12 Aralık 2017 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 6°C
Açık
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Günümüzün Acısı Yalnızlık
Yazı Tarihi: 26 Eylül 2017 Salı 07:43

Gogol, “Yalnızlık diye bir şey yoktur. Yalnızlık, senin yokluğundur … demiş.  Yalnızlaştırılmış veya yalnızlığa mahkûm edilmiş kişiler için yalnızlık bir acıdır.

 

Gelişen teknoloji bizlere rahatlık, çeşitli kolaylıklar sunmuş ama yalnızlığın giderek arttığı bir yaşam hediye etmiştir. Eskiden zahmetin çok olduğu fakat sevgi, saygınında ayni oranda çok olduğu yaşamda, insanlar birbirine daha yakın, daha yardımseverdiler. Günümüzde bu güzelliklerin giderek azaldığını görüyoruz. İnsan kendisine yabancılaşmış ve sonucunda yalnızlaşmıştır. Yalnızlık, yüzyıllardır dünyanın her yerinde ve bütün kültürlerde, edebiyatta, şiirde ve şarkılarda işlenmekte olan bir temadır. İnsanlar tarafından bilinen en yaygın tecrübelerden biri olmasına rağmen tanımı çok zordur. Ölçülmesi neredeyse imkânsızdır ve çoğu zaman bireyler için bir başkasına yalnızlığını ifade etmesi acı veren bir durumdur. Modern toplum, bir yalnızlıklar toplamıdır; bazı yalnızlıklar ise çoğulluklar toplamı. Günümüz yaşamı her insanı bir kutuya koyarak yalnızlaştıran, izole eden ve yabancılaştıran bir sistemdir. Yapılan araştırmalar endüstrileşme arttıkça, teknoloji geliştikçe insanın kendisini daha yalnız hissettiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde birey de kendisini yalnız ve yabancılaşmış hisseder. Örneğin yapılan bir araştırmaya göre, yaşlı insanların yüzde 17’si aile, arkadaş ve komşularıyla haftada bir kez görüşebilmekteler, yüzde 11’i ise ayda bir kez. 75 yaş civarındaki insanların yüzde 51’i yalnız yaşamaktadır.

  Yalnızlık bir yabancılaşmadır. Yalnızlık pek çok birey için o kadar ürkütücü bir tehdit ki, birçokları için ara sıra kendiyle baş başa kalmak, hatta evde tek başına olmak bile inanılmaz derecede tedirgin edici olabiliyor. Yapayalnız olduğunu fark etmekten korkan o kadar çok insan var ki, diyor Andre Gide, “en sonunda kendilerini bulmaya hiç uğraşmıyorlar… Çağımız insanının yalnızlığının öbür yüzünde tek başına olmaktan duyulan korku vardır.”  İnsan aslında kalabalıklar içinde de bir yalnızlık yaşıyor. Bu yabancılaşma, bireyi keskin bir biçimde toplum içinde yaşasa da toplumdan sağlıklı ilişkiler kurmaktan uzaklaştırıyor. Yabancılaşma aslında kişinin önce kendisinden ve çevresinden, içinde yaşadığı toplumdan uzaklaşmasıdır. Bu uzaklaşma fiziken olmasa bile, psikolojik yıkıcı bir uzaklaşmadır. Sosyal medya ise, fiziksel ve içsel yalnızlıkların, sanal kalabalıklarla çarpıştığı yerdir. Sanal kalabalıklar, yalnızlık duygusunu geçirmez, tam tersine derinleştirir. Sanal kalabalıklar, çoğalmış yalnızlıklardır. Bu da çağımız insanına fiziksel ve içsel yalnızlığın yanı sıra sanal yalnızlık duygusunu da yaşatır ve onu daha da kendisine yabancılaştırır. 

  Teknoloji geliştikçe insanlar arasındaki gerçek fiziksel ikili iletişim de azalıyor, insan daha da kendisine yabancılaşıyor, yalnızlaşıyor.

Aragon ünlü şiirinde yalnız insani hiçbir yere ulaşmayan bir merdiven olarak niteler ve şöyle der: “Yalnız insan merdivendir/Hiçbir yere ulaşmayan/Sürülür yabancı diye/Dayandığı kapılardan” 

Yalnızlık bir iç denizdir, başka kıyılara açılmaz. Yalnızlığa her insanın ihtiyacı vardır. Çağımızın problemi yalnız olmak değil, sistem tarafından yalnızlaştırılmak, izole edilmek ve yabancılaşmaya uğramaktır. Bence bazen yalnız olalım, ama hiçbir zaman yalnızlaşmayalım.

 

 

 

Bu yazı 359 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Hayatta verimlilik
» Özcan Çeltikli
» Gereksiz Tüketim
» Gezmek ve tanımanın önemi
» YAŞAM
» ÖZLENEN YAŞAMIMIZ
» BİR ZAMANLAR MEKTUPLAR VARDI
» Yaşamdaki Kirlilik
» FUTBOLDA ALTYAPISIZLIK
» Mutluluk ve Hayal Kırıklığı
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter