12 Aralık 2017 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 6°C
Açık
YAZAR DETAYI
Necati KAYHAN
BU DEVLET NASIL YIKILIR?
Yazı Tarihi: 09 Ekim 2017 Pazartesi 07:44

Yavuz Sultan Selim Han (1466-1520) zamanıydı. O cihangir padişah, kısa zamanda devletin sınırlarını kıtalara yaymıştır. Mısır ve Arabistan artık Osmanlı Sancağı altındaydı. İtilaf makamı İstanbul’a gelmiş, Sultan Yavuz, Müslümanların halifesi olarak “Hadimü-i Haremeyn (Mekke ve Medine’nin hizmetkarı) unvanı ile şereflenmişti. Hazineler ise, ağzına kadar altın ile doluydu. İşte böyle kutlu ve mutlu günlerden birinde Sadrazam Piri Mehmet Paşa’ya sordu:

“Piri Lalam! Bu halden sonra, bu devlet yıkılır mı?

Piri Paşa, ne akıllı adamdı. O an, Sultan’ın gönlünü hoş edecek bir-iki söz söyleyebilirdi. Ama böyle bir yola asla müsaade etmedi.

“Padişahım, bu hal üzere gittiği müddetçe, devletimiz zeval bulmaz inşallah! Amma ve lakin, devletlü efendim, şu üç şey gerçekleşirse buy devlet bile yerle bir olur!” dedi.

Yavuz padişah şaşırdı, belli ki bir miktar kızdı:

“Lala Lala! Nedir o üç şey! Hazinemizde para mı eksik? Atımız, bineğimiz mi az? Yiğidimiz askerimiz mi yok? Ne ola ki o üç şey, devletimiz başa çöke!” dedi.

Piri Paşa sakin sakin anlatmaya başladı:

“Sultanım, Allah size uzun ömürler ihsan etsin. Bu üç şey, sizin vaktinizde devletin kapısından içeriye giremez. Girse de size bir zararı dokunmaz. Çünkü siz dirayetli bir kimsesiniz. Amma sizden sonra geleceklerin halini bilemeyiz. Eğer onların zamanında:

Sadrazam makam, cahil ve ahmakların eline geçerse

Rüşvet devletin kapılarından içeri girerse,

Yüksek makamlarda oturanlar, kadınların arzu ve isteklerine göre iş görmeye başlarlarsa, bu devlet yıkılır”

Yavuz Selim Han, bu sözleri duyduktan sonra, başını ciddiyetle önüne eğit,

“Böyle edenlerden Allah bizi korusun”

 

RADYONUN KRALI

Amerika’da zengin bir kadın 250.000 dolara müthiş bir araba satın almış. Arabanın teslim edildiği gün büyük bir hevesle direksiyonun başına geçmiş ve deniz kenarındaki bir yoldan gitmeye başlamış. Biraz sonra kadının canı müzik çekmiş ve elini radyoya atmış. Radyonun hiçbir düğmesi yokmuş. Ne açıp kapatma, ne istasyon arama ne de ses ayarı varmış.

Kadının bu işe çok canı sıkılmış. Hemen arabayı satın aldığı yere dönüp, kendisine arabayı satan adamı bulmuş ve “Bu ne rezalet” diye bağırmış. “Hem 250.000 dolara araba satıyorsunuz hem de içine dandik bir radyo koyuyorsunuz”

Satıcı ellerini okşayarak “Ah hiç olur mu muhterem hanımefendi. Bu arabanın radyosu bir teknoloji harikasıdır. Eşeklik bende ki size radyonun nasıl çalıştığını anlatmadım. Efendim bu radyo insan sesi ile çalışır. Canın ne tarz müzik çekerse ve sesi ne yükseklikte isterseniz sadece söylemeniz kafi” demiş  ve “Hafif sesle caz” demiş.  Arabada hemen caz müziği çalmaya başlamış. Kadın denemek için “Yüksek sesle latin müziği” demiş, araba avazı çıktığı kadar çılgın bir latin müziği çalmaya başlamış.

Kadın memnun mesut arabaya binmiş ve “orta sesle romantik müzik” demiş ve keyif içinde yola koyulmuş.

Biraz sonra bir araba kadının önüne dalmış birden frene basmış. Kadın kazayı zor atlatmış ama camı açıp kendini bu hale sokan sürücüye de “Hıyar herif” diye bağırmaktan kendini alamamış.

Radyo derhal Başkan Bush’un eski bir basın toplantısının yayınına bağlanmış.

**        **        **        **       

*ÖZGÜRLÜK ÜSTÜNE: Özgürlüğe öyle düşkünüm ki, Koca Hindistan’ın bir köşesini bana yasak etseler, dünyanın tadı kaçar nerdeyse.

*ÖLÜM: Sokrates’e ‘Otuz zalimler seni ölüme mahkum ettiler, dedikleri zaman: “Doğa da onları demiş”.

 Aristo, Hypanis ırmağının suları üstünde bir tek gün yaşayan küçük hayvanlar bulunduğunu söyler. Bu hayvanlardan sabahın saat sekizinde ölen genç, akşamın beşinde ölen yaşlı ölmüş sayılır.

 

*Hayat kendiliğinden ne iyidir, ne de kötüdür: Oysa iyiliği kötülüğü katan sizsiniz…

 

*GÜLMEK Ve AĞLAMAK:  Demokritos ve Herakleitos iki filozoftu ki, birincisi insanlık halini boş ve gülünç bulduğu için halk arasına alaycı bir yüzle gülerek çıkarmış; Herakleitos ise insanın haline acıdığı, vahlandığı için hep üzgün bir yüz ve yaş dolu gözlerle dolaşırmış. 

Şu söze bakın;
‘Bazısı sorunun bir parçasıdır herkesi suçlar, devamlı karanlığa küfreder.

Bazısı da çözümün bir parçasıdır, sorumluluk alır. Kalkıp bir mum yakar.’ Siz hangisisiniz?

 

BULGARİSTAN’I YENDİK

Veteran takımımız kurulduğundan bu yana gerek Türkiye’de gerek Bulgaristan’da Bulgaristan takımlarını yenemiyordu.

Ama bu sefer onlara yenilmedik.

Cuma günü akşam üstü saat 18:00’de Lüleburgaz LYFA’da onların hesabını gördük.

Futbolcularımın çoğu işleri dolayısıyla maça gelemdi ama diğer futbolcular onları aratmadı oynadıkları futbolla.

İlk yarı penaltıdan yediğimiz golle devreyi 1-0 kapattık. Ama zaman zaman çok güzel kombine ataklar yaptık.

Ama ikinci yarı bambaşka bir kadro çıktı Bulgaristan Varna Veteran Takımına karşı… İkinci yarı futbolcularım vardı sahanın her yerinde. Karşıki takımı abandone ettik.

Gerek Musa Gabralı’nın, gerekse Serdar’ın attığı goller hem seyri bakımından hem de şapka çıkarılacak cinstendi.

Futbolcularımı kutluyorum.

Bu yazıyı gazeteme götürdüğümde henüz Bulgaristan Burgaz Veteran Takımı ile Pazar günü karşılaşmamıştık.

Ukrayna ve Romanya söz vermelerine rağmen turnuvaya gelmediler veya gelemediler.

Bu geçtiğimiz Pazar, ikinci defa karşılaşacağımız maçın sonucunu sizlere ancak Salı günü vereceğim.

**        **        **       

Diğer taraftan Lüleburgaz Basketbol Veteran Takımımız da Bulgaristan Basketbol takımına yenildi. Sonuç: 54-46

Basektbol oynayan arkadaşlarla maçın neticesini konuştuğumuzda yenildik dediler.

Önemli olan yeni dostluklara kanat açmak.

GAZETECİLERLE KAHVALTI

Bugün Lüleburgaz Belediyesi Lüleburgaz’daki gazetecilere saat 09:30’da bir kahvaltı düzenleyecek. Sizler bu yazımı okurken bizler Kadın Akademisi’nde söylenecek sözleri dinleyeceğiz.

Bakalım ne konuşulacak ne söylenecek?

İnanın biz gazeteciler olarak merak ediyoruz. Kadın Akademisi’nin tanıtımını yapacaksa söyleyecekleri her şey doğru ve yerindedir.

Çok güzel bir yapıt kazandı Lüleburgaz… Bu yönden kutluyorum belediyemizi.

Tüm insanları memnun etmek, onlara yaranmak, onlara kendinizi zorla sevdirmek! Yok böyle bir şey kardeşim…

Yapılmış yapılmıştır. Beğenirsiniz, beğenmezsiniz… Herkesin de beğenmesine imkan olmadığı gibi…

Bir insanın en büyük hatası nedir bilir misiniz?

1-Herkese kendini sevdirmek için çalışmak…

Ülkemizde çok çalışanı ise ne yaparlar bilirsiniz…

 

 

Bu yazı 307 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» ANNE SEVGİSİ
» AL BUNU PAYLAŞ
» BİZİ TELEVİZYON VE İNTERNET ŞİŞİRİYOR!
» SİSTEM
» BU DEVLET NASIL YIKILIR?
» DOKTOR SEMMELWEİS
» DOKTOR TAVSİYESİ
» POLDEVİ FELAKETZEDELERİNE YARDIM
» TEDAVİNİN EN UCUZU
» EN ÜSTÜN RÜTBE
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter