20 Kasım 2018 Salı
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 5°C
Kapalı
YAZAR DETAYI
Vicdan ALADAĞ
Toprağı korumak yaşamı kazanmaktır
Yazı Tarihi: 19 Haziran 2018 Salı 07:15

TEMA Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme İle Mücadele Günü ve Türkiye’de kutlanan 17 Haziran Toprak Bayramı için bir açıklama yayımladı. Çölleşmenin yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz ne varsa onların miktar ve kalite olarak giderek azalması olduğunun altını çizen Vakfımız, insan eliyle dünyada ekili arazilerin %33’ünün tahrip olduğunu (bozuluma uğradığını) , bu tahribatı tersine çevirecek toprak ve arazi ıslahı çalışmaları için yapılacak her yatırımın kat kat geri dönerek, sağlanacak çevresel ve ekonomik kazanç, sosyal hayata son derece olumlu yansıyacaktır.

 

Çoğu zaman toprakların günlük yaşamlarımızdaki rolünü görmezden gelerek toprağı sınırsız bir kaynak gibi kullanıyoruz. Birçoğumuz binlerce yılda oluşmuş toprakların çok kısa sürede kaybedilmesinin ya da bozuluma uğramasından kaynaklanan sorunların hayati öneminin farkında değiliz. Oysa aldığımız her nefesteki oksijenden, içtiğimiz her yudum suya, yediğimiz her lokmadan, kullandığımız tıbbi ilaçlar ile kıyafetlerimiz hatta evde ve iş’te kullandığımız mobilyalarımıza kadar her şey topraktan geliyor. Bunların miktarında meydana gelen azalma doğrudan yaşamımıza yansıyor. Tarih; verimli topraklarını kaybeden tüm uygarlıkların çöktüğünü ve büyük bedeller ödediğini gösteren örneklerle doludur. Bu nedenle TEMA Vakfı olarak bu yıl gönüllülerimiz ile birlikte sosyal medyada yaşam kaynağı topraklarımızı korumak için herkese görev düştüğünü hatırlatıyor, #Toprağa Değer ve #2018WDCD etiketleriyle konuya dikkat çekiyoruz. Herkesi sosyal medya çalışmamıza destek vermeye ve toprağın yaşamsal değerini anlamaya davet ediyoruz.

  

Bu yıl Birleşmiş Milletler; Çölleşme ile Mücadele Günü temasını “Toprak gerçek değerdir, toprağa yatırım yap” olarak belirlemiştir. Arazilerin üretkenliği ve sunduğu ekosistem hizmetleri azalmıştır. Bu azalmanın sebepleri; orman ve mera alanlarını tahrip eden uygulamalar, verimli tarım arazilerinin tarım dışı amaçlara tahsis edilmesi, erozyona neden olan toprak organik maddesini azaltan ve toprak canlılarını etkileyen yanlış tarımsal faaliyetlerdir. Çölleşme olgusu tam olarak bu anlama gelmektedir. Çölleşme ile doğanın canlılara sunduğu hizmetlerde azalma ya da yok olma gerçekleşmektedir. Bu anlamda çölleşme; fakirleşmek ve doğanın potansiyelinden yararlanamamak demektir. Dünyada doğal varlıklara verilen tahribat son 30 yılda iki katına çıkmıştır. Arazilerin üçte biri hali hazırda ciddi bir biçimde tahrip olmuş ve topraklar bozulumuna uğramıştır. Yapılacak arazi ve toprak ıslahı çalışmaları ile bozulan sistem onarılarak üretkenlik artırılabilir. Toprağın bire bin veren özelliği ile elde edeceğimiz kazanç sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik kazanç olarak görülecektir. Gelecek nesillerin haklarının korunması, kuşaklar arası adaletin sağlanması bugünkü kuşakların borcudur. Bu şekilde bu borcu da ödemiş olacağız.

 

 

Toprak üretkenliğinin kaybının ekonomik bir karşılığı bulunuyor. Toprak Bozulumu Ekonomisi Girişimi (Economics of Land Degradation Initiative) tarafından 2015 yılında yapılan çalışmaya göre ekilebilir arazilerde görülen yıllık 75 milyar ton toprak kaybının maliyeti yılda 400 milyar dolara ulaşıyor. 105 milyon hektarda, erozyona karşı harekete geçmek önümüzdeki 15 yıl içinde bugünkü net değerle 62,4 milyar dolar tasarruf sağlayacaktır. Yalnızca tarımsal topraklarda karbon stoklarının geliştirilmesi, karbon piyasasında yılda 96 ile 480 milyar dolar arasında potansiyel bir değer yaratabilir.

 

 

Türkiye’de ise hızla artan nüfusla birlikte daha fazla gıda üretimine ihtiyaç duyulacağı tahmin edilirken tarım alanlarının azalması dikkat çekiyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre tarım alanları 2001 yılında 26,4 milyon hektar iken 2016 yılında 23,7 milyon hektara geriledi. Yılda ortalama 180 bin hektar kayıpla 15 yılda toplam 2,7 milyon hektar (yaklaşık iki İstanbul büyüklüğünde) azalma oldu. Tarım alanlarındaki azalma tarımsal istihdamda da azalmaya yol açıyor. 2002 yılında tarımsal istihdam 7,46 milyon kişi iken, 2016 yılı nisan ayında %28 azalış ile 5,35 milyon kişiye düştü. Bu durum artan nüfus ile birlikte gelecekte gıdaya erişimde ciddi bir sorun olabileceğine işaret ediyor. Çünkü Türkiye nüfusunun 2020 yılında 82 milyonu aşacağı tahmin ediliyor. Bu, 2015’ten 2020 yılına kadar 5 milyonluk bir nüfus artışına denk geliyor. Bu yeni nüfusun gıda ihtiyacı için yalnızca tahıl üretimi dikkate alındığında bile 1 milyon ton üretim artışı, bunun için de ek 400 bin hektar (yaklaşık 535 bin futbol sahası büyüklüğünde) tarım alanına ihtiyaç duyulacak. Bu açıdan değerlendirildiğinde toprakları korumanın bir zorunluluk haline geldiği görülüyor.

 

 

Sürdürülebilir toprak yönetimi; ekonomik büyüme için geçim kaynaklarını tehlikeye atmayan akılcıl bir uygulamadır. Arazinin kalitesini, biyolojik ve ekonomik potansiyelini dengeleyerek korumak ve yönetmek için de sürdürülebilir toprak yönetimi yapılmalıdır. Üstelik toprak üretkenliğinin korunmasıyla kayıplar en aza indirilirken, buradan elde edilecek kazancın toplumlarda yaratacağı sinerji Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini birbirine bağlayacak hayati bir rol oynayacaktır. Tüketiciler tüketim alışkanlıklarında doğadaki ayak izlerini küçültecek davranışları benimseyerek doğa üzerindeki üretim baskısını azaltabilir. Çiftçiler, pestisit kullanımından vazgeçerek, tek başına ve toprak tahliline dayalı olmaksızın gelişigüzel kimyasal gübre kullanımı alışkanlığını terk ederek, erozyonu önleyen tedbirler alarak, toprak organik maddesini koruyan tarım teknikleri uygulayarak topraklarını korurken, karar vericiler bu sürdürülebilir toprak yönetimi uygulamalarına teşvik sağlayarak destek verebilir.

 

 

 

Bu yazı 297 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Türkiye Paris Anlaşması’nı onaylayarak harekete geçmeli
» İklim dostu yatırımlar yapılmalı
» Siyasete ekolojik çağrı
» Toprağı korumak yaşamı kazanmaktır
» Toprak bozulumu!
» İklim Zirvesi’nde bugünü ve geleceği etkileyen kararlar alınacak
» ORMAN NEFESTİR, MER’A ANADOLUDUR
» Orman Yüksek Mühendisi TEMA VAKFI Lüleburgaz Sorumlusu
» ÖĞRETME ÖĞRETMENİM ……
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter