26 Eylül 2017 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 20°C
Kapalı
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
SESSİZ DENİZCİNİN ESRARI (2)
Yazı Tarihi: 14 Eylül 2017 Perşembe 07:44

Kaptan, BRUCE’a dönüp:

“Bu yazı senin olsa gerek” dedi.
Yazı taşının üzerinde:
“Kuzeybatıya dönün” kelimeleri yazılıydı.
Kaptan devam etti:

“BRUCE, bize şaka yaptığını itiraf et. Şuraya aynı kelimeleri yaz da senin yazını buradakiyle karşılaştıralım.”
Yazılar karşılaştırılınca, BRUCE’nin yazısının yazı taşından çok farklı olduğu görüldü. Bu kez, geminin bütün mürettebatının yazıları bu yazıyla karşılaştırıldı. Hiç kimsenin yazısı yazı taşındaki yazıya uymuyordu.

Sonunda kaptan:

“Ben Allah’a ve kadere inanırım” dedi. “Bu mesajın gizli bir anlamı olmalı. Kuzeybatıya dönelim ve olanları görelim.”

Gemi bir süre kuzeybatıya yol aldıktan sonra, ileride bir buzdağı gözüktü. Buzdağına yaklaşınca, başka bir geminin buzdağına çarpmış yapışmış olduğu görüldü. Sağ kalan birkaç kişi, geminin buz gibi dalgalarla çalkalanan güvertesine sıkı sıkı sarılmışlardı.
Kurtarılan kazazedelerden biri BRUCE’nin dikkatini çekti. Bu adam, BRUCE’nin kaptan kamarasındaki yazı taşına bir şeyler yazarken gördüğü yabancıya tıpatıp benziyordu.

VETRIS buzdağından uzaklaşınca, BRUCE kaptana gördüğü bu adamı anlattı. Kazaya uğrayan geminin kaptanına da bu olaydan bahsettiler.

Kurtulan geminin kaptanı:

“Ne demek istediğinizi anlıyorum.” Diye karşılık verdi. “Bu gemici buzdağına çarptıktan sonra bugün bize mutlaka kurtulacağımızı söyleyip durmuştu.”

VETRIS’in kaptan kamarasına çağırılan denizci, kurtarılmadan birkaç saat önce rüyasında başka bir gemi bulunduğunu ve bu geminin buzların üstüne kalan kazazedeleri kurtarmaya geldiğini görmüş olduğunu söyledi.

VETRIS’in kaptanı yazı taşını denizciye göstererek:
“Buradaki kelimeleri şuraya yazar mısın?” dedi.

Denizci de:

“Kuzeybatıya dönün” kelimeleri yazar mısın?” dedi.
Görüldü ki, bu yazıların her ikisi aynı insanın elinden çıkmışlardı.

Kaynak: Yaşanmış Öyküler.     Yazar: Selim Gündüzalp  Sahife: 92-93

 

 

BU NEYİN ZAFERİ?

            Almanya, 1.Dünya Harbinde İngiliz esirleri arasında bulunan Müslümanlarla iletişim kurmak için Mehmed Akif ERSOY Bey’i (1873-1936) davet etmişti.

Mehmed Akif ERSOY, Berlin’e giderken birkaç gece Viyana’da kaldı. İste o gecelerden birinde, havai fişek sesleri ile uyanarak yatağından kalktı. Güya müttefikimiz olan Avusturya, Macaristan’ın başkentinde halk, sokaklarda şenlikler yapmaktaydı. Zafer naraları ortalığı inletiyordu.

            AKİF, bu naralarının sebebini merak edip sordu. Aldığı cevap, acı ve ibret doluydu.

“Biliyor musunuz? İngiliz orduları bugün Kudüs’e girdiler. Kutsal kenti Müslümanlardan kurtardılar. Elbette zafer ve sevinç günümüzdür!”

Meğer Kudüs düşmüştü. Kendileriyle aynı cephede savaşa girdiğimiz müttefiklerimiz (!) ise, bayram yapıyordu.

 

YAŞAM VE ANLAMI

“Birçok kimselerin medeniyet diye bazen küçümseyerek alay ettikleri şey üzerinde biraz daha esaslı düşünebilmeleri için; belki bir gün, bütün telefonları kapatmak, bütün motorları susturmak, bütün faaliyetleri durdurmak mümkün olsaydı, herhalde insanlar neden yaşadıklarını ve gerçekten istedikleri şeyin ne olduğunu daha iyi anlarlardı.”

 

LUDWING VAN BEETHOVEN

1758-1828 yılları arasında yaşayan dünyanın en büyük müzisyenlerinden olup, bir eseri 18 defa süzgeçten geçirip sunuma koyarmış. Beethoven’in keman tutuşunu gören hocası onun için “Müzisyen olamaz” demişti.

 

GÜNÜN SÖZÜ: Hayat bir bisiklete binmek gibidir. Pedalı çevirmeye devam ettiğiniz kadar düşmezsiniz.

 

DENİZ İLE EDİZ EVLENDİLER

            Celaliyespor’un her şeyi, futbol ile yatıp kalkan sevgili kardeşimiz, eski futbolcu, Celaliyespor’un başkanı Ediz Fidan, Deniz Denizhan ile geçtiğimiz Cumartesi gecesi Celaliye köyünde güzel bir düğünden sonra hayatlarını birleştirdi.

Fethiye’ye hareket ettiğimiz için sevgili kardeşimin düğününde bulunamadım.

Yüce Rabbim EDİZ ile DENİZ’i uzun yıllar bir yastıkta kocasın. Mutlu olsunlar...

Ailelerine de böyle güzel ve anlamlı bir düğünden sonra uzun ömürler dilerim.

 

 

8 KASIM ÇİM SAHAMIZ

            30-32 yaşlarında futbol sahamızın çimleri... Ve her gün yani yaz günlerinde sulanıyor, biçiliyor, gübreleniyor.

Bu saha topraktı. O zaman Lüleburgazspor bu toprak sahada iki defa şampiyon oldu. Fenerbahçe’yi ve Beşiktaş’ı bu sahada, yani toprak sahada eledi.

Toprak sahada oynadığı güzel futbolla Türkiye’de haklı bir şöhrete ulaştı.

            Toprak sahadan çim sahaya geçiş yapacağımız zaman ağzım yırtılana kadar ‘Burasını çim yapmayın. Futbolumuz gerileyecek. Bırakın toprak kalsın’ demiştim. Ve bir daha bu çim sahadan futbolcu çıkaramayız demiştim.

Dinlemediler beni. Futbolumuz geriledi de geriledi. Ve ikinci ligden Kırklareli Amatör kümeye bile düştük.

Bir ara sahanın zemini yenilendi. Dünyanın masrafı oldu. Gelin beni dinleyin burasını halı ile kaplayalım. Maçlarımızı burada Lüleburgaz’ın içinde oynayalım.

            Hayır olmaz, dediler. Federasyon böyle yeni çim istiyor. Yazın çim sahamızın bir gün için sulanması 100 ton suya mal oluyor. 100 ton az bir şey değil. İller ve ilçeler su-su derken bizler ise 100 ton suyu her gün heba ettik çim saha için. İşte her şey meydanda.

Lüleburgaz’ın futbolu acınacak bir halde!

 

KISMET OLURSA FETHİYE’DEN YAZACAĞIM

Yüce Rabbim sağ salim ulaştırırsa Fethiye’ye bir hafta sizlere oradan yazacağım. Ve internetten yazılarımı yollayacağım. Bakalım nelerle karşılaşacağım Fethiye’de...

Mesela beni en çok ilgilendiren Türkiye’de turizm konusu. Şu andaki durumu nedir?  Neden bu hale geldik. Gelecekteki günler-yıllar turizm açısından beklentilerimiz nedir?

Domates, biber, mandalina ve diğer sebze-meyvelerin halden çıkış fiyatları nedir? Bunların nedenlerini araştıracak ve sizlere bu konuda bilgiler vereceğim.

            Fethiye; denizi, paraşütü, kaya evleri, tarihi eseleri, sebze-meyvesi ile ender kasabalarımızdan birisi.

 

EŞİNLE İLGİLEN

“Yirmi dört makamda, şarkı çalan çalgıcıya

Dinleyen yoksa, çalgısı yük olur.

Aklına ne yanık bir nağme gelir

Ne de on parmağını çalgı çalarken

Oynatası gelir.”

            ‘Kadın kocasından ilgi görmezse, hiçbir maharetini ortaya dökmez’ diyor Mevlana.

Kadınlar için ilgi, sevgi demektir. O senin hayat arkadaşın ve ilgini en çok hak eden kişi. Bir erkek karısının karnını ne kadar doyurursa doyursun, sevgiden mahrum bırakırsa, aç bırakıyor demektir. “Bana zaman ayır” der kadın ama anlayana!

Bu yazı 130 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (4)
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (3)
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (2)
» HERKESİN NEFRET ETTİĞİ ÇOCUK (1)
» SİHİRLİ KEMAN
» AMELİYAT
» İNCİLER GİBİ
» KAPANAN KAPI (2)
» KAPANAN KAPI (1)
» SESSİZ DENİZCİNİN ESRARI (2)
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter