20 Kasım 2017 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 7°C
Yağmur
YAZAR DETAYI
Nedim MENEKŞE
KÖY ENSTİTÜLÜLER (2)
Yazı Tarihi: 23 Ağustos 2017 Çarşamba 07:26

FAKİR BAYKURT

                                                                                         

(Isparta Gönen Köy Enstitüsü)

1929-11 Ekim 1999

IŞIKLI BİR DAĞIMIZ

Fakir Baykurt, 1929 yılında Burdur ilinin Akaçaköy'ünde doğmuş. İlköğrenimini kendi köyünde, orta öğrenimini sınavla seçilerek alındığı Isparta-Gönen Köy Enstitüsü'nde yapmıştır. 1946 yılında ilkokul öğretmeni olmuş ve beş yıl köy öğretmenliği yaptıktan sonra, yüksek öğrenim yapmak için Gazi Eğitim Enstitüsü Eğitbilim bölümüne girmiştir. Yüksek öğrenimini burada yapan Fakir Baykurt, uzun yıllar ilköğretim müfettişi olarak çalışmıştır.

Asıl adı Tahir'dir. Halkımıza, özellikle köylümüze olan büyük sevgisi yüzünden "Fakir" adını sonradan almıştır.

Yaşamı boyunca çok çalışkan ve üretken bir insan olan Fakir Baykurt, okuduğu kitaplar ve yazdığı yazılarla daha enstitü yıllarında dikkatleri üzerinde toplamaya başlamıştır. 1960 ve 1970'li yıllara gelindiğinde, edebiyat alanında verdiği yapıtlarla, üstlendiği sendikal hizmetlerle adı ve ünü ülkemiz sınırlarının ötesine taşmıştır.

Enstitülü bir eğitimci ve ünlü bir yazar olan Fakir Baykurt, müfettişlik yıllarından başlayarak sık, sık Bakanlık emrine alınmış ve haksız atamalara maruz kalmıştır. 12 Mart 1971 döneminde de TÖS genel başkanı olarak tutuklanmış ve yargılanmıştır. Mahkemede aklanmasına karşın, yakasını bu tür baskı ve cezalandırmalardan kurtaramamıştır. 1972 yılında Ankara dışına yapılan bir sürgün ataması yüzünden istifa etmiş ve kendi isteği ile meslekten ayrılmış, 1980 askeri harekâtından sonra da yurt dışına gitmiştir.

Bir süre yurt dışında kalan Fakir Baykurt tekrar yurda dönmüş, yazdığı yazılar ve kitaplarıyla ürün vermeyi ömrünü sonuna kadar sürdürmüştür. Hastalanınca tedavi için tekrar yurt dışına giden Fakir Baykurt 11 Ekim 1999 tarihinde tedavi gördüğü Almanya'da vefat etmiştir. Cenazesi üç gün sonra yurda getirilerek sevenlerinin oluşturduğu büyük bir kalabalıkla İstanbul'da toprağa verilmiştir.

Fakir Baykurt, Toplumcu sanat görüşüne sahip bir edebiyatçıdır. Yapıtlarında hep ülkemizin ve halkımızın gerçeklerini yansıtmıştır. Bu yüzden öykü ve romanları hep ilgiyle karşılanmış ve çok sevilerek okunmuştur. "Yılanları Öcü", "Tırpan", "Can Parası, "Sınırdaki Ölü"" gibi kitapları büyük ödüller kazanmış ve bazılarının filmleri yapılmıştır. Baykurt, Türk edebiyatı ve kültür hayatımıza makale türü birçok yazı ve otuzun üstünde yapıt kazandırmıştır.

Anadolu özünden çıkmış, bir edebiyat adamı olarak Fakir Baykurt kendi sanat görüşünü şöyle açıklamaktadır:

"... Bir edebiyatın güdümlü olması, yani sorumluluk yüklenmesi ayıp değildir. Ayıp olan sorumsuzluktur. Sanatın gereklerini gözden kaçırmadan bunu yapabilen edebiyatçıya kimse kusur bulamaz. "bu öyle bir gönüllü sorumluluk"tur... Riski çoktur, alkışı azdır, başarı oranı da azdır bu tür edebiyatın. Ama bir de başardın mı tadına doyum olmaz. Attığı yerden çok uzaklara düşer o başarının ok'u. Çakıldığı yerden çok derinlere iner kazığı... Dediğim gibi giren girer, giremeyen girmez buna (

 

 

Bu görüşe dayalı öykü ve romanlarıyla usta bir yazar olan Fakir Baykurt, örgütçü bir eğitimci olarak sendikacılık yaşamında da çok etkin ve başarılı bir lider olmuştur.

Fakir Baykurt 1966 yılında (TÖS'ün,) Türkiye Öğretmenler Sendikasının başkanlığına getirilmiştir. Başta, anlaşmazlık yüzünden, başkanlık görevinden istifa ederek küçük bir ara vermişse de TÖS'ün ilk ve son genel başkanı olmuştur.

Ülkemizde bu yıllar, özellikle 1966'dan sonra TÖS'e bağlı öğretmenler üzerinde şiddetli baskıların kıyım derecesine ulaştığı yıllardır.

Bu dönemde birçok öğretmen haksız suçlamalar altında kalmış, can ve mal varlığına kadar zarar görenler olmuştur. Bu baskı ve kıyımlar TÖS tarafından şöyle gruplandırılmıştır:

*Yöneticilik görevini üzerinden almak, *Kovuşturmalarla sürekli tedirgin edilmek. *Çevresindeki fanatikleri kışkırtarak dövdürmek. *Örgüt ve toplantıları bastırmak, yağma ettirmek. * Din düşmanı göstererek halkla arasını açmak. * Aylık ve ücretlerini kısmak. *Bir uzvunu kestirmek, öldürmek, sürgün etmek gibi. Bunlar TÖS tarafından çoğunlukla saptanmış, yer, tarih ve kişi adlarıyla birlikte belgelenmiştir (*)

Bu haksız uygulamalar karşısında kalan TÖS, bir yerde siyasi iktidarla savaşırken, bir yandan da, hem tüm öğretmenlerin özlük haklarını korumaya, eğitimi çağdaşlaştırmaya, hem de kıyıma uğrayan öğretmenlere olanakları ölçüsünde para, sağlık ve hukuk yardımlarında bulunmaya devam etmiştir.

Fakir Baykurt'un genel başkanlığı döneminde, yapılan önemli bazı yayımlar yanında, sendikal eylem ve etkinlikler olarak çok büyük adımlar atılmıştır. Bunları sıralayacak olursak:

*4-8 Eylül 1968 tarihinde yapılan devrimci eğitim şurası. *2-15 Şubat tarihinde yapılan büyük eğitim yürüyüşü. *7 Temmuz 1969 tarihinde yapılan ve çok acı ve üzücü olaylarla sonuçlanan Kayseri TÖS kurultayı. *15-18 Aralık 1969 tarihinde Türkiye genelinde gerçekleştirilen büyük öğretmen boykotu.

Bunlar TÖS'ün eğitim, sendikal ve siyasal tarihimizde izleri kalan eylemleri ve büyük etkinlikleridir.

Bu gün tarihe geçen bu hareketler karşısında, TÖS içinden, genel başkan olarak Fakir Baykurt'un ve sendika olarak TÖS'ün daha ileri gitmesini engellemek isteyenler olmuştur. Bu karşı grup tüzüğe dayanarak özellikle devrim için eğitim ve siyasal sendikacılık isterken, genel başkan Fakir Baykurt ise sürekli olarak eğitim için devrimciliği ve Atatürkçü Anayasal devrimci sendikacılığı savunmuştur. Görüşleri:

1-".... Devrimci eğitimin temeli Atatürkçülük ve Anayasa devrimciliğidir... Atatürk'ün ömrü birçok altyapı devrimlerini yapmaya yetmemiş, bu ödevi kendisinden sonraki devrimcilere bırakmıştır. Burada öğretmenlere düşen devrimci ödev, halkı ve çocukları uyandırmaktır.(7.7.1969 F.Baykurt Açış konuşması)

2-".Hiçbir sendikanın iktidara geldiğinde, yabancıları yurttan attığını, köklü reformlar yaparak antidemokratik engelleri ortadan kaldırdığını, kalkınmayı başardığını bilmiyoruz. Bu eylemleri, siyasi parti halinde örgütlenmiş halk başarmıştır. Sendikalar bu eyleme bilinç ve eğitim katkısı yapmak suretiyle yardımcı olabilirler. Sendikalar partilerin yan kuruluşları değildir. Bunu açık ya da örtülü olarak benimsenmesi, bir sendikayı ikiye bölebilir. Halkı kurtuluş ve kalkınmaya doğru uyandırır ve bilinçlendirirken, bunu gelecek seçimleri için değil milletin geleceği için yapmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde sendikalar başka örgütlerin yan kuruluşları durumuna düşerek üyelerini ve etkinliklerini yitirirler.

 

Fakir Baykurt, 12 Mart 1971 sıkıyönetim Mahkemesinde de TÖS’ü ve kendisini bu görüşlerle savunmuş ve aklanmıştır. O, yürekli bir aydın ve iyi bir insan olarak bulunduğu her yerde çevresindekileri aydınlatmaya çalışmıştır

Baykurt, ışık ve us kavramlarını çok seven bir insandı. Bunun için "ONUNCU KÖY" romanında, öğretmene, köylülere Prometheus efsanesini sindire, sindire okutmakta, "TIRPAN" adlı romanında da Koca kuş Anaya, aklın bir ışık kutusu olduğunu tekrar, tekrar söyletmektedir.

Fakir Baykurt, iyi bir eğitimci, başarılı bir sendikacı ve usta bir yazar olarak ülkemiz yaptığı büyük hizmetleriyle daima anılacak ve köy enstitüleri sayesinde Anadolu'nun bağrından çıkan ışıklı bir dağ gibi, halkımızın usunda ve yüreğinde daima yaşayacaktır.

Bu değerli insanımızı şükranla anarken, O'nun onurlu adı, büyük hizmetleri ve anısı önünde saygıyla eğiliriz. Temmuz/2002

(Recep BULUT-Kepirtepe)

(*) Daha geniş bilgi için Dr. Niyazi Altunya'nın "Türkiye'de Öğretmen Örgütlenmesi 1908-1998, adlı kitabının 80-120 sayfalarını okuyunuz.

FAKİR BAYKURT''UN YAPITLARI

1-Yılanların Öcü ( 1958 Yunus Nadi Ödülü)

2-Irazca'nın Dirliği.

3- Kara Ahmet Destanı

4-Onuncu Köy

5-Kaplumbağlar

6-Amerikan Sargısı

7-Tırpan (1970 TRT, 1971 TDK Ödülü)

8-Efkâr Tepesi

9-Kerem İle Aslı

10-Efendilik Savaşı

11-Çilli-Karın Ağrısı-Cüce (Üç kitap birarada)

12-Anadolu Garajı

13- On Binlerce Kağnı

14- Can Parası (1974 Sait Faik Ödülü.)

15- Köygöçüren

16-İçerdeki Oğul

17-Keklik

18-Sınırdaki Ölü

19-Şamar Oğlanları

20- Sakar'ca

21-Yaylâ

22-Yüksek Fırınlar

23-Kalekale

24-Yandım Ali

25-Topal Arkadaş

26-Sarı Köpek

27-Barış Çöreği (1984 Berlin Senatosu Ödülü)

28-Gece Vardiyası (1985 Almanya'da BDI ödülü)

29-Koca Ren

30-Yarım Ekmek (1997 Sedat Simavi Ödülü)

31-Dünya Güzeli

32-Saka Kuşları

33-Duisburg Treni

34-Bir Uzun Yol

35-Bizim İnce Kızlar

36-Unutulmaz Köy Enstitüleri

37-İfade

38-Yeni Kölelik

39-Ateş Dikenleri

 

40-Anamla Yıllar

41-Ruhr Havzasında Türk Bahçeleri

42-Telli Yol

43-Benli Yazılar

44-Özyaşam

45-Özüm Çocuktur

46-Köy Enstitülü Delikanlı

47-Kavacık Köyü Öğretmeni

48-Köşe Bucak Anadolu

49-Bir TÖS vardı

50-Genç Emekli

51-Dışarda Yıllar

52-Portreler

53-Sıladan Uzakta

Bu yazı 229 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» YADIRGADILAR BİZİ
» YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLERİ DERNEĞİ MANDOLİN GRUBU VE KOROLARI
» 1.AYDINLANMA BULUŞMASI
» 21 KÖY ENSTİTÜSÜ 21 KÖY ENSTİTÜLÜ
» KÖY ENSTİTÜLÜLER (21)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER (20)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER (19)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER (17)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER-(16)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER (15)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter