23 Eylül 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 20°C
Parçalı Bulutlu
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
UNUTULAN BİR SAVAŞ: KORE (8)
Yazı Tarihi: 31 Ağustos 2017 Perşembe 07:22

            Kore Savaşı, ABD’nin çevreleme stratejisinin güçlü ve zayıf yanlarını açığa vurmuştur. Geleneksel devlet etme sanatı açısından Kore, birbirleriyle yarışan ya da çatışan iki ayrı nüfus sahasının arasındaki ayrım çizgilerini tanımlama, ondan sonra da gerekli şekilde nüfus kurma açısından bir örnek olay olmuştur.

            Savaşa katılan bütün ülkeler bu savaştan önemli dersler çıkarmışlardır. Kore bunalımı, Avrupa’da Amerika’nın silahlı kuvvetlerini güçlendirme ve Soğuk Savaş süresince Sovyet baskılarını eksiksiz kılan NATO’nun güçlenmesine yol açmıştır. Türkiye açısından ise Yunanistan da yanına katılarak NATO’ya dahil edilme sonucu doğmuştur. Kore Savaşı’nda en çok kaybeden taraf kim olmuştur, sorusunun yanıtı bu savaşı hazırlayan ve Kuzey Kore’yi bir piyon ileri sürdükten sonra geri çekilen Sovyet Rusya olmuştur. İkinci kaybeden taraf ise Türkiye’dir. Kore topraklarında verdiği şehitlerin yanı sıra Kıbrıs Adası’nın Yunanlılara verilişine de seyirci bıraktırılmıştır!

Not: Ben henüz 8 yaşındaydım. O zamanlar Lüleburgaz’ın ticaret, ekonomi, sosyal olayları Turgutbey Caddesi’nin Çeşme Meydanı’nda gelişirdi.

Kore’den 1953 yılında savaşta yaralı olan ve sağ salim gelen Türk askerleri davul-zurna eşliğinde yakınları ve aileleri tarafından coşku ile karşılandığını hatırlıyorum.

            Lüleburgaz’ın içinden ve köylerinden birçok gencimiz Kore’de savaşmış; bilhassa “KNURİ” Savaşında Amerikan Ordusunun yok olmasını Çinlilerle ölümüne yaptığı savaştan sonra kurtarmıştır. Zaten Kore Savaşında kahramanca mücadele eden Türk ordusunun kahramanlığı, cesareti, ölümüne savaşan bir ordu olduğu için NATO’ya kabul edildi.

3.064 Türk genci bu savaşta ya öldürüldü ya da kayboldu.

            Bu Kore Savaşı’nı yazmamın en büyük sebebi Lüleburgaz’da yapılacak olan KORE Şehitlerine ait Anıt’a yardımcı olmak istememdir. Bu 3.064 şehit Kore’de sırf NATO’ya girelim diye bile bile can verdiler. Değer mi? Kararı sizler verin.

 

GÜÇLÜ OLUP AYAKTA KALMAK

            Topuklarda çatlak oluşmasını engellemek için düzenli şekilde çorap giyilmeli. Eğer yaz aylarında çorap giymiyorsak geceleri uyumadan önce topuklara vazelin sürüp nemlendirilmeli Sürekli ayakta kalıp devamlı ayakkabı giymek zorunda kalıyorsak bu sorunla daha fazla karşılaşılıyor. Bu gibi durumlarda da evde deniz tuzu ve su karışımı yaparak ayakları dinlendirmek faydalı olacaktır.

 

HASET

            Kıskanma, çekememezlik anlamında kullanılır. Hasetlik, insan ilişkilerini bozan en tehlikeli hastalıktır. Hasetlik psikolojik bir duygudur. Hasetlik insan için çok kötü bir huy olarak meydana çıkıyor. Hasetlik Müslüman’a yakışmaz. Din kardeşine kıskançlık duymaz.

            Hasetlik İslam dininin men ettiği huylardan biridir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v): “Hasetlikten kaçınınız. Çünkü ateş odunları yakıp bitirdiği gibi haset de güzel amelleri yer bitirir.” diye buyurmuş. Bir başka hadisinde ise şu tavsiye bulunmuştur:

“Birbirinizi buğz etmeyiniz, hasette bulunmayınız, birbirinize darılıp arka çevirmeyiniz. Ey Allah’ın kulları: Kardeş olunuz. Bir Müslüman’a din kardeşini üç günden ziyade terk etmesi (küs durması) helal olmaz.”

