23 Eylül 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 20°C
Parçalı Bulutlu
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
STRUMA FACİASI (4)
Yazı Tarihi: 08 Eylül 2017 Cuma 07:02

            Struma 12 Aralık 1941 Köstence’den hareket etti. 15 Aralık 1941’de İstanbul Limanı’na demirlendi. Gemi Türk karasularına demirledikten sonra Struma’nın limanda kalmasını sağlamak amacıyla makineleri arızalıdır raporu düzenlendi. Böylece gemi 70 gün İstanbul’da kalabildi. Bu süre içinde İngiltere, Almanya ve Türkiye arasında yoğun diplomatik trafik yaşanmaya başladı.

Struma’dan kurtulan dört yolcu daha vardı...

Türkiye’nin en ünlü iş adamı olarak parlayacak olan Vehbi Koç o tarihte, yeni yeni palazlanmaya başlayan bir iş adamı müteahhittir. Cumhuriyet Halk Partili de olduğu için politika çevresinde eşi dostu bol olan birisidir. Vehbi Koç bu gemiden kurtardığı dört yolcuyla ilgili öyküyü, yaşamının anlatıldığı Hayat Hikayem adlı kitapta gün yüzüne çıkarmıştır.

            İngilizler, Almanlarla çalıştığımız için bizim firmayı kara listeye sokmuşlar. Buna üzüldüm ve durumu nasıl düzelteceğimi düşünmeye başladım.

            İkinci Dünya Savaşı’nda Museviler, Almanya’nın işgal ettikleri ülkelerde, ya öldürüyorlar ya da kaçıyorlardı. Yine böyle kaçmak zorunda kalan Romanya Musevilerinden aşağı yukarı 600 kişilik bir grup küçük bir gemi ile İstanbul limanına gelmişti. Bize sığınmak istiyorlar, biz kabul etmiyoruz. Akdeniz’e çıksalar, Alman donanması ya havadan ya denizden bastıracak. Perişan bir hal. Vapur Sarayburnu’na demir atmıştı. Ankara’dan talimat bekleniyor. O sırada Mobil Oil şirketinin Türkiye Müdürü, harıl harıl beni arar. Ankara’ya geldi. Anlattığına göre Mobil’in Romanya’daki direktörü, hanımı ve iki çocuğu ile birlikte vapurda imiş. İsteği, Türk hükümetinin bu dört kişinin vapurdan çıkmalarına izin vermesi.

            Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gittim. O zaman orada tanıdığım şube müdürü, sonradan Dışişleri Bakanı olan İhsan Sabri Çağlayangil idi. Durumu ona anlattım. Bana, “Bu işte o kadar istek var, o kadar büyük paralar teklif ediliyor ki kimse elini süremiyor. Bu ancak bakan işidir. Bakan Faik Öztrak’tır. Ancak onun emri ile çıkabilir. Gidersin anlatırsın,’ dedi.

Kaynak: Komplo Teorileri   Yazar: Erol Mütercimler   Sahife: 126-127

-Devamı Yarın-

 

ULUSA GÜVENİN

            Bir gün Müslüman memleketlerden birinde (Mısır’da), bağımsızlık için çalışan önderlerden biri, Mustafa Kemal’i görmeye gelmişti.

Kendisine:

“Bizim hareketimizin de başına geçmek istemez misiniz?” diye sordu.

Olabilecek bir şey değildi ama insan yoklamalarını pek seven Mustafa Kemal:

“Yarım milyonun bu uğurda ölür mü?” diye sordu.

Adamcağız yüzüne bakakaldı:

“Fakat Paşa’m, yarım milyonun ölmesine ne gerek var?” Başımızda siz olacaksınız ya!” dedi.

“Benimle olmaz, beyefendi; yalnız benimle olmaz. Ne zaman halkınızın yarım milyonu ölmeye karar verirse o vakit gelip beni ararsınız.”

 

KEKEMELİKTEN HATİPLİĞE

            Çocukluk yıllarında kekeme olan biri, tarihin gelmiş geçmiş en büyük hatiplerinden biri olmayı başarabilir mi? Neden olmasın?

Demosthenes bunu yapmıştı. İlk kez bir topluluk karşısında konuşmaya kalkıştığında halk onu kahkahalarla kürsüden uzaklaştırmıştı.

Kekemeydi. Ancak içinde hatip olabileceğine dair büyük bir inanç taşıyordu. Uzun zaman deniz kıyısında ağzına çakıl taşları koyarak, kıyıya vuran dalgalar eşliğinde konuşma egzersizleri yaptı. Çok çalıştı.

