Haziran 2017 Cumartesi 07:19

HÜRREM’İN AŞKI

Dün yazımdaki Hürrem Sultan’ın eşi Kanuni Sultan Süleyman’a olan sevgisini iki günde sizlere yazacağım...

Hürrem, Kırım Tatarları tarafından Rusya içlerine yapılan bir savaşta, on yedi yaşında esir edilen LEH asıllı genç bir kızdır. Kırımlılar tarafından Osmanlı Sarayına hediye edilmiştir.

Yalnız, Hürrem’in sarayda fazla barınamayacağı düşünülür. Çünkü Hürrem diğer cariyeler gibi yumuşak başlı değil, hırçın ve dik başlıdır.

Yurdundan, ailesinden ayrı düştüğü için isyan eder, haremde her gün isyan çıkarır.

Hürrem’in yaptıklarını Kanuni duyunca onu görmek ister.  Kanuni o zaman 26 yaşındadır. Hürrem derdini ona da anlatır. Daha ilk görüşmelerinde Kanuni onu beğenir, daha o hafta Hürrem Kanuni’nin gözdeleri arasına girer.

Hürrem güzeldir ama sarayda öyle güzel cariyeler vardır ki, o onların yanında sönük kalmasına rağmen nasıl olup da Kanuni’nin gözdesi olur, herkes ona şaşırır.

Oysa Hürrem güzelliğiyle değil, aklıyla padişahın dikkatini çekmiştir.

Sarayda bu dik başlı kadın, Kanuni’nin yanında bambaşka bir kadın olur.

Hürrem, Kanuni’yi öyle etkilemiştir ki herkes onun, padişaha büyü yaptırdığından bile şüphelenir.

Oysa Hürrem’in büyüye ihtiyacı yoktur; çünkü Hürrem sözlerin büyü etkisi yaptığını bilir. Zira en güzel kadın bile, ağzından çıkan sözlerle çirkinleşebilirken, en çirkin kadın ağzından çıkan sözlerle, çekici, alımlı bir kadın olabilir.

Acaba Hürrem Kanuni’yi nasıl etkilemiş?

Hürrem giyimini saç modelini bile kocasının ruh durumuna göre ayarlayan bir kadınmış. Kanuni neşeliyken daha fazla şüphelenip cıvıl cıvıl konuşurken, Kanuni sıkıntılıyken daha sade giyinir, daha sakin davranır ve tane tane konuşurmuş. Kanuni gergin olduğunda hiç bir konuyu gündeme getirmeyip onu sakinleştirirmiş. Kanuni’nin ona olan düşkünlüğünü bildiği için, canı sıkıldığında naz yapar, küser;ama asla şımarıp saygısızlık etmezmiş.

Hürrem, hiçbir şeyi Kanuni’ye zorla yaptırmazmış.

Zaten zorla yaptırması mümkün olmazdı. Hürrem’in metodu, istekleri konusunda acele etmemek, zamana yayarak yavaş yavaş eşini telkin etmek olmuş.

Bir süre sonra Kanuni o düşünceyi artık benimsemiş ve kendi düşüncesi olarak uygulamaya başlamış.

-Sabır isteyen ustaca bir metot.

Hürrem yanındayken etkilemeyi başardığı sevgili eşi, uzak yerlere sefere gittiği zaman sevgileri soğumasın diye Kanuni’ye sürekli aşk mektupları gönderirmiş:

-Aşk mektuplarında neler mi yazarmış...

Bayram sonrasını bekleyin… Mektuplara hayran kalacaksınız.

 

HER ŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR

 

Azerbaycan temsilcisi İbrahim Abilof, Gazi Mustafa Kemal Paşa’yla birlikte cepheyi ziyaret etmişti: Abilof, bir ziyareti sırasında:

“Düşmanın zulmüne niçin bu kadar sabrediyorsunuz? Böyle bir orduya sahip olduğunuz halde, neden onları denize dökmüyorsunuz? demiş.

Mustafa Kemal Paşa ise:

“Acele etmeyin, her şeyin vakti var. Allah’ın ismiyle bizde işimizi yapacağız.”

Yanıtını vermiştir.

(Ahmet NAFİZ, İskenderiye Vadi Elni) Gazetesi. 18 Haziran 1922

 

FIKRA

 

YEYE DÜŞTÜ

Rahibin biri hastaları tedavi ettiğini söyler.

Biri sakat, diğeri “r” harfini söyleyemeyen iki kişi gelir.

Rahip onları perdenin arkasına alır ve birkaç duadan sonra bağırır:

“Oğlum önce sağ, sonra sol koltuk değneğini at!”

Çocuk atar, Rahip tekrar bağırır:

“Sen de yüksek sesle konuş!”

Ses yok. Rahip bir daha seslenir.

Çocuk:

“Diğey çocuk yeye düştü, onu kaldıyıyoyum!”

 

FIKRA

 

ALTIN

Ömrünce etrafını sıkıntıya sokmuş kuyumcu ölüm döşeğinde papaza sorar:

“Sizce altınlarımı gittiğim yere götürebilir miyim?”

Papaz kafasını sallar;

“Hiç zahmet etmeyin, erir.”

 

CAVİT DEDEOĞLU FUTBOL TURNUVASI!

Bundan iki yıl evvel ilk defa yapılan Belediyemizce düzenlenen ve ismi ‘Sabri Doğrugiden’ olan futbol turnuvasının birincisini yapmıştık.

Geçen yıl da benim adıma, ‘Necati Kayhan’ futbol turnuvasını da yapınca bu turnuvalar artık gelenek haline geldi.

Bu yıl üçüncüsünü yapacağımız ve adını Yeşilovaspor’un eski futbolcularından, ağabeyimiz, canımız sevgili futbol ustamız ‘Cavit Dedeoğlu’ koyduğumuz futbol turnuvasını yapacağız.

Bu yol rekor sayıda futbol takımı müracaat etti. Tam 38 futbol takımı.

Şimdi bunların bir kısmını turnuvaya alıp geriye kalanları futbol dışına itmeye belediye başkanımız Emin Halebak rıza göstermedi. Tüm 38 takımın da turnuvaya katılmalarının daha doğru olacağı söyledi.

Bu yönde haklılar da…

O zaman yapılacak iş, bu 38 takımı eleme usulü ile maç yaptırmak ve takımın yarısını elemek… Geri kalan takımlar da gruplara ayrılıp maçlarına devam etmesi.

Bu arada elenen futbolcuların da elenmeyen takımlara gitmesine izin vereceğiz.

Tabii bu esas toplantıda belirlenecek. Ben bunları toplantı olmadan yazıyorum.

Ama bu yöntemi, heyetimizdeki arkadaşlarımızla ön görüşme yaparak kabul ettik.

Karar yine Perşembe akşamı toplanacak olan genel kurulda. Bence bu kadar takımla turnuvalara katılırsak, maçlarımız ancak Eylül ayında biter.

Daha şimdiden hayırlısı olsun tüm takımlara. Belki Lüleburgazspor’a veya diğer takımlara da futbolcu transferi atmosferini yaratmış olacağız.

 

BAYRAM YAKLAŞTI!

Ben her gün 6,5 saat uğraşarak bu yazıyı hazırlıyorum. Ertesi sabah gazeteme teslim ediyorum. Orada bu yazılar belli bir ortamda bilgisayarlarda yazılıyor ve gazetemiz ertesi gün dağıtılmak için hazırlanıyor.

Perşembe günü arkadaşım, tarihçi, araştırmacı Bahri Berberoğulları ile İstanbul Caddesi’ndeki kalabalığı görünce her ikimizde anlaşmış gibi;

‘Şu kalabalığa bakın, Emin bey bu yolu böyle yapmasaydı bu kalabalığı görebilir miydik? Helal olsun’ demekten kendimizi alamadık.

Bugün Perşembe, Cuma ve arife Cumartesi günleri tüm dualarım, temennim esnafımızın elindeki malları tüketmesidir.

Ramazan bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Ve milletimi bu terör belasından kurtulmasını diliyorum.

Ülkemizi yangınlardan, depremlerden, sel felaketlerinden koruması için Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

Yüce Rabbim hepimize sağlık, sıhhat ve uzun ömürler ihsan etsin.

Hastalarımıza şifa, ölülerimize de cennet yüzü göstersin.

 

 

Bu yazı 429 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ANNE SEVGİSİ
» AL BUNU PAYLAŞ
» BİZİ TELEVİZYON VE İNTERNET ŞİŞİRİYOR!
» SİSTEM
» BU DEVLET NASIL YIKILIR?
» DOKTOR SEMMELWEİS
» DOKTOR TAVSİYESİ
» POLDEVİ FELAKETZEDELERİNE YARDIM
» TEDAVİNİN EN UCUZU
» EN ÜSTÜN RÜTBE
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter