18 Kasım 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 11°C
Yağmur
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
BİR ZAMANLAR MEKTUPLAR VARDI
Yazı Tarihi: 30 Ekim 2017 Pazartesi 07:31

  Eskiden mektuplar vardı sevenimize, arkadaşımıza, özlemimize yazılan. Hasretle, heyecanla, bin bir umutla beklenen. Dostlukların, sevgilerin, ulaşamamanın hüznünün yansıtıldığı, sevgi çiçeğiyle kokan mektuplar. Şimdi sadece özlem den öte bir anlam ifade etmiyor gibi. Mektuplar postacıların heyecan ve sevinç karışımı duygularla beklenildiği, el yazısıyla yazılmış hasret, kavuşma umudunu anlatan kâğıtlardı. Belki birçoğu bir edebiyat yapıtı gibi özenle, itinayla yazılmıştı. Mektup yazmak emek gerektiriyordu. Kâğıda düşüncelerini, özlemlerini dökeceksin, sonra zarf alıp postahaneye gidip, pulu yapıştırdıktan sonra göndereceksin. Zorluğa rağmen severek yapılıyordu bu işler. Bu işin en güzel tarafı ise zarftan çıkan kâğıtta her yazılanlar, bir sevenin, dostun dokunuşunu, ,özlemle donatılmış sevgiyi, bir arkadaşın hasretle yoğrulmuş yüreğini anlatıyordu.

  Şimdi ise postadan daha çok ödemeler, faturalar geliyor. Postacılarında eskisi gibi yolları gözlenmiyor. Şimdi mailler var, cep telefonları var. İletişim çok kolaylaştı. Zahmetli olan mektup yazılmıyor, elektronik postalarda eskilerin büyüleyici sözcükleri yer almıyor. Ayrıca cep telefonları, mailler nasılsın sorusunun yerine, daha çok iş için aranıyor. Hayat tablosuna baktığımızda maalesef eski dostlukların kaybolduğunu görüyoruz. Herkes yaşamın zorluklarına dalmış, arkadaşlıkları unutmuş. Daha çok kazanma hırsı tüm güzel duyguları yok etmiş. Kişisel çıkarlar her şeyin önüne geçmiş. Eski dostluklar, eski fotoğraflar gibi sadece duvarda asılı kalmış. Mektuplar insanların güzel duygularını, sevgiyi, saygılarını, teselliyi ifade ettikleri bir mutluluk eserleriydi. Yazılan iki satır bazen insanları hayata bağlamış, bazen ulaşılmaza ulaştırmış. Yazar Kafka’nın Prag meydanında oyuncak bebeğini kaybetmiş bir çocuğa onu teselli etmek için, bebeğin ağzından hiç yılmadan haftalarca mektup yazmıştır.

  Bazen de mektuplar sahip olunması zor olan sevgiyi anlatmakta zorlanırlar. Şair Cemal Süreyya karısı hastanede yatarken, ona on üç gün boyunca mektuplar yazmıştır. Hem de her gün kendisini görmesine rağmen. O mektuplar büyük sevginin gücünü çok güzel anlatıyordu. İşte o mektuplardan bazı alıntılar.

“Seni seviyorum ve senin için her şeyim. Beni seviyorsun ve benim için her şeysin. Bir insan için şu kısa hayatta bundan daha büyük ne olabilir ki. Acaba Mecnun Leyla’yı elde edip onunla evlenseydi, Ferhat Şirin’e kavuşsaydı, aradan bu kadar yıl geçtikten sonra bizim birbirimize olduğumuz gibi tutkun olabilir miydi? Yangın olabilir miydi? Sen ne dersin buna?”

  Şimdi eski sararmış mektuplarımızı açalım, orada göreceğimiz ama hiçbir zaman eskimeyecek sevgimize, dostluğumuza, anılarımıza sahip çıkalım. Belki bizi eski sevecenliğimize kavuşturacak mektuplarımızı iki damla gözyaşı ile süsleyebiliriz. Mektuplar bizim hayatı kavrayışımızın, yaşamı paylaşmanın, sevgi ile süslenmiş güzelliklerimizin tarihi tanıklarıdır.

 

Bu yazı 223 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» YAŞAM
» ÖZLENEN YAŞAMIMIZ
» BİR ZAMANLAR MEKTUPLAR VARDI
» Yaşamdaki Kirlilik
» FUTBOLDA ALTYAPISIZLIK
» Mutluluk ve Hayal Kırıklığı
» Şimdi Yaprak Dökme Zamanıdır
» Günümüzün Acısı Yalnızlık
» Başarı ve Değişim
» Eylül’ün Sıcacık Sevgisi
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter