20 Kasım 2017 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 8°C
Kapalı
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
KELOĞLAN DAVASI
Yazı Tarihi: 11 Eylül 2017 Pazartesi 07:08

            Herkesin kendisine “Keloğlan” demesine kızan Keloğlan, kırk yaşına bastığı gün:

“Bundan sonra bana kim Keloğlan derse vuracağım!” diye kendi kendine söz verir. Ve bunu, cümle aleme ilan eder.

Keloğlan sözünde durur. Kendisine ilk “Keloğlan” diye bir adamı gerçekten vurur. Keloğlanı yakalar, karga tulumba kadıya götürürler. Kadının karşısında, kimse Keloğlanı savunmak istemez. Sonunda Nasreddin Hoca, acıyıp Keloğlan’ın savunmasını üstüne alır. Sanık Keloğlan’la birlikte kadının karşısına çıkınca Hoca başlar konuşmaya:

“Efendim bir aydır gezintideyim. Konya ağasının size selamı var.”

Kadı: “Ve aleyküm selam” der.

“Sonra Afyon’a uğradım. Afyon’un ünlü kaymakçısı Hasan Ustanın da size selamı var.”

“Ve aleyküm selam.”

“İzmir’e gitmiştim. Ali Efe’nin de selamları var.”

“Ve aleyküm selam.”

Nasreddin Hoca her gittiği yerden herkesten getirdiği selamları bir bir sıralamaya başlayınca, önceleri memnun olan kadı yavaş yavaş kızmaya başlar.”

“Selamı bırak da, davaya gelelim Hoca” der.

Fakat Nasreddin Hoca:

“Allah’ın selamını sahibine ileteyim, üstümde kalmasın” deyip, selamları sıralamaya devam eder.

“Erzurumlu Şeyh Mehmet’in selamı var.”

Kadı kaşlarını çatıp dişlerini gıcırdatarak:

“Ve aleyküm selam” der.

“Ankara’dan Hacı Mahmut’un selamı var”

“Ve aleyküm selam.”

Hoca: Eskişehir’e de gittim. Ahaliden...” diye devam edecek olur ki.

Kadı: “Yeter be!” diye sözünü keser.

Hoca Kadıya aldırış etmeden yine selamlara devam edince, kadı önündeki hokkayı kaldırıp Nasreddin Hocanın kafasına fırlatır. O zaman Nasreddin Hoca:

“Kadı Efendi!” der. “Şurada yarım saat bile getirdiğim Allah selamlarına Aleyküm selam demeye dayanamayıp kızdınız, hokkayı kafama fırlattınız. Ya şu kırk yıldır kendisine “Keloğlan” denilen adamcağız ne yapsın?

 

DOĞRULUK

            Dinin emirlerine kesinkes uymak demektir. İnsan ilişkilerinde toplumun huzurlu, düzenli ve güvenli bir şekilde devamını sağlayan manevi bir değerdir.

Doğruluk yasalara uygun davranmak, hakikate uymak demektir. Hakikate uyan, hakka teslim olan abad olur, berbat olmaz. Nitekim, Yüce Allah:

“Ey insanlar; Allah’tan sakının ve doğrulukta beraber olun.” buyurmuşlardır. Ve “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” der.

Hz. Peygamberimiz hadis-i şeriflerinde: “Doğruluğa sarılın, çünkü doğruluk insanı iyiliğe, iyilikler insanı cennete sevk eder. Kişi doğru olmaya devam eder, doğruyu devamlı ararsa Allah katında en doğru kişi olarak kaydedilir.

            Ünlü Yunan filozofu Euripides de: “İnsanlar için saadet ümidi ancak doğrulukta vardır.” demiştir. 

Yunus Emre de: “Cümleler doğrudur sen doğru isen. Doğruluk bulunmaz sen eğri isen.”

Ziya Paşa da: “İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah. Yardımcısıdır doğruların Hazreti ALLAH”

 

ÇALIŞMAK: “Gençliğimde sanırdım ki hayat bir sevinçtir.

                        Yetiştim ve gördüm ki hayat bir çalışmaktır.

                        Çalıştım ve gördüm ki çalışma bir sevinçtir.”

 

BAŞARI: Başarı merdiveni dinlenme yeri değildir. O merdivende basamaklar, tırmanan birinin bir ayağını öteki ayağından daha yükseğe çıkarmasına imkan vermek için konulmuştur.

