18 Kasım 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 11°C
Yağmur
YAZAR DETAYI
Nedim MENEKŞE
YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLERİ DERNEĞİ MANDOLİN GRUBU VE KOROLARI
Yazı Tarihi: 27 Ekim 2017 Cuma 09:23

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Lüleburgaz Şubesi’nin Belediyemiz ile birlikte düzenlediği ve Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği genel merkez ve tüm şubelerinin katılımıyla yapılan “Birinci Aydınlanma Toplantısı” organizasyonuyla, ele aldığı konularla çok verimli ve başarılı bir çalışma oldu.

          Bu büyük organizasyonu gerçekleştiren, başta dernek başkanımız Günsel Solak ve yönetim kurulu arkadaşlarını, Belediyemizi, emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Programın en önemli ve unutulmayacak bölümlerinden biri de mandolin grupları ve korolarının dinleti bölümüydü. Beni yetmiş, yetmiş beş yıl öncelerine, Kepirtepe’deki öğrencilik yıllarıma götürdü.

Konser; derneğin Lüleburgaz ve İzmir şubelerinin mandolin grupları ve korolarının katılımıyla Lüleburgaz Grubu şefi Saime Topuz ve İzmir grubu şefi Prof. Ayfer Kocabaş tarafından birlikte yönetildi.

Repertuarında her zaman tekrarlanan günlük türkü, şarkı ve marşları tekrarlamanın ötesinde değişik ve ileri bir anlayışla hazırlanmış, çok sesli parçalarla izleyiciye değişik ve ileri bir anlayışla müzik zevki vermeyi, müzik kültürlerini geliştirmeyi amaçlamış.

Biri birbirlerinden kilometrelerce uzak iki müzik grubunun hemen hemen hiç prova yapmadan müzik parçalarını akıcı bir şekilde hatasız icra etmesi kolay bir iş değildir, ancak her iki grupta zoru başarmışlardır.

İzleyiciler için pek de tanıdık olmayan bu, çok sesli müzik türünü, tüm salon adeta nefes almadan izledi ve dinledi. Her parçayı beğeni ile konser sonunda da ayakta dakikalarca alkışlayarak ödüllendirdi. Konser sonunda her iki şefe dernekçe birer çiçek verildi.

Bu arada, Mandolin ve Koro Grubunun kurucusu olarak ismimin anons edilmesi ve her iki şefin elimi öperek kendilerine verilen çiçeklerini bana vermeleri beni ziyadesiyle gururlandırdı ve çok duygulandırdı. Bu inceliklerinden dolayı her ikisine de teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunuyorum.

2000’li yılların başlarında mandolin grubunu kurarken 21 Köy Enstitüsünden mezun yüzlerce Köy Enstitüsü mezununu bir araya getirerek büyük bir konser verme gibi bir hayalim vardı. O fırsat kaçtı, bu hayalim gerçekleşmedi.

Dernek Genel Başkanı Kemal Kocabaş, tüm şubelerin bu grupları kurmalarını istedi.

Çocuklarımızın, torunlarımızın ve düşünsel yakınlarımızın bunun başka bir versiyonunu ‘Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Mandolin Grupları ve Koroları’ kurarak gerçekleştirmeye çalıştıklarını görmek benim en büyük mutluluğum.

Belki göremeyiz ama, bir gün bunun geçekleşeceğine ve Köy Enstitüleri gibi uzun yıllar gündemde kalacağına inanıyorum.

Bu grupları temelinin hangi anlayışa dayandığını anlayabileniz için; on yıl önce yazmış oldum bir yazımdan bazı paragraflar alarak yazımı sonlandırıyorum.      

                 Köy Enstitülerinde müzik dersinin özel bir yeri, önemi ve anlamı vardı. Müzik; Köy Enstitüsü yaşamının olmazsa olmazıydı. Sabah, müzik eşliğinde yapılan toplu beden hareketleri ile başlardı. İş yerine giderken ve dönerken, dinlencelerde, ders dışı zamanlarda müzikle doldurulur; olanağı olanlar öğretmenlik yaşamlarında kullanacakları müzik aletini öğrenciliklerinde almaya çalışırdı. Yalnız Bizim sınıfta (1944 Kepirtepe 5/A) yedi arkadaşımızın kendi kemanı vardı. Harp yıllarıydı, Diğer marşların yanında Harbiye Marşını da çok içten ve duyarak söylerdik. Şimdi düşünüyorum da Harbiye Marşını söylememizde harp yılları olmasının ve Ordumuza olan sevgimizin, güvenimizin ötesinde, kendimizi cehalete savaşacak bir ordunun subayı veya neferi gibi görmemizin ve kabullenmemizin daha etken olduğu sonucunu çıkarıyorum. (Ne yazık ki Sayın Uğur Mumcunun dediği gibi sonuçta “yenik bir ordunun….”).

İlk sınıftan itibaren haftada iki saat müzik çalışmalarına ayrılmıştı. Beş yıllık öğretim sırasında özel çalışmalar dışında yaklaşık toplam 450 saat, hazırlık sınıflarından öğretime başlayanlara 500-550 saat müzik eğitimi verilirdi.

Öğretim Programında bu çalışmaların amacı: “Köy Enstitülerinde müzik eğitim ve öğretiminde baş amaç; öğrencinin canlı, ritimli, temiz sesle, ifadeli, toplu olarak marşları, türküleri söyleyebilmesi, güzellik ve armoni zevkini alabilmesi söylediklerini ve diğer basit parçaları bir müzik aletiyle çalabilmesidir” şeklinde özetlenmiştir.

                   Bu çalışmalar sonucunda her öğrenici; mandolin, keman, akordeon piyano veya saz olmak üzere bir müzik aletini çalmayı öğrenmesi zorunluluğu vardı. Bir müzik aleti kullanmayı öğrenme zorunluluğu Köy Enstitülerinden Öğretmen okuluna dönüşen okulların bazılarında da devam etmiştir. Kepirtepe Öğretmen Okulu bunlardan birisidir. 1964- 1976 yılları arasında Kepirtepe Öğretmen Okulundaki Meslek dersleri öğretmenliğim sırasında ek branşım müzik olduğu için Bitirme sınavlarında Müzik sınav komisyonunda da görev alırdım. Öğretmen okullarının kapanışına kadar mandolinle İstiklal Marşını çalamayanı kolaylıkla mezun etmezdik.

            Bunun en canlı örneği ise mandolin koromuzdur.

 

 

 

Bu yazı 352 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLERİ DERNEĞİ MANDOLİN GRUBU VE KOROLARI
» 1.AYDINLANMA BULUŞMASI
» 21 KÖY ENSTİTÜSÜ 21 KÖY ENSTİTÜLÜ
» KÖY ENSTİTÜLÜLER (21)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER (20)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER (19)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER (17)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER-(16)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER (15)
» KÖY ENSTİTÜLÜLER  (14)                   
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter