18 Kasım 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 11°C
Yağmur
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Yaşamdaki Kirlilik
Yazı Tarihi: 24 Ekim 2017 Salı 07:37

  Çevre Kirliliğini artık tanıyoruz. Radyoaktif atıkların, kimyasal atıkların, endüstri ürünü atıklarının çevreyi nasıl kirlettiğini biliyoruz. Bu konuda çeşitli toplantılar yapıyoruz, konuşuyoruz ve bunun sonucunda önlemler almaya çalışıyoruz. Ancak gözümüzden kaçan çok önemli bir konu var. Zira çevre kirliliği sadece doğanın kirlenmesinden ibaret değil. Bence insan doğasının kirlenmesi en önemli sorunumuz. Çağımızın en önemli derdi olan bu durumun, kişilerin çoğu farkında bile değil. Evet, insan kirleniyor. İnsanın duyguları, düşünceleri, umutları, sevinçleri kirleniyor. Bu öyle bir kirlenme ki insan insana duyarsız, ilgisiz ve insan insana kayıtsız kalmış durumda. Çevrenin, insanı nasıl kirlettiğinin farkına varmalıyız.
  Kafka “Dönüşüm” adlı eserinde günümüz toplumunda insanların, maddi güvence peşinde koşarken farkında olmadan kendilerini nasıl bir böceğe dönüştürdüklerini anlatmış. Olayın kahramanı kendini sadece iş hayatıyla sınırladığı için kendine ve topluma yabancılaşıyor. Bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş olarak buluyor. Ancak kahramanımız bu durumda bile işe nasıl gideceğini düşünüyor. Günümüz toplumunda her şeyin, aile ilişkilerinin bile paraya dayandığı gözler önüne seriliyor. İşe yaramayan kişi kardeş de olsa, evlat da olsa yük olarak görülüyor. Öyküdeki kişi, böceğe dönüşüp çalışamaz duruma gelince ailesi tarafından sömürülecek bir yanı kalmadığından, çöpe atılması gerekiyor. Kısacası Kafka öyküsü boyunca modern toplumun insanı nasıl bir böceğe dönüştürdüğünü ve insan doğasının ne kadar bencil olduğunu betimliyor. Öyküdeki kahraman gibi başkaları için kendi hayatından fedakârlık yapan insanlar daha çok ezilir, daha değersiz görülür. 
   Çağımızda insan, hayata karşı yaşama sevinci duyamıyor. İnsan insana güvenemiyor, geleceğe kuşku ile bakıyor. İnsan yaşama umut duyamıyor, hayata karşı mutluluğu bulamıyor. İnsan, insanı çok üzücü ama gerçek anlamda bir türlü sevemiyor. İşte asıl Dünya’yı saran, asıl kirlilik budur. Yaşama sevincimizi insanın bencilliği kirletiyor. Dünya, herkesin kendi çıkarlarının peşinde koştuğu bir yaşam biçimiyle kirletiliyor. Herkesin kendi çıkarını düşündüğünü bu ortamda, bu durumu gören insan da kendi çıkarını düşünmekten başka bir yol bulamıyor. Sürekli olarak kendini korumak zorunda kalan insanın yaşama sevinci gölgeleniyor, azalıyor. Çıkar dünyası insana kendisinden başkasını düşünmemeyi, başkasını sevmemeyi, bencilliği, paylaşmamayı öğretiyor. Sahip olduğumuz düşüncelerimiz şartlandırmalarla kirletiliyor. Yaşama kavgasına düşürülmüş insan, günlük sorunlardan kurtulup da geniş ufuklara bir türlü bakamıyor. İlk insanların, yiyecek peşinde koşmaktan hiçbir iş yapamadığı dönemlerine dönmüş gibiyiz. Günlük sorunların karmaşası bitmek bilmiyor.

  İnsanı, insan yapan düşünce zenginliğini artık göremiyoruz. Düşüncelerimiz hep gelecek korkularıyla kirletiliyor. Duygularımızla hareket etmememiz gerektiği sürekli yenileniyor. Duygularımıza yabancılaşıyoruz. Umutlarımız, umutsuzlukla kirletiliyor. İnsanın yazgısını değiştirme gücü azaltılıyor. Mutsuzluk yaygınlaştırılıyor. İnsanlara başkalarının mutlu olmasından rahatsız olmaları gerektiği öğretiliyor. İnsanlar, başka insanların da mutsuz olduğunu görerek sevinebiliyorlar.  Çevre kirliliği, insanında olumsuzluklarla donanmasıyla daha kötü bir hal almış durumda. Yaşamak için dünyaya gelen insan, kendi mutluluğunu yok etmek için her türlü yolu deniyor. Önlenmesi gereken çevre kirliliğinin boyutları asıl burada büyüyor. Uğraş vermemiz gereken olay, insanı insan yapan değerlerimizi her zaman korumak olmalıdır.

 

 

Bu yazı 244 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» YAŞAM
» ÖZLENEN YAŞAMIMIZ
» BİR ZAMANLAR MEKTUPLAR VARDI
» Yaşamdaki Kirlilik
» FUTBOLDA ALTYAPISIZLIK
» Mutluluk ve Hayal Kırıklığı
» Şimdi Yaprak Dökme Zamanıdır
» Günümüzün Acısı Yalnızlık
» Başarı ve Değişim
» Eylül’ün Sıcacık Sevgisi
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter