18 Kasım 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 11°C
Yağmur
YAZAR DETAYI
Vicdan ALADAĞ
ORMAN NEFESTİR, MER’A ANADOLUDUR
Yazı Tarihi: 06 Kasım 2017 Pazartesi 07:01
TEMA Vakfı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen ve birçok kanunda değişiklik yapılmasını öngören "Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" hakkında görüşlerimizi paylaşmak isteriz.

 

Öncelikle, madencilik faaliyetlerini ÇED kapsamı dışında bırakan, Komisyon'da görüşülen tasarıdaki

54. maddenin tasarıdan çıkarılmasını takdir ve sevinçle karşıladığımızı belirtmek isteriz. Aynı hassasiyeti aşağıda çekincelerimizi belirttiğimiz Maden Kanunu ile Mera Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklere karşı da gösterilmesini  ümit ediyoruz.

 

Tasarının, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 9. maddesinde değişiklik yapan bölümünde (tasarının 55. maddesi), orman alanlarında gerçekleştirilecek madencilik faaliyetleri için ilk on yılın bedelsiz olması öngörülmektedir. Bu düzenleme orman alanlarında madencilik faaliyetlerinin teşvik edilmesi, orman varlığı üzerindeki baskının artmasına neden olacaktır. 2012-2016 yılları arasında Sakarya Ovası’nın iki katı orman alanı madenciliğe tahsis edilmiştir. Kanunun yasalaşması halinde bu miktarın artması kaçınılmazdır. Ormanlar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlar olup, bu yerlerin orman olarak muhafazalarında üstün kamu yararı vardır. Ayrıca, ister Devletin hüküm ve tasarrufunda olsun, isterse Hazinenin mülkiyetinde olsun, Devlet sorumluluk ve mülkiyetindeki hiçbir alanın, bedelsiz olarak kullandırılmaması, kadim bir kamu maliyesi prensibidir. Dolayısıyla, kar amacı güden bir faaliyetin, orman alanlarında bedelsiz gerçekleştirilmesinde kamu yararından bahsedilmesi mümkün değildir. Mevcut düzenlemeler altında madencilik faaliyetleri baskısı altında ormanların korunması zorlaşmışken, yeni düzenleme ile orman alanlarında daha fazla madenciliğin teşvik edilmesi üstün kamu yararına aykırı olarak değerlendirilmektedir.

 

Ayrıca, yine Maden Kanunu’nun 17. maddesinde değişiklik yapan tasarının 56. maddesi ile jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune almaya yönelik maden arama faaliyetleri de ÇED kapsamı dışında bırakılmaktadır. Özellikle bu faaliyetlerin doğal açıdan hassas ve değerli alanlarda yoğunlaştığı düşünülürse, söz konusu düzenleme bu alanları maden arama faaliyetlerinin olası zararlarına karşı savunmasız hale getirmektedir.

 

Tasarı ile 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14. maddesinde (tasarının 61. madde) değişiklik yapılması kaygı veren diğer bir konudur Haziran ayında, “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile Mera Kanunu’nda yapılmak istenen ancak tasarıdan çıkarılan düzenlemenin, yeni kanun tasarısı ile geri getirildiği görülmektedir. Söz konusu düzenleme, meraların endüstri bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler gibi kullanımlara tahsis edilmesini kapsamaktadır. Söz konusu düzenleme hayvancılık, toprak koruma, su üretimi ve biyolojik çeşitlilik bakımından büyük önemi olan mera alanlarını daraltacaktır. Yıllık 15 milyon ton kaba yem ithalatı yapıldığı ve et fiyatlarının yükseldiği ülkemizde bu düzenlemenin olumsuz etkilerinin olması kaçınılmazdır.

 

 

Milli Tarım Projesi'nde hayvancılık önemli yer tutarken, getirilen değişiklikle, hayvanların beslenmesinde büyük rolü olan mera alanlarının genişletilmesi ile ilgili önlemler beklerken, daraltılması bir çelişki olarak görülmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında 44 milyon hektarla ülke yüzölçümünün yüzde %56’sını oluşturan mera ve çayır alanları, 2014 yılı verilerine göre 14,6 milyon hektara inerek %19’a gerilemiştir. Mera alanlarındaki bu ciddi gerileme, söz konusu tasarı ile hızlanacaktır.

 

Ülkemizin ekonomik menfaatleri, madencilik sektörümüze bazı destekler verilmesini gerekli kılıyor olsa da, madencilik faaliyetlerinin doğuracağı çevresel zararların tamiri yüzyıllar sürecektir.

 

TBMM'de görüşülmeye başlayacak olan yeni Kanun Tasarısı’ndaki, Madencilik Kanunu ve Mera Kanunu’nda değişiklik getiren maddeler, ormanlarımız ve meralarımız başta olmak üzere doğal varlıklarımıza, onların sunduğu hizmetlerden yararlanan insanlara ve tüm canlılara ciddi zararlar verecektir. İlgili maddelerin Yasa Tasarısı’ndan çıkarılmasını savunucusu olduğumuz doğa ve gelecek kuşaklar adına talep ediyoruz.

 

                                                                         

 

Bu yazı 172 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» İklim Zirvesi’nde bugünü ve geleceği etkileyen kararlar alınacak
» ORMAN NEFESTİR, MER’A ANADOLUDUR
» Orman Yüksek Mühendisi TEMA VAKFI Lüleburgaz Sorumlusu
» ÖĞRETME ÖĞRETMENİM ……
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter