22 Ekim 2018 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 12°C
Çok Bulutlu
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Çocuklar ve Hayalleri
Yazı Tarihi: 28 Mayıs 2018 Pazartesi 07:45

  Çocukluk, hayatımızın yalın, tertemiz, kötülüklerden arındırılmış en önemli dönemidir. Çıkar oyunlarıyla dengelenmeye çalışılan bir dünyada, çocuklarımızı her zaman doğruyu söyle öğüdüyle donatırız. Fakat çocuklarımız yaşamı gözlemlediklerinde söylem ve eylem çelişkisini yıpranarak görürler. Kendisine anlatılan doğruları öğrenen çocuk, yaşamda çeşitli çelişkileri görünce, kendisine söylenenleri değil, toplumda yapılanların yapılması gerektiğine inanmaya başlar. Biz büyüklerde şarkıda ki gibi; Biz büyüdük ve kirlendi dünya deriz. Bizler biraz da suçluluk psikolojisi içinde ne kadar kirlendiğimizi düşünmek istemeyiz. Kendimiz için, çocuklarımız için öz eleştiri yapmayı hep erteleriz. Çocuklarımızın geleceğinde doğru eleştiri çok önemlidir ve bu sorumluluk toplum olarak hepimizindir. Bir Güney Afrika atasözü der ki, "Bir çocuğun eğitiminde tüm mahallenin emeği geçer”. Çocuklarımıza yaşamın içinde verdiğimiz dersler sadece bir söylemden ibaret olmamalıdır. Onlara ifade ettiğimiz duyguları, olayları aynen onlara anlattığımız gibi uygulamalıyız ki, yorumladıklarımız içi dolu bir ders olsun. Zira çocuklar hayatı anlamayı, bu şekilde uygulamayı, yaşamlarında ortaya konulan, gerçekleşen olaylarla değerlendirirler. Bundan dolayıdır ki büyüklere düşen görev verdikleri öğütlerle, yaptıklarının bir olması gerekmektedir. Örneğin sigaranın zararlarını anlatan bir büyüğün, bu olayı yaşamında da uygulaması gerekmektedir. Kitap okumak, bir insanın gelişiminde çok önemli bir unsurdur diyen kaç ebeveyn, yaşamın da ne kadar kitap okuyor, araştırma yapıyor. Anne baba çocuklarının gelişimi ve onların ruhsal yönleri ile çok ilgilendiklerini söyler ama kendi kendilerine oturup ''çocuğuma bu gün ne kadar vakit ayırdım ?'' diye sorduklarında, kendilerini tatmin eden cevabı çok azı alır. A.B.D. de yapılan istatistiklerde bir babanın çocuğunu günlük görme süresi yedi saniye olarak bulunmuş. Yani aynı çatı altında yaşayan birbirinden apayrı, ayrı dünyalarda yaşayan insanlar topluluğu.

  Çocukluğumuzu hatırladığımızda en çok aklımıza gelen kurduğumuz hayallerimizdi. Bunlarla birçok şeyi değiştireceğimize inanırdık. Çocukların hayal dünyası üzerine yazılmış en güzel eserlerden biri olan Küçük Prens’te yazarı Antoine de Saint Exupéry çocukların dünyasını keşfetmiş bir yazar. Öyle ki, uçağının arıza yapması üzerine çölde geçirdiği zorunlu saatlerde yolunun kesişmesini istediği hayali kahramanı bir çocuk oluyor ve o kocaman çölde Küçük Prens Onu karşılıyor. Çocukların o saf, naif kalplerinden ve derin sağduyularından yola çıkarak hikâyesini kurguluyor. Ne de olsa hepimiz zamanında küçük bir çocuktuk. Ama Exupéry’nin de dediği gibi” pek azımız bunu hatırlıyor”. Kitapta aslında hayali bir kahraman olan Küçük Prens yalnız ve meraklı bir çocuktur. Başka gezegenlere olan merakı ile başlayan yolculuğu, hayatı ve yetişkinleri keşfettiriyor ona. Her yolculuk içinde bir hikâye ve ardında bir iz bırakır. Küçük Prens de kendi yolculuğunda çok şey öğreniyor ve bizlere öğretiyor. Bir çocuğun gözünden yetişkinleri, yani kendimizi okumak, insana hem kaybettiklerini hatırlatıyor hem de hiç sahip olamadıklarını.

‘’Büyükler sayılara bayılırlar. Eğer büyüklere, "Güzel bir ev gördüm, kırmızı tuğlalı: pencerelerinden sardunyalar sarkıyor, damında ise kumrular var," derseniz, nasıl bir evden söz etmekte olduğunuzu bir türlü anlayamazlar. Ne zaman ki onlara, "Yüz bin frank değerinde bir ev gördüm," dersiniz, işte o zaman size, "Oo, ne kadar güzel bir evmiş!" derler gözlerini koca koca açıp. Büyükler böyledir işte. Ama bunu onlara anlatabilmek olanaksızdır. Çocuklar büyükler karşısında her zaman sabırlı ve anlayışlı olmak zorundalar” Küçük Prens

Hayatta önemli olan özü görebilmek, gerçeğin bir yansımadan ibaret olmadığını bilmektir. Bu bakmak ile görmek arasındaki ince çizgi kadar net. Hayat gördüklerimizden çok hissettiklerimizden ibarettir. Çocuklarımıza hayalleri konusunda destek çıkarak ve onlara inanarak yardımcı olabiliriz. Kendi çocukluğumuzda yaşayamadıklarımızı, özlemlerimizi onların doğrularında bulabiliriz. Görünenin ardındaki gerçeği görmeye odaklandığımızda çocuklarımıza yardımcı olabiliriz. İşte Küçük Prens; “Gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığında gerçeği görebilir” diyerek tam da bunları anlatmaya çalışıyor bizlere.

Bu yazı 449 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» İyilik ve tebessüm
» Yaşlılıklar
» Eski Mutluluklar
» Görkemli Zeytin Ağacı 
» Çocuklardaki  Sevgi
» SATRANÇ
» Bisiklet
» Yaprak Dökme Zamanı Geldi
» Kendine Güvenmek
» Her Ömrün Bir Eylül’ü Vardır
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter
xx