22 Ekim 2018 Pazartesi
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 12°C
Çok Bulutlu
YAZAR DETAYI
Ahmet GÜDÜCÜOĞLU
SATRANÇ
Yazı Tarihi: 26 Eylül 2018 Çarşamba 07:43

 Stefan Zweig'ın, 1942 yılında, Hitler iktidarından kaçarak sürgün hayatı yaşadığı Buenos Aires'te yayımladığı Satranç adlı romanı, hem yazarın intiharından önce bıraktığı bir veda mektubu, hem de doğrudan Nazizm'i hedef aldığı tek kurmaca eseridir. Okudukça derinleşen, insanı saran ve sarsan, nabız yükselten, beynin kıvrımlarını hissettiren olağanüstü bir kurgu yapıtıdır. Muhteşem bir zekâ ve beraberinde enfes psikolojik betimleme ile donanmış bir edebiyat ürünüdür. Ayrıca Yazarın harika analizleri ve bunların harmanlandığı mükemmel bir şaheserdir. New York'tan Buenos Aires'e yapılan bir gemi yolculuğunda, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, kendisi için beklenmedik bir rakip olan Dr. B. ile karşılaşır. İsimsiz bir amatör olan bu gizemli rakibin satrançla tanışmasının olağanüstü bir hikâyesi vardır. Bir Nazi kurbanı olan Dr. B., o kara günlerde sadece satranç sayesinde ayakta kalabilmiştir.
Hikâyenin diğer kahramanı Czentovic ise iletişim kurmakta zorlanan, yaşamında satranç dışında hiçbir şey olmayan, kazanmaya kurulu bir saat, soğuk, küstah, kuralcı, yüzeysel, kültürsüz, kara cahil bir "dahi"dir. Mirko, kendisine yüz kez anlatılan harflere hâlâ boş boş bakıyordu; ağır işleyen beyninde, en basit ders konularıyla bile uğraşacak güç yoktu. On dört 
yaşındayken bile, hesap yapması gerektiğinde parmaklarından 
yardım alıyordu ve bir kitap ya da gazete okumak, yetişme 
çağındaki bu çocuk için daha da çok çaba gerektiriyordu.

Hem ayrıca, bu dünyada bir zamanlar bir Rembrandt'ın, bir Beethoven'in, bir Dante'nin, bir Napoleon'un yaşadığı hakkında en ufak bilgisi bulunmayan birinin kendini büyük bir insan sayması son derece kolay değil midir?

 “Oyun bittiğinde şah da piyon da aynı kutuya konur. “
 “Satranç öyle bir savaştır ki karşınızdakini yenebilmek için
önce kendinizi yenmeniz gerekir “ Horowitz
Satrancın güzelliğini yorumlayan bu sözler, oyunun harika gizemini çok etkileyici bir şekilde anlatır. Zamanımızdan en az 4000 yıl önce Mısır'da oynandığına dair bulgular piramitlerdeki kabartmalarda bulunmaktadır. Daha sonra İran'a, Araplara ve İspanya üzerinden Avrupa’ya yayılmıştır.
Satrancın yararlarından birkaçı:
1.Kötü alışkanlıklar edinilmesine engel olur.
2.Hızlı ve doğru düşünme, doğru yorumlama gücü gelişir.
3.Planlamanın gerekliliğini kavramaya yardımcı olur.
4.Kişiliği olumlu yönde etkiler ve geliştirir.
5.Kendine güven duygusunu geliştirir.
6.Bireysel güç ve yetenekleri ortaya çıkarmaya yardımcı olur.
7.Dikkati tek konuda yoğunlaştırabilme alışkanlığı kazandırır.
8.Bilimselliğe önem vermeye, olaylara şüpheci yaklaşmaya alışır.
9.Başarısızlık karşısında yılmamayı öğretir.
10.Kurallara uymayı, dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenebilmeyi öğretir.
Satrancın eşsiz bir yararı vardı, tinsel enerjinin daracık bir alana yönlendirilmesiyle en ağır düşünce eyleminde bile beyni gevşetmiyor, tersine kıvraklığını ve esnekliğini artırıyordu.

Satranç sonsuz eski, ama aynı zamanda sonrasız yenidir; kuruluşu mekanik, ancak sadece hayal gücü ile etkilidir; geometrik açıdan sabit bir alanla sınırlı olmakla birlikte kombinasyonlarında sınırsızdır, sürekli kendini geliştiren bir düşünme eylemidir.

 

Bu yazı 377 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» İyilik ve tebessüm
» Yaşlılıklar
» Eski Mutluluklar
» Görkemli Zeytin Ağacı 
» Çocuklardaki  Sevgi
» SATRANÇ
» Bisiklet
» Yaprak Dökme Zamanı Geldi
» Kendine Güvenmek
» Her Ömrün Bir Eylül’ü Vardır
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter
xx