19 Ekim 2018 Cuma
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 9°C
Çok Bulutlu
YAZAR DETAYI
Nagihan Aydın/ Lüleburgaz Müftülüğü Kur'an Kursu Eğitmeni
DUA
Yazı Tarihi: 31 Mayıs 2018 Perşembe 07:35

    İnsan yaşadığı sürece madde gözüyle pek çok görüntüye tanık olur. Alemde insanın gözleri önüne serilen bunca nimet, kuşkusuz onları verene ulaşmasını sağlayacaktır. Çiçek özlerini toplayan arılar, yağmurun damla damla yeryüzüne inişi, kuşların ve kelebeklerin kanatları üzerine işlenmiş merhamet nakışları. Hepsi belli görev üzere yaratılmış olup insanlara emanet edilen dünya hayatının birer parçasıdır. Parçadan bütüne giden yolda insanoğlunun görev ve sorumluluklarından en önemlisi de yaratıcısına ulaşmak, onu tanımak ve ona sığınmaktır. Yeryüzündeki her nimet mahlukatın en şereflisi ve halifesi olan insanın hizmetine sunulmuştur. Kendisine verilen bu değer ve önem sebebiyle insan, Rabbine karşı yaradılış gayesine uygun davranarak ve O’na ibadet ederek yönelecektir. Dua ise Rabbiyle kul arasında devamlılığı sürecek ve hiç kopmayacak olan istikametin özüdür. 

                Dua; sözlükte ‘’çağırmak, istemek, talep etmek’’ anlamına gelir. Dini bir terim olarak ise dua, kulun bütün benliğiyle Allah’ın yüceliği karşısında aczini itiraf ederek ondan istek ve dilekte bulunması, lütuf ve yardımını dilemesidir. Maddi ve manevi bütün isteklerini Rabbine bildirmesidir.

 Çeşitli imtihan ve sınavlardan geçen insanoğlunun Rabbine yönelmesi kaçınılmazdır. Bu yöneliş sabır vaktinde açılan eller ve lütuf halinde de şükrün edasıyla gerçekleşir. Her iki durumda duaya ihtiyacı olan insandır ve kıymetinin duası sebebiyle olacağı da ayeti kerime de açıkça bildirilir.

’Ey Muhammed! De ki; Duanız/ibadetiniz olmasa Rabbim size ne diye değer versin!... (Furkan 25/77)’’

Bizleri yaratan, yaşatan ve çeşitli rızık veren Rabbimize karşı ettiğimiz dualar ibadetlerimiz temelini oluşturacak merdivenin ilk ve en önemli basamağıdır. Peygamber efendimiz (s.a.v) ‘’ Dua ibadetin özüdür’’ sözleriyle bunun önemini bildirmiştir. Kulluk makamının bu en önemli yerinde layıkıyla durmak bizlerin yaradılış gayesi olmalıdır. Nitekim bütün canlılar Allah’ı kendi dillerinde tesbih halindedir. Kulun Rabbiyle irtibatı da dua sayesinde olur ve aynı zamanda zikir olarak ifade edilmesinin sebebidir.

’Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak siz onların tespihlerini anlamazsınız…(isra 17/44)’’.

                Dua öyle bir ibadettir ki esas karşılığı ahirette verilecektir. Diğer bütün ibadetlerde olduğu gibi karşılığı ahirete saklanmış olabilen duanın dünya hayatı için yararlı olabileceklerinin karşılığı dünyada da verilir. Böylece anlıyoruz ki duanın mutlaka bir karşılığı kula Rabbi tarafından verilmektedir. Peygamber efendimiz(s.a.v) dua edene karşılığının hemen dünyada verilebileceğini ya da istediği iyilik kadar kötülüğün giderilebileceğini şöyle ifade etmektedir;

’ Allah’a dua eden herkese Allah icabet eder. Bu icabet, ya dünyada peşin olarak verilir, ya da ahirete saklanır, yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek suretiyle olur, yeter ki günah talep etmemiş olun veya sıl­a-ı rahmin kopmasını istememiş olsun, ya da acele etmemiş olsun.’

                Dua da ısrarcı olmak fakat acele etmemek gerekir. Dua edildiği sürece kişinin psikolojik olarak rahat ve huzurlu olması, mutlu bir ruhaniyete sahip olması gözlenir. Çünkü duanın özünde bulunan teslimiyet ve aczi itiraf bunu gerektirir. Ahlaki açıdan da temizlik ve arınma aracı olan dua aynı zamanda vicdan ve sağduyulu bir kalbin korunmasını da sağlayarak kişiye bir güç kaynağı olur. Bu manevi ve sarsılmaz güç, kulun her halinde Rabbiyle iletişiminde bir köprü vazifesi görür. Ellerini şekli olarak semaya açan kulun ruhuna ve bedenine dolan rahmet aslında yüreğine serpilen suyun bir tezahürüdür. Bu halin korunması için dahi kul Rabbine dua etmelidir.

                Duanın etkileri büyük olmakla birlikte kabulünü kolaylaştıracak birtakım etkenlerin olduğunu söyleyebiliriz. Şuurlu bir kalp ile dua etmek, inanarak dua etmek, ısrarla dua etmek, içten ve yalvararak dua etmek, ümit ve korku içinde dua etmek, meşru şeyler istemek bunların başında gelir. Ayrıca duaya başlamadan tövbe ve istiğfar edip, kıbleye yönelmenin duamızın kabulüne vesile olacağı vurgulanmıştır.

                Kişi kendisi için dua edebileceği gibi, başkaları için de dua edebilir. Ölmüş yakınları için de dua edebilir. Dua sadece Allah’a edilir, dua etmenin ayrıca bir zamanı ve mekanı yoktur. Fakat bazı hallerde duanın kabule yakın olduğu durumlar olduğu ifade edilir. Arefe gün ve gecesinin, Ramazan ayının, Cuma gün ve gecesinin, seher vakitlerinin kıymetli olduğu hadis-i şeriflerde bildirilmiştir.

                Rabbimiz, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bizlere birçok dua örneği göstermiştir. Peygamberlerin duaları bunun en güzel rahmet tecellileridir. Hz İbrahim A.s ‘ın duası Rabbinden her türlü isteğini ifade eder. ‘’ Ey Rabbim! Bana bir hikmet (ilim, irfan, anlayış, fazilet) ver. Ve beni salih kimselerin iyi ve faziletli insanların içine kat. O Salihlerin derecesini yükselt. Benden sonra gelecek olan ümmetler arasında benim için güzel bir ad nasip eyle( beni andıkları zaman iyi ve hayırlı bir dil ile ansınlar) ve beni Naim Cennetinin varislerinden (oraya girenlerden eyle) (Şuara/ 83)’’.

Bizlere daha nice güzellikte dua örnekleri sunan Rabbimize her an dua ve niyazda bulunmak kulluk görevimizdir. O’na en güzel şekilde tam bir ihlas ve samimiyetle yönelerek, edilen duaların kabulüne olan muhtaçlığımızı hissederek yönelmeliyiz.

’ Ey Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yükler yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlamızsın…’’ (Bakara 285-286)

‘’ Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ve güzellik ver, ahirette de iyilik ve güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.’’ (Bakara /201)

 

Rabbimiz ettiğimiz ve edeceğimiz dualarımızı kabul eyleye…

 

 

 

Bu yazı 3663 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» DUA
» Üç Ayların Fazileti
» TÖVBE
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter
xx