 

JOHANN VON GOETHE

1749-1832 yılları arasında yaşayan Alman Edebiyatının dünyaca ünlü ismi Johann Von Goethe, yakın dostlarının, “Yoruldun artık dinlen” uyarılarına şöyle cevap verir:

“Dinlenmek için önümde bir edebiyat var.”

 

İSTASYONDAKİ STADIMIZ!

            Allah razı olsun devletimizden; İstasyon Mahallemize bir futbol sahası yaptı; güzel de oldu. Soyunma odaları da harika oldu ama birazcık küçük olmasına rağmen fena da olmadı. Şu anda tribünlerde 60-70 tane oturak kırılmış. Onlarca defa ben yazdım, stattaki görevliler de bilmem kaç defa İl Spor Müdürlüğü’ne haber yolladılar. Stadı teslim aldınız herhalde. Öyle ya! Yılda 360 antrenman, ilk-orta-lise-üniversite aralarında yapılan maçlardan başka 360 resmi lig maçı oynanıyor.

            Ama bir hatanız olmuş. Stat bitmiş ama görünürde bitmiş ve siz stadı teslim almışsınız. Oysa stadın çevre düzenlemesine herhalde iyi bakmadınız. Hiç çevre düzenlemesi yapılmadan maşallah stadın çevresi taşlarla dolup taşmış. Allah korusun bir kavga çıksa herkes bolca bulunan taşları birbirine atarsa.

Ya sakın bir şey olmaz demeyin! Ya olursa... Burası Türkiye ne olacağı belli olmaz ki!

Sayın Müdürüm Lüleburgaz’a da bir bakın isterseniz. Hiç unutmuyorum, Özerspor’da teknik direktörlük yaparken maç esnasında yedek kulübesinde yedeklerle otururken, hakem:

“Aman Necati Hocam, sakın yedek kulübesinden birden çıkma. Yoksa çarpışırız” deyip dururdu.

Yani taç atan kimse neredeyse tellere yapışacak durumda. Taç çizgisi ile teller arasında yarım metre mesafe var. Sahi neden gelmiyorsunuz Lüleburgaz’a Sayın Müdürüm.

 

YILDIRIMSPOR VE TURGUTBEYSPOR

            Bu iki takım Kırklareli birinci ve Süper Liglerde 2017-2018 futbol sezonunda liglere katılmayacağını defalarca söyleyip durdular. Bu iki takım yıllardan beri liglerde kendi maddi imkanlarıyla mücadele ettiler; bir sürü futbolcu yetiştirdiler, altyapıyı kurdular.

Peki bunların liglere katılımını kim sağlayacak? İlk evvela ASKF, ondan sonra İl Spor Müdürlüğü ve bu takımların yaşadığı ilçe veya şehirlerin belediyesine aittir.

Bana ne diyemezsiniz. Sizlerin en büyük görevleri bu takımlarda bulunan gençlerin de spor yapmalarını sağlamaktır.

O zaman görevinizi yapın...

Aynı şekilde Kofçaz Serhadspor ve Sergenspor da aynı durumda. Bu kulüplerin kapanmasına izin vermeyin lütfen!

 

SATICI GİREMEZ

            Kapımıza dikilen seyyar satıcı pek yapışkandı. Mallarının arasında mutlaka hoşunuza gidecek bir şey bulacaksınız. Fırçalarım, kaşıklarım, kağıtlarım, defterlerim, kalemlerim var... diyor.

Ben ise:

“Bende, hepsinden ihtiyacıma yetecek kadar var” diye cevap veriyordum.

Sonunda çantasından bir yığın tabela çıkardı.

“Öyleyse bunlardan bir tanesini mutlaka almalısınız” dedi. 

Şöyle bir göz attıktan sonra, satın aldım. Daha doğrusu almak zorunda kaldım. Üzerinde:

“SEYYAR SATICILARIN GİRMESİ YASAKTIR!” yazılıydı.

Bu yazı 216 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ANNE SEVGİSİ
» AL BUNU PAYLAŞ
» BİZİ TELEVİZYON VE İNTERNET ŞİŞİRİYOR!
» SİSTEM
» BU DEVLET NASIL YIKILIR?
» DOKTOR SEMMELWEİS
» DOKTOR TAVSİYESİ
» POLDEVİ FELAKETZEDELERİNE YARDIM
» TEDAVİNİN EN UCUZU
» EN ÜSTÜN RÜTBE
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter