18 Kasım 2017 Cumartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 11°C
Yağmur
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
YAŞAM
Yazı Tarihi: 13 Kasım 2017 Pazartesi 07:38

  Dünyanın her köşesinden her gün televizyon ve gazetelerden izlediğimiz acı, sefalet, vahşet görüntüleri sadece öykü olarak dikkatimizi çekiyor. Daha sonra sinirlerimizi bozan hoş olmayan bu görüntüleri görmemeye başlıyoruz. Zaten konu bizimle ilgili değilse pek problem yok. Gün geçtikçe kendimize yabancılaşıyoruz. Artık birileri için fedakârlık yapmak, onlarla acıları paylaşmak, insani değerlere, duygulara sahip çıkmak mazide kaldı. İçimizde var olan ama bir türlü ortaya çıkarma cesareti gösteremediğimiz bu güzel duyguları, okuduğumuz kitaplarda veya seyrettiğimiz bir filimde hatırlıyoruz. Fakat daha sonra yine korkularımıza geri dönüyoruz. Bu sıkıntıdan kurtulmanın en kolay yolu olarak, insan beyni yine çözümü buluyor. Etrafında oluşan bu hoş olmayan olayları, işine gelmeyenleri yok saymaya başlıyor.

  Günümüzde insan ilgisizliği ile örnekler o kadar çok ki. Bir trafik kazasında, yolda oluşan ani bir rahatsızlıklarda, şiddete maruz kalan birisine yardımda, insanların vurdumduymazlığı üzücü boyutlardadır. Yanında oluşan bu tatsız olayları umursamıyor, dönüp bakmıyor bile. Günümüzde insan kendisine yabancılaşmış, tek başına kalmıştır. Küresel yaşamın, biz insanlara verdiği hüzün dolu hediyesidir yalnızlık. Sadece kendisi için yaşamak, kendini düşünmek, en yakınına bile güvenmemek.        

Bu insanın kendisine yabancılaşmayı, değişimi hayvanların yaşamında göremeyiz. Bunların yaşam biçimi topluluk olarak veya tek başına olmaktadır. Onların hayat tarzından alınacak derslerimiz vardır. Mesela ilgimi çeken bir hayvan olarak kargalar dikkat çekicidir. Bu kuşlar insanlar tarafından sevilmezler. Şirin küçük serçeler, barışın simgesi güvercinler, kuvveti temsil eden kartal, denizlerin sokak çocukları martılar hep sevilmişlerdir. Bundan dolayı kimsenin beslemediği, destek vermediği kargalar, beslenmelerini kendi başlarına halletmişlerdir. Burada bizlere mücadele ve direnmenin zarafetini anlatmaktadırlar. Ayrıca tedarik ettikleri yiyeceklerinden arta kalanları, gömerek, ziyan etmeyerek bizlere tasarruf dersi de vermektedirler. Ayrıca oldukça zeki hayvanlardır.  Japonya’nın Sendai kentinde kargalar ile ilgili bir gözlem oldukça ilgi çekici. Topladıkları cevizi kırmızı ışık yandığı zaman pike yaparak, duran arabaların lastiklerinin altına bırakıyorlarmış. Yeşil ışık yanıp arabalar hareket ettiklerinde cevizler kırılıp, kargaların midesine iniyormuş.

Bence kargaların en önemli özellikleri, birbirleri ile güçlü bir dayanışma içinde olmalarıdır. Birisine bir şey olsa, hepsi hemen çevresine üşüşüp yardım etmeye çalışırlar. Bizlerden gittikçe uzaklaşan bu güzel paylaşma anlayışına, hepimizin ihtiyacı bulunmaktadır.

  Bedri Rahmi Eyüpoğlu şiirinde ne güzel anlatmış İnsanları:”Bu canım dünyanın orta yerinde/ Hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize /Yalan mı? Gözünü sevdiğim karıncalar/ İşte: Hamsiler sürü sürü/ Arılar bölük bölük geçer/ Leylekler tabur tabur /Ya bizler? / Boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza/ gömülmüşüz/ Bizler bölük bölük, bizler tabur tabur /Bizler sürü sepet/ Yalnız birbirimizi öldürmüşüz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 

Bu yazı 209 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» YAŞAM
» ÖZLENEN YAŞAMIMIZ
» BİR ZAMANLAR MEKTUPLAR VARDI
» Yaşamdaki Kirlilik
» FUTBOLDA ALTYAPISIZLIK
» Mutluluk ve Hayal Kırıklığı
» Şimdi Yaprak Dökme Zamanıdır
» Günümüzün Acısı Yalnızlık
» Başarı ve Değişim
» Eylül’ün Sıcacık Sevgisi
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter