16 Aralık 2018 Pazar
Bize Ulaşın
Künye
Lüleburgaz
Kırklareli
Edirne
Tekirdağ
Spor
Güncel Gündem
Resmi İlanlar
YAZARLAR
» son dakika haberler
Lüleburgaz 10°C
Kapalı
YAZAR DETAYI
Özgür Terzioğlu- LÜLEBURGAZ'IN NEYE İHTİYACI VAR?
Sorunları tanımlayabilmek…
Yazı Tarihi: 03 Aralık 2018 Pazartesi 07:39

Özgür TERZİOĞLU

Bir insanın kendini tanıması, farkındalık sürecidir. Her kişinin bu süreci sağlıklı geçemediğini ve hatta neredeyse toplumumuzun büyük bir kısmının bu süreci hiçe saydığı hissedilmektedir. Bugün çevremize baktığımızda birçok kimsenin bahsinde bulunduğum farkındalığı yaşayamadığını görebilirsiniz. Bunu ispatlamak için boşanma oranlarına bakmak yeterli olabilir. Böylesi bir acı gerçeğin de ötesinde bireylerin aldığı mesleki eğitimler ile yaptıkları işleri karşılaştırabilirsiniz. İşini gerçekten severek yapan kaç kişiyiz? Ülkemizdeki yaratıcı üretim ve sağlıklı çalışma ortamlarını incelememize gerek var mı? En basit haliyle iş yerlerindeki sosyal alanların durumuna bakmak yeterli olacaktır. Bir insan bir yeri sevmiyorsa eğer orayı kirletmektedir. Bir kişi, bir insanı sevmiyorsa eğer onu karalar, sözleriyle kirletmeye çalışır. İş yerlerindeki fiziki sosyal ortamlar ile birlikte şikâyet anketleri incelendiğinde duygusal tacizlerin, ruhsal sağlımıza olan etkilerinin faturasının milli birer zarar olduğunu öğrenmemiz gerekmektedir.

Her meslek erbabının yaşadığı temel sorunların kaynağında kendini bilmeyen, kişilik kontrolünü yapamayan kimselerin varlığı ile ilgili olduğunu göreceksiniz. Sosyal bozulmanın üç nedeni var. İletişimsizlik- Hizmet anlayışımızın odağı- Bilginin kaynağına duyulan şüphedir.

SORUNLARIN ÇÖZÜMLERİNE YÖNELİK KAVRAM OLUŞTURMAK

İletişim sorunu yaşayan bir toplum da dilbilgisi yetersizliğinin dışında duygu tanımlayamama-anlayamama ve karşı düşünceye yönelik hissedilen bir değersizlik olduğu görülmektedir.

Kişilerin ne anlatmaya çalıştığından daha çok karşı tarafı ‘nasıl cevap verebilirim?’ diye dinlerken, kendi ön yargılarımızı düzenlemeye başlıyoruz. Bu ruhsal hal ‘benim bilgim-bildiğim’ bulanık bir zihne sebebiyet vermektedir. Yeni bilgi akışlarına engel bir tutumdur. ‘Benim bildiğim’ tavrına gelene kadarki dinlediklerimiz ya da okuduklarımızın da göreceli ve sınırlı olduğunu düşünmeden sıfatlı kimselerin fikirlerini kullanarak, zihnimizdeki kalkanı dövmeye devam ediyoruz. Buna mantık diyoruz. Bireysel mantık; kişinin ruhsal kalıbına göre ve yetiştiği mevcut kültürün öğretileriyle şeklini almaya başlıyor. Bu sebeple her sorunun cevabı görecelidir, fakat çözümü birdir.

Temel evrensel yasalar, yaşamın kurallarını bize anlatır. Oyunun kuralları bellidir. Değişmez. ‘Bence’ tavrını kabul etmez. Hakikat nedir? Hala büyük bir soru olarak durmaktadır. Bu sebeple mantık sınırlarımızın zamanla değişmesi gerekmektedir. Akan bir nehir gibi… Suyu bulanık olanlar, yozlaşmaya sebebiyet vermektedirler. İletişim sorunu yaşamaktadırlar. Bu sorun diğer iki temel sosyal sorun ile göbekten bağlıdır. Bireyin hizmet algısı nasıl olgunlaştırıldı? Mevcut kültürün hikâyeleri, bireye neyi anlattı ve neleri öğütledi? Her dönemin, çağın kendine göre düşünce akımları, mantık çerçeveleri vardır. Her devran döndüğünde bir devir biterken, yeni olanı getirmektedir. Her devrin algısal yanılsamaları yeni söylemler ve bunların birleşiminden yeni kavramlar otaya koymaktadır. Çağdaşlaşmaya başlayan her toplumun bireyi, yeni kavramları anlamaya çalışır. İletişim becerilerini geliştirme iradesini göstermektedir. Çağın gerekliliğine uygun kavramlar anlaşılmıyorsa ve bunlara direnç gösteriliyorsa, sorunların çözümlerine yönelik kavramların oluşturularak, bu kavramlar üzerinden sosyal projeler hazırlanmalıdır. Bu sosyal projeleri hazırlayan diğer tüm suyu bulanık inançlardan bağımsız bir kuruma ihtiyacımız var.

YARIN: ÇAĞDAŞLAŞMA MİSYONERLERİ

Bu yazı 221 defa okunmuştur.
YORUMLAR
DİĞER YAZILARI
» İhtiyaç çemberimizi düzenlemek
» Kişisel bütünlük çalışmaları
» Yerel etki ve değer oluşturma
» Kültürel dilin kurgusu
» Sosyal ilişkilerin gelişimine irade
» Çağdaşlaşma hareketimize başlarken
» Üst kavram bilincine nasıl varabiliriz?
» Dönüşümün ilkelerinin belirlenmesi…
» Yeni üretim modelleri
» Kişilik yönetimi çalışmaları
Yazarın tüm yazıları >>>
E-Gazete
Yazarlar
Anket
Hava Durumu
Facebook
Twitter