Sonunda istediğini elde ederek sözünü dinletmeyi ve dünyanın en büyük hatiplerinden biri olmayı başardı.

 

MARGARET MITCHELL

Margaret Mitchell’in ünlü “Rüzgar Gibi Geçti” adlı kitabı tam 38 defa reddedildikten sonra basıldı.

 

ARTHUR WELLESLEY

            Ünlü İngiliz Kumandanı Arthur Wellesley, çocukluk yıllarında oldukça başarısız bir öğrenciydi. Hatta annesi onu, bu başarısızlığı yüzünden ünlü Eton Kolejinden almak zorunda kalmıştı. Fakat aynı kişi yıllar sonra Waterloo Savaşı’nda (1815), Napoleon Bonaparte’i yenerek büyük bir zafer kazandı.

 

HALK BIKMIŞ!!!

            Çok defa yazıp durdum şu motosikletlerin çıkardığı korkunç ve çekilmez sesleri...

Halkımız bıkmış usanmış artık. Beni görünce “Ne olur Necati’ciğim şu motosikletleri yaz. Özellikle sesleri yükseltmek için uğraşıyorlar da uğraşıyorlar.”

Benim güzel motosikletli kardeşim ne anlıyorsun, nasıl bir zevk alıyorsun bu bet, çekilmez sesten. Halkımız sizin motosiklet zevkinizden anlamaz ki. Onlar bu seslere engel olunsun istiyorlar.

            Gecenin geç saatlerinde halkı rahatsız etmeye ne hakkınız var kardeşim! Mübarek motosikletler de öyle ses çıkarıyor ki insanın o anda neler söylediğini bir tahmin etseniz.  Bazıları çıkan seslerden inanın kafayı yiyecekler. Herkesin kendiniz gibi seslere alışık olduğunu sanmayın. Hastası var, seslere tahammül edemeyen insanlar var.  Bu şehirde yalnız sizler yaşamıyorsunuz. Tamam para cezasına pek aldırmıyorsunuz. Ama halkın bir de bıkkınlığı var sizlerden.

Peki buna ne diyeceksiniz?

Lütfen çocuklar, hıza merak saranlar, yüksek sesten zevk alan motosikletli kardeşlerim. Kimseyi rahatsız etmeyin...

 

ÇOCUKTAN GELİN Mİ OLUR?

            Bugün için şuna dua ediyorum; belki bugün hiçbir kadın dayak yemez.

Hiçbir kız ve kadın sapıkların tacizine uğramaz.

Anlayışsız, kendinden zayıf bir kadın kocası tarafından aşağılanamaz. Onu hor görmez.

Herhangi bir televizyonda veya gazetelerde bir kadının cinayetini yazmaz ve göstermez.

Ahh bakarsınız çocuk gelinlerde olmaz Türkiye’nin bir yerinde. Okulda, parkta, sokak aralarında oynayan yaşları 12-13 olan kızlar gelin olmazlar. Babası yaşında hatta dedesi yaşında olan 100 koyuna veya 10 bileziğe satılmaz ve sonunda evlendirilmez. Bu yaştaki adamlar var ya bunların hepsi birer sapıktır. Ancak psikolojik tedavi sonu ‘adam’ olabilirler.

İnşallah töre cinayetleri olmaz. Zorla 12-13 yaşlarındaki küçük kızları çocuk gelin yapmazlar. Umuyorum ki, bugün güzel bir gün olur. Dünya üzerinde kadınların daha güçlü olduğu bir gün olur. Bundan başka çareniz yok!

 

BULGARISTAN PLOVDIV VETERANLARI MİSAFİRİMİZDİ

            Bulgaristan’dan Plovdiv Veteran takımı ile Çarşamba gecesi LYFA’da Lüleburgaz Veteran takımı ile dostluk maçı yaptık. İlk evvela Veteran takımımız 2017-2018 futbol sezonunu açtı. Plovdiv Veteranlarına 3-2 yenildik ama uzun zamandır idmanlardan uzak kalan takımımız her iki devrede de çok üstün oynamasına rağmen ferdi hatalardan yenildik.

Daha sonra Plovdiv Veteran takımını GIYBET RESTAURANT’ da ağırladık. Dostluk güzel şey be ! 

Bu yazı 147 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (4)
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (3)
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (2)
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (1)
» SİHİRLİ KEMAN
» AMELİYAT
» İNCİLER GİBİ
» KAPANAN KAPI (2)
» KAPANAN KAPI (1)
» SESSİZ DENİZCİNİN ESRARI (2)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter