22 Ekim 2017 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 20°C
Açık
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Mutluluk ve Hayal Kırıklığı
Yazı Tarihi: 10 Ekim 2017 Salı 07:50

 Kişiler çağlar boyunca mutluluk adlı sihrin peşinden koşmuşlardır. Hayatı kavrama, onu anlama biçimlerine göre mutlu olmak farklı bir şekilde yorumlanmıştır. Öyle ki kimisi bir tebessümle mutlu olurken, kimisi teknolojinin tüm olanaklarıyla donatılmış bir hayat biçimiyle yaşamak ile mutlu olmak ister. Yani kişinin yaşamı kavrama gücüne göre memnun olma duyguları değişir. Kişi benim için mutluluk nedir sorusunu kendisine sorarken, önce kendisinin nasıl bir yapıya sahip olduğunu araştırma yoluna gitmelidir. Kişi kendisini mutluluğa götürecek nesneler için, hakikaten benim gerçek ihtiyaçlarımıdır diye kendisine sorabilmelidir. Bu şekilde kendisini araştıran kişi daha doğru sonuçlara varabilir. Bir insanı gerçekten mutlu edebilecek şey, gerçekten ihtiyacı olan şeye sahip olmasında yatmaktadır. Bu şekilde temin edilen ihtiyaç, kişinin ruhunda gerçek bir doygunluk duygusu yaratır. Kendimizi iyi tanımadan peşine düştüğümüz mutluluk bizi yeterince sevindirmeyecektir. Yalnış ihtiyaçlar beraberinde geçici mutluluklar getirecektir. Bu tür yanlış seçimler sonucu hayal kırıklığı kaçınılmaz olacaktır. Mutluluğun içeriğini detaylı bir şekilde incelediğimizde, bireysel mutluluklarında yeterli olmadığını görmekteyiz. Mutluluk bir bütün olarak hayatın kendisidir. Kişinin tek başına mutlu olma gayreti yeterli değildir. Bütün insanların mutlu olası, o şekilde yaşaması, kişinin de gerçekten bahtiyar olmasını sağlayacaktır.

  İnsanlar, mutluluğun bir zerresini ele geçirdiler mi, onun tamamını bulduğunu zanneder. Kısa bir zaman sonra da yanıldıklarını anlayarak hayal kırıklığına uğrarlar ve bu hayal kırıklığını yine bir başka mutluluk zerresiyle gidermeye çalışırlar. Meselenin, mutluluğun zerresini elde etmek olmadığını bir türlü göremezler nedense. Mutluluk, bölünmez bir bütündür. Hayatın bir unsuru değil, ta kendisidir. Bütün zerrelerin birbirini tedirgin etmeden birleştikleri bir ahenktir ve hayat işte bu ahenge kavuştuğu zaman, gerçek mutluluktan bahsedilebilir. Başkalarının mutlu olmadığı bir dünyada tek kişi mutlu olamaz. Bugün insanların büyük bir kısmı, hâlâ bunun farkında değil. Herkes tek başına mutlu olma gayretinde. Bu da dünyayı üzüntülerle dolu bir yaşama doğru sürüklüyor.

 

 

Bu yazı 209 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» FUTBOLDA ALTYAPISIZLIK
» Mutluluk ve Hayal Kırıklığı
» Şimdi Yaprak Dökme Zamanıdır
» Günümüzün Acısı Yalnızlık
» Başarı ve Değişim
» Eylül’ün Sıcacık Sevgisi
» UNUTULAN DEĞERLERİMİZ
» Bırak Güneş İçeri Girsin
» Teknoloji ve Eğitim
» Çocuklar da şeker yiyebilsin
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter