24 Ekim 2018 Çarşamba
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 11°C
Açık
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
Pişmanlıklarımız
Yazı Tarihi: 28 Temmuz 2018 Cumartesi 09:34

Kişi yaşamı boyunca yaptıklarıyla öğünür, karşı tarafa bunlardan oluşan pembe bir tablo çizer. Genelde aynaya bakıp isteyip te yapamadıklarından ve bundan dolayı oluşan çaresizliğinden hiç bahsetmez. Oysa hayatımız bir sürü gerçekleştiremediğimiz pişmanlıklarla doludur. İnsanların yaptıklarını anlatan yaşam tarihine karşın, yapamadıklarını anlatan bir tarih yazılsa ne güzel olurdu. Böyle bir tarih yazılması gerektiğini güncesine yazan Aziz Nesin bu düşüncesinde bence çok haklı. Düşünsenize kahramanlarımızı yaptıklarıyla değil de, yapamadıklarını, korkup geri adım attıklarıyla bilmek ne gerçekçi olur. İnsan daha çok söyleyemediklerinde saklıdır. Çeşitli konularda yapmak istediklerini belirtemeyen biri, bu suskunluğunu yaşamı boyunca vicdanına hesap vererek geçirir. Bir kişiyi incelerken konuştuklarından çok suskun kaldığı olayları inceleyerek değerlendirebiliriz.

  Kendimizle ilgili yaşamımızda böyle suskun kaldığımız olaylar olmuştur. Elinizde olup bir haksızlığa karşı tavır koymadığınız, bir çaresizin yardımına koşmadığınız, zorbalık karşısında sindiğiniz zamanlar olmuştur. Bazen de karşı çıkma tavrınız cesaretinizin sınırlarına toslamıştır. Riski göze alamayışımız,kararsızlığımız,ürkekliğimiz ,nemelazımcılığımız, “her koyun kendi bacağından asılır” düşüncemizden dolayı çevremizde acaba kaç kişi zarar gördü? Gördüklerimizle değil görmezden geldiklerimizle, göze aldıklarımızla değil, göz yumduklarımızla, yüz verdiklerimizle değil, yüz çevirdiklerimizle kaç kişiyi üzdük.

  Herkesin kendisine bile zor itiraf ettiği, saklandığı kaçışları vardır. Vicdanımız çok sıkıştığında bazen kolayca bahaneler üretebiliriz. Zaten o haketmişti,kimse sesini çıkarmadı gibi savunmalar bizi rahatlatabilir. Bu rahatlamalar bizleri acaba ne kadar avutabilir. Kişinin suskunluk tarihini incelerken önümüze birçok örnek çıkabilir. Kurtardığı hastalarıyla övünen bir doktor, kurtaramadıklarına karşıda hüzün yüklüdür. Kazandığı davalarla sevinen bir avukat, kaybettiği davalar içinde sıkıntı ile doludur. Bir golcü futbolcu attıkları kadar atamadıklarıyla, bir ressam çizdikleri kadar çizemedikleriyle ve bir yazar yazdıkları kadar yazamadıklarıyla kendisiyle karşı karşıyadır. Sevdiklerimize karşı duygularımızı belirtmemek, onlarla daha çok bir arada olmayı, sevgiyi paylaşmayı hep ertelemek bizleri sadece mutsuzluğa götürür.

  Yapmak istediklerimizi, söyleyemediklerimizi fazla zaman geçmeden gerçekleştirmeliyiz. Zira bunları ertelemek bizleri pişmanlıklarla dolu bir yaşama götürebilir. Yarının sizlere neler getireceği belli değil. Hayatınızı bir pişmanlık üzerine kurmayın. Hep sonraya ertelemek, hep bir sonrakine. Yarının ne getireceğini bilmeden. Bir daha bu olayları yaşayıp yaşayamayacağını bilmeden. Hangi sonraya? Bugün var, belki yarın yok.

Bu yazı 591 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» Kendin için
» İyilik ve tebessüm
» Yaşlılıklar
» Eski Mutluluklar
» Görkemli Zeytin Ağacı 
» Çocuklardaki  Sevgi
» SATRANÇ
» Bisiklet
» Yaprak Dökme Zamanı Geldi
» Kendine Güvenmek
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter
xx