 

HENRY FORD

            Hayatı boyunca çalışmış ve önemli başarılara imza atmış, otomobil sektörünün bir numaralı ismi Henry FORD, yaşamını daimi bir yürüyüş olarak görür: “Hayat benim anladığıma göre bir duruş değil, bilakis daimi bir yürüyüştür. Kim ki “Ben artık yoruldum!” der ve istirahata çekilirse, yerinde kalamaz, aşağı doğru kayar.”

            Henry FORD yaşlanma ile ilgili bir soru üzerine şu cevabı verir: “Öğrenmeyi bırakan kişi, yirmisinde de olsa, sekseninde de olsa, yaşlıdır. Öğrenmeye devam eden kişi, gençtir. Yaşamdaki en muhteşem şey, zihninizi genç tutmaktır.”

 

LÜLEBURGAZSPOR’DA TEKNİK DİREKTÖR KRİZİ!

            Lüleburgazspor BAL liginde 24 Eylül’de başlayacak maçlara hazırlanırken Pazartesi günü teknik direktör Mustafa GÖNÜLALAN’ın istifa ettiği haberi bomba gibi patladı.

Daha sonra haber yayılınca gerçek yavaş yavaş öğrenildi. Mustafa GÖNÜLALAN’ın yetkilerine müdahale edildiği, oysa tek söz sahibi kendisinin olması gerektiğinin haberi yayıldı. Aslında geçen yıl ve bu yılın ilk aylarında sezon açan Lüleburgazspor’un ani teknik direktör değişikliğini de doğru bulmuyorum.

Ama yine de söz tabii ki Lüleburgazspor yönetim kurulunda...

            Şu andan itibaren Lüleburgazspor yeni bir teknik direktör arayışına girmiş bulunuyor. Tercih etmek zor ama bu arada yeni bir teknik direktör de tabii ki acele lazım. Şurada maçlara 24-25 gün kaldı bu tip olaylar takıma az değil çok zarar verir. Geçen yıl takımı şampiyon yapmış ve futbolcuları çok iyi tanımış teknik direktörün bu durumda istifa etmiş olması kafalarda istifhamlar yarattı.

            Lüleburgazspor için hayırlısı olsun. Ama bu yara, alınan kötü sonuçlar her şeyi ortaya çıkarır.

 

HADİ BAKALIM KURBAN BIÇAKLARI ELİNİZDE!

            Adı Kurban Bayramı... Maddi durumları iyi olanlara farz kılınmış kurban. Büyükbaş olduğu gibi küçükbaş hayvanlar da kurban olabiliyor.

Bir milyon küçükbaş hayvan ve beş yüz bin büyükbaş hayvan kurban edilecek. Hayvanı keserken canını yakacak kasaplar mı istersiniz, kendi kendini kesecek acemi kasaplar mı. Hastaneler kurban yerine kendini kesen kasaplarla dolup taşacak. 

            Kesilen kurban etinin en güzel tarafını buzdolabınıza atmayın. Siz zaten et yiyorsunuz, amaç et yemeyen ailelere dağıtılması.

Acemi kesiciler için pamuk, sargı bezi, oksijen ve tentürdiyodu hazır tutun. Kesilen yerinize hastanede 6 saat içinde dikiş attırınız.

Hadi bakalım kurban kesenler; Allah kabul etsin ve kurban bayramınız kutlu, mutlu ve sağlıklı olsun.

Kurban derilerinizi Türk Hava Kurumu’na verin.

 

3 GÜNDEN FAZLA KÜS KALMA!

Peygamber Efendimiz yukarıda yazılı hadis-i şerif buyurmuş.

İşte bir-iki gün sonra bayram. Küs olduğunuz kimselerle barışma zamanıdır. Akrabalarınızı, komşularınızın bayramlarını kutlayın. Onları sevin, sayın ve selamlayın. Zaten bayramlar bunun için var. Düşmanlığı, dargınlığı silkeleyin üzerinizden.

“Bugün dargınlıklar ortadan kalksın. Kardeşlik ve dostluk duyguları daha da kuvvetlensin. Tüm insanlar neşe ve mutluluk denizinde yüzsün.”

-----

30 Ağustos Zafer Bayramınız Kutlu Olsun...

Uyun Geçlik, Uyuyun! Sizin de Kutlu Olsun.

Bu yazı 161 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (4)
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (3)
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (2)
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (1)
» SİHİRLİ KEMAN
» AMELİYAT
» İNCİLER GİBİ
» KAPANAN KAPI (2)
» KAPANAN KAPI (1)
» SESSİZ DENİZCİNİN ESRARI (2)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter