24 Eylül 2017 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 16°C
Açık
YAZAR DETAYI
Derya BALLI
GÖRMEZDEN GELMEK
Yazı Tarihi: 05 Temmuz 2017 Çarşamba 07:42

                                                                 GÖRMEZDEN GELMEK

   İnsanoğlunun en büyük korkusu nedir? Diye sorsam size her biriniz çok farklı cevaplar verirsiniz. Çünkü korku aslında kişisel bir şeydir. Kimimiz en çok yılandan, kimimiz en çok palyaçodan korkarız. Fakat yüzyıllardan beri düşünürlerin de söylediği tek bir genel korku var: “Yok Sayılmak, Görmezden Gelinmek.” İnsanlara verilecek en büyük ceza da görmezden gelmektir.

   Görmezden gelişmek aslında sosyalleşme ihtiyacı olan insanlar için manevi bir çöküş yaratır. Bir insanı psikolojik olarak derinden yaralamak için bu yöntem kullanılır. Çoğumuz farkında olmadan bunu yapıyoruz belki de... Sevgilinize ya da anne-babanıza kızdığınızda hemen telefonları kapar ya da onun sorularına cevap vermezsiniz. Çünkü onun varlığını görmüyor gibi davranarak onu incitmek istersiniz. Ya da sizi sevdiğini ısrarla söyleyen ve bundan rahatsız olduğunuz kızı/erkeği hemen sosyal medyadan engeller, telefonlarını yok sayar ve onunla iletişimi kesmek istersiniz. Çünkü onun orada olduğunu unutmak sizin için en kolay çözümdür. Fakat bunu yaptığınızda karşınızdaki kişiyi düşündüğünüzden de daha fazla yaralıyor olursunuz. Sırf kendini sevdiğine fark ettirmek için sahte hesap açan bireyler mi dersiniz yoksa intihar mektubuyla kendi canına son vermek isteyenleri mi? Sadece tek bir selam ya da tek bir hareket onları kuyudan yukarı çekecekken varlıklarını kabul etmeyince birer dipsiz kuyu oluverirler.

   İnsan bu dünyaya var olmak ve varlığını kanıtlamak için gelmiştir. Varlığını kabul ettirmek bir insanın hayatta en çok yapmak istediği eylemdir. Bu bebekken ilgiyi üzerine toplamakla kendini gösterir, büyüdükçe kendi cinsinden arkadaşlarıyla yarışmaya dönüşür. Daha ileriki yaşlarda yani ergenlikte öncelikle kendini anne-babasına ve dünyaya kanıtlamaya ve birey olarak evrende bir farklılık yaratarak dikkatleri üstüne çekmeye çalışır. Romantik kız-erkek ilişkilerinde ise ancak bizim varlığımızı gören, kabul eden ve varlığımızı göz bebeğinde gördüğümüz kişilerle ancak ciddi bağlar kurabiliriz.

   Anne-baba Ve öğretmenlere çocuk psikolojisini anlatırken de aslında üzerinde durduğumuz en önemli nokta budur. Fark edilmek istenen çocuk “Beni fark edin.” Mesajını vermek için sonu kötülük ve zarara varan her yola girebilir. Bu yüzden çocukları hamilelik döneminden beri sevmenin yanında önemsemeye ve ilgi göstermeye başlamalıyız. Onların en ufak başarısını bile takdir etmeliyiz. Ergenlikte de en büyük sorun “birey olduğunu kabul etmek “tir. Çünkü yaptığı her hareketin sonucu “Beni birey olarak kabul et.”e çıkar. Çocuğunuzun adam gibi yetişmesini istiyorsanız ona adam gibi davranmalısınız.

   Aynı zamanda romantik kız-erkek ilişkilerinde de sizin varlığınızı önemseyen, sizi olduğunuz gibi kabul eden insanlarla olmalısınız yoksa derinden gelen bir sızıdan kurtulamazsınız. Varoluşunuzun sızısı...

 

 

Bu yazı 290 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ÖFKE KONTROLÜ
» OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU
» ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ
»   KURBAN BAYRAMI PSİKOLOJİSİ
»  ARADIĞIMIZ İLİŞKİ
»  KAYGIMIZI ÖNLEMEK
» ÇOCUKLARA ÖLÜMÜ ANLATMAK
»     ALZHEIMER OLAN KİŞİYE YARDIM ETMEK
» ÇOCUKLARIMIZI KORUMAK 2
» ÇOCUKLARIMIZI KORUMAK
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter